Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

6. Hukuk Dairesi

Dosya2025/1901 E. 2026/1234 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/1389 E., 2025/483 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 4. Tüketici Mahkemesi

SAYISI : 2022/251 E., 2024/149 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davada davacı vekili ile asıl davada davalı şirket vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili asıl ve birleşen davada dava dilekçelerinde; davacı ile asıl davada davalı şirket arasında 22.01.2022 tarihinde imzalanan satış sözleşmesi ile, davalı şirketin, birleşen davada davalı ... ile imzalamış olduğu arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca davalı ...'ya ait Bursa İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, 1396 ada, 19 parsel sayılı taşınmaz üzerine yapılmakta olan inşattan C blok, 4 numaralı bağımsız bölümü 600.000,00 TL bedelle davacıya satışı konusunda tarafların anlaştıklarını ve davacının satış bedelinin 315.000,00 TL'sini davalı şirkete ödediğini, satış bedelinin yarısından fazlası ödenmesine rağmen davalı şirketin tapuda veya noterde resmi şekilde sözleşme yapmaya yanaşmadığını, bu nedenle davacının resmi sözleşme yapılana kadar ödemelerine ara verdiğini, bu sefer davalı şirketin ödeme yapılmamasını gerekçe göstererek taraflar arasındaki sözleşmeyi hasız olarak feshettiğini ve ödenen bedeli de iade ettiğini ileri sürerek, asıl ve birleşen davada satış bedelini depo etmek suretiyle bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline, asıl davada tapu iptal tescil mümkün olmadığı takdirde davacının müspet zararının davalı şirketten tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Asıl davada davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; davacının sözleşmede kararlaştırılan ödeme planına uymadığını, Haziran 2021 tarihinden sonra ödenmesi gereken taksitleri ödemediğini, taksitlerin ödenmemesi halinde davalı satıcı şirketin sözleşmeyi feshedebileceği sözleşmenin Ek 1. maddesinde kararlaştırıldığından davalı şirketin 26.05.2022 tarihinde sözleşmeyi feshettiğini ve 16.06.2022 tarihinde de davacıya ödediği 315.000,00 TL'yi banka havalesi yoluyla iade ettiğini, davacının satış bedelinin tamamını ödemeden tapunun devrini istemesinin hakkaniyete aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Birleşen davada davalı ... cevap dilekçesinde; davacının tapu iptal tescil talebinde bulunabilmesi için yüklenici şirkete tüm ödemelerini yapması gerektiğini, davacının satış bedelinin tamamını ödemediğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davada davalı şirket ile birleşen davada davalı arsa sahibi arasında imzalanan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca davalı şirkete verilmesi kararlaştırılan dava konusu bağımsız bölümün asıl davada davalı yüklenici şirket tarafından 22.01.2021 tarihinde yapılan adi yazılı satış sözleşmesi ile 600.000,00 TL bedele davacıya satışının yapıldığı anlaşılmış ise de, davalı yüklenici şirketin diğer davalı arsa sahibine karşı olan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan edimlerini yerine getirmediği, inşaatın %30 oranında tamamladığı ve temerrüte düştüğü, bu sebeple birleşen davada davalı arsa sahibi adına kayıtlı olan dava konusu bağımsız bölümde hak sahibi olamayacağından yükleniciden bu bağımsız bölümü temlik alan davacının da bağımsız bölümde hak sahibi olamayacağı ve tapu iptal tescil talebinin reddi gerektiği ancak taraflar arasındaki geçerli sözleşmeye göre davacının edimini yerine getirmeyen asıl davada davalı şirketten 6098 sayılı TBK'nın 112. maddesi uyarınca müspet zarar talebinde bulunabileceği, müspet zararın taşınmazın rayiç değeri olacağı ancak davacının satış bedelinin 315.000,00 TL'sini ödediği, dikkate alındığında, ödenen bedelin satış bedeline olan oranı taşınmazın rayiç değerine uygulanmak ve ödenen bedel davalı şirket tarafında davadan önce iade edildiğinden tazminat hesabında mahsup edilmekle davacının müspet zararının 687.750,00 TL olarak hesaplandığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davalarda tapu iptal tescil talebinin reddine, tazminat talebinin davalı şirket yönünden kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

1.Asıl ve birleşen davalarda davacı vekili temyiz dilekçesinde; 6502 sayılı Yasa'nın 41. maddesi uyarınca davalı şirketin taraflar arasındaki sözleşmeyi tapu da resmi şekilde ya da noterde satış vaadi şeklinde yapmadan davacıdan ödeme yapılmasını talep edemeyeceğini, taksitler ödenmediğinden bahisle yapılan fesih işleminin geçersiz olduğunu aksinin kabulü halinde ise 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 259/3. fıkrası uyarınca davalı şirket tarafından davacıya sözleşmeden dönülmeden önce satış bedelinin ödenmesi için 15 günlük süre verilmesi gerektiğini, taraflar arasında imzalan sözleşme geçerli ve halen yürürlükte davacı lehine hükmedilen tazminat miktarı usul ve yasaya uygun ise de, davalı yüklenici şirketin, davalı arsa sahibine karşı sözleşmeden kaynaklanan edimlerini yerine getirme süresi henüz dolmadığından öncelikle bu sürenin dolmasının beklenilmesi, şayet bu süre dolduğunda davalı şirketin yerine getirmediği ve eksik bıraktığı bir yükümlülük bulunması halinde bunun yerine getirilmesi için davacıya süre verilmesi ve sonucuna göre tapu iptal tescil talebi hakkında bir karar verilmesi gerektiğini beyan etmektedir.

2.Asıl davada davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde; ihtiyati tedbir kararının kaldırılması aksi halde tedbir kararı nedeniyle kat irtifakı kurulamadığından, kat irtifakının kurulması yönünde muvafakat verilmesini ve ilgili Belediyeye bildirilmesi yönündeki talepleri hakkında mahkemece her hangi bir karar verilmediğini, davacının sözleşmede kararlaştırılan ödeme planına uymadığını, Haziran 2021 tarihinden sonra ödenmesi gereken taksitleri ödemediğini, taksitlerin ödenmemesi halinde davalı satıcı şirketin sözleşmeyi feshedebileceği sözleşmenin Ek 1. maddesinde kararlaştırıldığından davalı şirketin 26.05.2022 tarihinde sözleşmeyi feshettiğini ve 16.06.2022 tarihinde de davacıya ödediği 315.000,00 TL'yi banka havalesi yoluyla iade ettiğini, sözleşme şartlarına uymayan davacının zarar uğradığının kabulü ve lehine 687.750,00 TL tazminata hükmedilmesinin doğru olmadığını, davacı şirketin iade ettiği 315.000,00 TL'nin tazminat hesabında mahsup edilmediğini, davacının taşınmaz bedelinin tamamını ödemeden tapu iptal tescil talebinde bulunmasının hakkaniyete aykırı olduğunu, taşınmazın belirlenen değerinin düşük olduğunu beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, şahsi hakka dayalı (satım sözleşmesi) tapu iptal tescil mümkün olmazsa tazminat istemine ilişkindir.

Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup asıl ve birleşen davalarda davacı vekili ile asıl davada davalı şirket vekili tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,

Davacı tüketici olması nedeniyle harçtan muaf olduğundan peşin yatırdığı temyiz harcının talep halinde iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,02.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§