"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/178 E., 2025/359 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2014/1258 E., 2019/1090 K.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında, inşaat projelerinin hazırlanması ve ilgili kurumlara sunulması işini konu alan sözleşme düzenlendiğini, edimini yerine getiren davacı yüklenicinin, davalıdan 1.014.917,04 TL alacağı bulunduğunu ileri sürerek, anılan meblağın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı yüklenicinin tek yükümlülüğünün projeleri hazırlamak olmadığını, ruhsat almakla da yükümlü olduğu, davacının bu yükümlülüğünü tam olarak ifa etmediğini, bir kısım yapıların belediye encümen kararıyla, yapı kullanma izin belgesi alınmış yapılardan sayıldığını, ruhsat alınmayan bu yapılara ilişkin olarak davacıya ödeme yapılamayacağı, projelerini teslim ederek ruhsatını aldığı bir kısım yapılara ilişkin iş bedelinin davacıya ödendiğini, başkaca bir alacağı kalmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 05.12.2019 tarihli kararı ile taraflar arasındaki sözleşmeye 64 adet binanın konu edildiği, davacı tarafın bu binalara ilişkin projeleri hazırlayarak ilgili belediyeye sunduğu, belediye ile davalı iş sahibi arasındaki bazı binaların ruhsata tabi olmayacağına dair uyuşmazlığın, davacıya karşı ileri sürülemeyeceği, nitekim imar para cezası ödenen 17 adet binanın ruhsatının da belediye tarafından verildiği, diğer binaların ruhsatlarının ise bu binalar için kesilen idari para cezasına karşı açılan davaların sonucuna bağlandığı, bu davaların da ruhsatlara ilişkin olmayıp tahakkuk ettirilen imar para cezalarına ilişkin olduğu, davacının sözleşme ile üstlendiği tüm edimlerini yerine getirdiği, ruhsatların davacının sözleşmeye aykırı eylemi nedeniyle alınamadığı hususlarının davalı tarafça kanıtlanamadığı, para cezalarının ödenip ödenmemesi veya dava konusu yapılması hususunun davalıya ait bir tercih olduğu, bu hususun neticesinin davacıya yüklenemeyeceği, davacının iş bedeline hak kazandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 764.464,85 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 05.12.2019 tarihli kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 12.06.2023 tarihli kararı ile davacı yüklenicinin, sözleşmeye konu 64 adet yapı ile ilgili mimari projeleri hazırlayıp belediyeye sunmasıyla birlikte iş bedeline hak kazandığı düşünülebilir ise de, dava konusu taşınmazların 2981 sayılı Kanun'un Geçici 2. maddesi ve ilgili yönetmelik uyarınca, yapı kullanma izin belgesi alınmış yapılardan sayıldığı, dolayısıyla bu yapılar için yapı ruhsatı alınmasına da gerek bulunmadığı, TBK'nın 471, 472 (818 sayılı BK'nın 356, 357) maddeleri hükümleri uyarınca, edimini özen ve sadakatle ifa etmekle yükümlü olan davacı yüklenicinin, bu durumu davalı iş sahibine bildirmesi gerektiği, bu yükümlülüğünü yerine getirmeyen davacının, iş bedelini talep edemeyeceği gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 05.12.2019 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, taraflar arasında 06.04.2007 tarihli mülkiyeti dava dışı ... A.Ş’ye ait olan fabrikalar sahasında yapılacak çeşitli tesis inşaatları için gerekli etüd, proje, mühendislik ve ruhsat alma hizmetlerinin yapılması işini konu olan sözleşme düzenlendiği, sözleşmenin konusu itibariyle eser sözleşmesi niteliğinde olduğu, davacının 64 adet yapıya ilişkin tüm inşaat projelerini hazırladığı, bu projelerin ilgili belediyeye sunulduğu, belediye tarafından daha önce imar para cezası kesilen 17 adet yapıya ilişkin para cezalarının yapı sahibi tarafından ödenmesi üzerine yapı ruhsatlarının verildiği, imar para cezası ödenmeyen diğer yapılara ilişkin idari yargıda açılan davaların sonuçlanmasının beklendiği, bu davalar sonucunda, söz konusu yapılara ruhsat alınmasına gerek olmadığı tespit edilerek imar para cezalarının iptal edildiği, belediye encümenin 12.10.20 12... .10.2012 tarihli toplantılarında da bu sahada inşa edilmiş bir kısım yapılar hakkında yapı ruhsatı alınmasına gerek olmadığına dair kararlar alındığı, inşaat projeleri ile ilgili mühendislik ve danışmanlık hizmet veren davacı şirketin bu yapıların ruhsata tabi yapılardan olmadığını bilmesi gerektiği sonucuna varılmış ise de, davalı iş sahibi şirketin de aynı alanda faaliyet gösterdiği, davalı iş sahibi şirketin, dava dışı mülkiyet sahibi ... A.Ş. ile yaptığı ayrı bir sözleşme ile bu işi üstlendiği ve alt yüklenici olarak davacı şirkete verdiği, bu yapıların 1970’li yıllarda kamu idaresi tarafından inşa edilmesi nedeniyle ruhsata tabi olmadığını, sözleşme tarihinde aynı alanda faaliyet gösteren davalı şirketin de bilmediği, yapı ruhsatı vermekle yetkili olan belediyenin de yapıların bu niteliğini bilmeden imar para cezaları uyguladığı, nihayetinde idari yargı süreçleri sonucunda bu durumun açıklığa kavuştuğu, davacı yüklenici şirketten, sözleşme konusu yapıların tarihsel sürecini ve buna bağlı olarak ruhsata tabi olup olmadığını bilmesinin beklenemeyeceği, bu durumda, davacı şirketin, dava konusu bakiye iş bedeline hak kazandığının kabulü ile ilk derece yargılaması sırasında alınan ve hükme elverişli bulunan 30.04.2019 tarihli ek bilirkişi raporunda tespit edilen 764.464,85 TL’nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile bozulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyulmasına ve davanın kısmen kabulü ile 764.464,85TL'nin dava tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı temyiz dilekçesinde:
a.Tarafların aynı sektörde faaliyet göstermeleri, yüklenicinin mühendislik ve ruhsatlandırma işini profesyonel düzeyde üstlendiği gerçeğini değiştirmeyeceğini,
b.Ruhsat alınamayan yapılar yönünden edimin ifa edilmediğini,
c.Bilirkişi raporlarının hatalı olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcın ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,09.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.