"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/25 E., 2024/488 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 16.12.2006 tarihli sözleşmeye göre davalı kooperatife ait inşaatta sözleşmede kararlaştırılan imalâtları yaptığını, ancak 94.000,00 TL alacağının ödenmediğini belirterek bu bedel ile sözleşmeye aykırılıktan kaynaklanan 10.000,00 TL tazminatın, 24.09.2009 tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının açıkça sözleşmeye aykırı hareket ettiğini ve işini gereği gibi yapmadığından sözleşmenin feshedildiğini, sözleşme gereğince ustadan kaynaklanan nedenlerle sözleşmenin feshedilmesi halinde ustanın hiçbir ücret talep edemeyeceğinin hükme bağlandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 19.12.2012 tarihli kararı ile davanın pasif husumet yokluğu gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1.Mahkemenin 19.12.2012 tarihli kararının süresi içerisinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi’nin 2014/556 Esas, 2014/1036 Karar sayılı ilamıyla sözleşmenin geçerli olduğu, davalıya husumet düştüğü, işin esasının incelenmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
2.Mahkemenin bozmaya uyarak verdiği 20.04.2016 tarihli kararı ile Kumluca Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2009/126 D. İş sayılı dosyası ile dava konusu taşınmaz başında delil tespiti yapıldığı, düzenlenen raporda davacı tarafından yapılan işlerin metrajların belirtilmediği, davacının bu rapora ve keşfe bir itirazının olmadığı, davacı tarafından yapıldığı iddia edilen işlerin metrajlarının belli olmadığı, davacı tarafından davanın ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemenin 20.04.2016 tarihli kararının davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesi'nin 2016/9513 Esas , 2020/1225 Karar sayılı ve 24.02.2020 tarihli kararı ile mahkemece yerinde keşif yapılıp, yapılan işin miktarı belirlendikten sonra bu iş bedeli ve sözleşmenin feshinde davalının haksız olup olmadığının tespiti ile varılacak sonuç çerçevesinde davacının tazminata hak kazanıp kazanmadığı hususlarında bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesi ile kararın bozulmasına karar vermiştir.
3.Mahkemenin bozmaya uyarak verdiği 01.07.2021 tarihli kararı ile mahallinde yapılan keşiften sonra düzenlenen raporda imalâttan 15 yıl sonra davacının imalâtlarının neler olduğu ve bu imalâtlardaki eksik ve ayıpların neler olduğunun tespit edilemeyeceğinin belirtildiği, dosya kapsamında önceden verilen raporlara göre davacının imalâtlarında kusur bulunması nedeni ile davalı tarafından sözleşmenin feshinin haklı olduğu, davacının kusurlu da olsa yaptığı imalâtlar bakımından ise taraflar arasındaki sözleşmeye göre, ustadan kaynaklı problemlerden dolayı kooperatif tarafından işin bıraktırılması halinde ustanın yaptığı işin bedelini alamayacağına dair madde bulunduğu, iş bu madde gereği davacının yapmış olduğu işin bedelini alabilmesinin ancak sözleşmenin davalı tarafça haklı olmadan feshedilmesi ve ustadan kaynaklı problemlerin bulunmaması şartına bağlandığı, dosya kapsamına göre davacının imalâtını sözleşmeye uygun yerine getirmediğinden ve problemin ustadan kaynaklanması nedeni ile bedel isteyemeyeceği belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemenin 01.07.2021 tarihli kararının davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 2021/5900 Esas, 2022/5513 Karar sayılı ve 28.11.2022 tarihli kararı ile davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek, taraflar arasındaki sözleşmede yer alan ve ustadan (yükleniciden) kaynaklanan problemler nedeniyle kooperatif tarafından işin bıraktırılması halinde, usta tarafından o ana kadar yapılmış işlerin bedelinin talep edilemeyeceğini ve hiçbir ücret ödenmeyeceğini öngören sözleşme maddesinin, emredici nitelikteki Borçlar Kanunu hükümlerine ve eser sözleşmesine ilişkin koruyucu düzenlemelere aykırı olduğu için geçersiz kabul edilmesi gerektiği, yerel mahkemece, geçersiz olan sözleşme maddesi gerekçe gösterilerek ödenmeyen iş bedeline ilişkin talebin reddedilmesinin doğru olmadığı ve mahkemece yapılacak işin, 25.09.2009 tarihli tespit dosyası raporunda işleri bitmiş ve oturulur vaziyette olduğu belirtilen 2 bloğun belirlenmesi ile bu bloklara ilişkin projelerin getirtilerek taraflar arasındaki sözleşmedeki iş kalemlerine ilişkin metrajlar belirlendikten sonra, bu metrajların taraflar arasındaki sözleşmede öngörülen birim fiyatlar ile çarpımı neticesinde bulunan iş bedeli üzerinden, dosya kapsamında alınan raporlarda belirtilen ayıplara ilişkin makul bir nefaset kesintisi yapmak sureti ile varsa ispatlanan ödemelerinde mahsubu neticesinde davacının hak ettiği iş bedelinin belirlenmesinden ibaret olduğu gerekçesi ile kararın bozulmasına karar vermiştir.
4.Mahkemenin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyularak, hüküm kurmaya elverişli kabul edilen bilirkişi raporunda dava tarihi itibari ile davacının talep edebileceği alacak tutarının nefaset kesintisi de yapıldıktan sonra 53.691,33 TL olarak tespit edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddi ile 53.691,33 TL’nin dava tarihi olan 16.12.2009 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi aşmayacak şekilde ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Mahkemece verilen 08.05.2025 tarihli ek karar ile davalı kooperatif tasfiye memurunun temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmiş, bu karar davalı kooperatif tasfiye memuru tarafından temyiz edilmemiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Hükmedilen alacak miktarının hatalı belirlendiğini,
b. Sözleşme gereğince iş bittiğinde 104.000,00 TL ya da daire verileceğinin öngörüldüğünü, davanın terditli olarak açıldığı gözetilmeden sözleşmede öngörülen tutar üzerinden varılan sonucun adil olmadığını, dava konusu yerdeki binaların şu an 16 yıllık olmasına rağmen bir dairenin fiyatının en az 2-2.5 milyon TL civarında olduğunu,
c. Davalının ayıba ilişkin beyanlarının soyut nitelikte olduğunu, davalının ileri sürdüğü nedenlerle sözleşmeyi feshetme yetkisi olmadığını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmaların mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye iş bedeli alacağına ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Alınması gereken temyiz harcın mahsubu ile fazla yatırılan miktarın talep halinde temyiz edene iadesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,02.04.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.