Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

6. Hukuk Dairesi

Dosya2025/1849 E. 2026/1207 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/51 E., 2025/456 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 6. Tüketici Mahkemesi

SAYISI : 2021/318 E., 2022/983 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; yüklenicinin 22.01.2020 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile İstanbul İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, 10840 ada, 3 parsel sayısında kayıtlı arsa üzerine kat karşılığı inşaat işini yapmakta olduğunu, inşaattan sözleşmeye göre yükleniciye ait olacak 7 numaralı bağımsız bölümü davacının satın aldığını, inşaatın % 40 tamamlanmış olduğunu ve yüklenici firma lehine hakediş doğduğunu, ileri sürerek 7 numaralı bağımsız bölümün davacı adına tescilini, aksi kanaatte ise ödemiş oldukları 255.000,00 Türk Lirası bedelin ödeme tarihleri itibariyle temerrüt faizi ile iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı .... San. Tic. Ltd Şti vekili cevap dilekçesinde özetle; sözleşmede gösterilen toplam satış bedelinin gerçeği yansıtmadığını, taraflar arasında satış bedeli konusundaki irade uyuşmazlığının giderilebilmesi için satış vaadi sözleşmesinin imzalandığı tarihte sözleşme konusu 2. normal kat, 7 no.lu dairenin imalât ve rayiç değerlerinin tespiti hususunda rapor alınmasına karar verilmesini, aksi takdirde taşınmazın toplam satış bedeli, taksit ödeme tutar ve tarih bilgileri, vs. hususlar başta olma üzere taraflar arasında kanunun öngördüğü zorunlu ve esaslı unsurları taşıyan geçerli bir “düzenleme şeklinde ön ödemeli konut satış vaadi sözleşmesi” bulunmadığından ve taşınmazın satış bedeli davacı tarafından ispatlanamadığından ayrıca davacı taraf 495.000,00 Türk Lirası tutarındaki bakiye satış bedelini ödemeyerek edimlerini yerine getirmediğinden davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ön ödemeli konut satış sözleşmesinin geçerli olduğu, dava konusu taşınmazın keşif tarihinde henüz % 55 seviyesinde olduğu, mülkiyetin nakli koşulları oluşmadığı, tescil talep edilebilmesi için davacının edimlerini yerine getirmesi yanında bağımsız bölümün rızai tesliminin de gerektiği, davacının tapu maliklerini davaya dahil etme yönünde bir talebinin de bulunmadığı gerekçesiyle tapu iptali ve tescil talebinin reddine, terditli bedel iadesine yönelik talebi yönünden ise satış vaadi sözleşmesi incelendiğinde davalı ... San. Tic. Ltd Şti'nin yüklenici olduğu inşaat işinde kendine düşecek olan taşınmazı noterde davacıya satmayı vadettiği, 255.000,00 Türk Lirası'nı davacıdan aldığının sabit olduğu, kendi edimini yerine getirmeyen davalı yüklenicinin davacıya bu bedeli iade etmekle yükümlü olduğu gerekçesiyle, bedel iadesine yönelik davanın yüklenici yönünden kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin 28.09.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 17.05.2023 tarihli kararı ile istinaf başvurusunun esastan kabulü ile kararın kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulması ile bir sözleşmenin başlangıçta geçerli olarak kurulmasına rağmen daha sonra ortaya çıkan nedenler dolayısı ile imkânsız hale gelmesi durumunda davacının gerçek ve güncel müspet zararını talep edebileceği, bu şekilde müspet zarar olarak nitelenen dava konusunun taşınmazın rayiç değeri olduğu, davacı yanca ödenen bedelin ödeme tarihinden itibaren faizi ile tahsilini istemiş olup sözleşmedeki bedelin dava tarihine güncellenmesi ya da faiz istemesi arzusunun da aynı kapsamda değerlendirilmesi gerektiği ve güncellemenin geçerli sözleşmelerde rayiç değere ilişkin olduğunun kabulü gerekeceği, mahkemece keşif sonucu alınan bilirkişi raporunda taşınmazın dava tarihindeki değerinin 1.000.000,00 Türk Lirası olarak tespit edildiği gerekçesiyle, davanın bu miktar üzerinden kabulüne karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

Bölge Adliye Mahkemesinin 17.05.2023 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili ve davalı .... San Tic. Ltd. Şti. vekilince tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece 2024/1040 Esas, 2024/3920 Karar sayılı ve 11.11.2024 tarihli bozma ilamı ile davacı yanın dava dilekçesindeki terditli talebinin tescil olmadığı takdirde yükleniciye sözleşme gereği ödediği bedelin iadesine ilişkin olduğu buna rağmen Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılarak, davacı yanın talebi ve bunun hakkında ıslah yapılmadığı da göz önünde bulundurularak bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde talep aşılarak karar verilmesi doğru görülmediği, bozma nedenine göre davacı vekilinin tüm, davalı .... San. Tic. Ltd. Şti. vekilinin ise diğer paragraf dışında kalan diğer temyiz istemlerinin şimdilik incelenmesine gerek görülmediği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozmaya uyularak davacının asli talebi olan tapu iptal ve tescil talebi yönünden davanın reddine, davacının terditli talebi olan bedel iadesi isteminin davalı ...San. Tic. Ltd. Şti. yönünden kabulü ile 255.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... San. Tic. Ltd. Şti'den alınarak davacıya verilmesine, diğer davalılara yönelik bedel iadesi talebinin husumet yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde:

a. Taraf teşkilinin mahkemece sağlanması gerektiğini, arsa maliklerinin davaya dahil edilmesi için taraflarına süre verilmesi gerektiğini,

b. Yüklenici hakedişinin doğup doğmadığına ilişkin inceleme yapılmadığını beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, yüklenici temlikinden kaynaklanan tapu iptali ve tescili, terditli olarak açılan bedel iadesi talebine ilişkindir.

Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Davacının tüketici olması nedeniyle harçtan muaf olduğundan, peşin yatırılan temyiz harcının talep halinde iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§