Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

6. Hukuk Dairesi

Dosya2025/1826 E. 2026/1410 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2022/1086 E., 2025/272 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 24. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2020/267 E., 2021/215 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında su kaynağı ekipmanlarının satışı ve kurulumuna dair sözleşme akdedildiğini, müvekkili şirketin bu sözleşmeden kaynaklanan tüm edimlerini yerine getirmesine rağmen davalının bu sözleşmeden ... yükümlülüklerinin önemli bir kısmını yerine getirmediğini, bunun üzerine müvekkili şirket tarafından sözleşme uyarınca Fraunfeld Bölge Mahkemesinde açılan davanın müvekkili şirket lehine sonuçlandığını, bu davada verilen hükmün kesinleştiğini ileri sürerek, Fraunfeld Bölge Mahkemesi'nin 30.05.2017 tarihli 10.01.2018 tarihinde kesinleşmiş hükmün tenfizine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin hükmü veren mahkemeye usulüne uygun çağrılmadığını, gıyabında hüküm verildiğini, sözleşmeye aykırılık iddiası ile talep edilen miktarın fahiş ve mesnetsiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dilekçesinin ve kararın İsviçre Usul Yasalarına uygun şekilde tebliğ edildiği, davacının yabancı mahkemede açmış olduğu alacak davasına ilişkin davasının kabul edilerek kesinleştiği, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkındaki Kanun'un 58. maddesindeki koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile taraflar arasındaki Frauenfeld Bölge Mahkemesi'nin 30.05.2017 tarih ve B. 2016.70 Esas, GZ-2017-13 karar numaralı, 10.01.2018 tarihinde kesinleşen yabancı mahkeme kararının 5718 sayılı Yasa'nın 58. maddesi gereğince tanınması ve tenfizine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde; tenfiz ve tanımaya konu kararın davalı tarafa savunma hakkı sağlanmaksızın verildiğini, bu hususun kamu düzenine aykırılık teşkil ettiğini, söz konusu davada cevaplarının sunulması için 10 günlük sürenin belirlendiğini, oysa ki Türk Mahkemelerinde yasal olarak 14 günlük savunma süresi bulunduğu gibi çoğu zaman bu sürenin uzatılmasının da söz konusu olduğunu, tebligatın Dışişleri Bakanlığı üzerinden ve resmi kanallardan yapılmadığını, davalı Belediye'den bir tebligat adresi talep edilmiş ise de Belediye’nin kamu kurumu olması sebebiyle tebligat adresinin açıkça belli olduğunu, ayrıca sözleşme içeriğinde de adresinin bulunduğunu, bu prosedürler İsviçre Usul Hukuku'nca uygun gözükse de Türkiye'deki bir avukatın İsviçre'nin Resmi Gazetesi'ni takip edemeyeceğini, ayrıca davaya konu belgelerin taraflarına gönderilmemesinin de savunma haklarını kısıtladığını, gönderilen tebligatta Mahkeme’ye sunulan belgelerin İsviçre’deki bir avukata gönderilebileceği belirtilmiş ise de müvekkili Belediye'nin İsviçre'de herhangi bir avukatlık firması ile hizmet satın alımı yapabilmesinin ilgili yönetmelik gereği mümkün olmadığını, bu nedenle duruşma tarihlerini belirtir tebligatların da müvekkili Belediye'ye ulaşmadığını, müvekkiline verilen süreler makul olmadığından savunma haklarının ihlal edildiğini ve bu durumun kamu düzenine aykırılık oluşturduğunu, davaya konu kararın tenfizinin mümkün olmadığını beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlığa ilişkin yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkindir.

Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.04.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

§