Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

6. Hukuk Dairesi

Dosya2025/1800 E. 2026/1405 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2022/2346 E., 2025/261 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Şanlıurfa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2019/626 E., 2022/536 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında .... Noterliği’nin 18.12.2013 tarih ve ... yevmiye numarası ile Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi düzenlendiğini, sözleşmeye göre mülkiyeti davalıya ait taşınmazda 7 bağımsız bölümden oluşan bina inşa edileceğini, sözleşme gereğince 3, 4, 5 ve 6. katlardaki dairelerin müvekkiline ait olacağını, müvekkilinin sözleşmedeki yükümlülüklerini yerine getirdiğini, bina inşaatının tamamlandığını ve kat irtifakı tesis edilmek suretiyle tüm bağımsız bölümlerin arsa maliki davalı adına tapuda tescil edildiğini, ancak davalının müvekkilinin taleplerine rağmen payına düşen dairelerin devrini yapmadığını, müvekkilinin payına düşen bağımsız bölümlerin kira gelirinin de davalı tarafından alındığını ve davacıya ödenmediğini ileri sürerek, Şanlıurfa İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, 94 ada, 454 parsel 3, 4, 5 ve 6 no.lu bağımsız bölümlerin davalı adına kayıtlı olan tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tesciline, ecrimisil alacaklarına karşılık fazlaya ilişkin hakları saklı tutarak 20.000,00 TL alacağın faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 13.01.2022 tarihli ıslah dilekçesiyle, ecrimisil alacağı taleplerini 103.200,00 TL olarak ıslah etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; inşaatın vaadedilen sürede tamamlanmadığını, iskânı alınmadığını, kat mülkiyeti tesis edilmediğini, söz konusu satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin gereklerini davacının yerine getirilmediğini, davacının müvekkili ve eşini hile ile kandırarak inşaatı tamamlayacak parası olmadığını aynı anda Bursa ve Kadıköy’de de inşaatlar yaptığını, ekonomik olarak yardım etmeleri karşılığı Bursa ve Kadıköy’de yapacağı inşaatlardan kendilerine daire vereceğini beyan etmesi üzerine müvekkili ve eşinin davacıya para gönderdiklerini, sonraki süreçte Bursa ve Kadıköy’de inşaat yapmadığının ortaya çıktığını, davacının kötüniyetli olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalı arsa sahibinin sözleşme gereğince edimlerini yerine getirmediği, 4 adet bağımsız bölümün tapusunun davacıya bırakılması gerekirken davalının sözleşmeye aykırı davrandığı, dört adet bağımsız bölümde haksız zilyet olarak tasarrufta bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının kendi edimini yerine getirmeden müvekkilinden bağımsız bölümlerinin devrini isteyemeyeceğini, iskân ruhsatının alınmadığını, ayrıca taraflar arasında dava konusu bağımsız bölümlerle sınırlı olmayan para ilişkisi bulunduğunu, sunulan dekontların ve para transferinin dava konusu taşınmazlara ilişkin sözleşme kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, 2015 yılında inşaatın tamamlandığını, davanın 2019 yılında açılmasının bunun ispatı olduğunu beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptal ve tescil ile ecrimisil bedelinin tahsili istemine ilişkindir.

Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.04.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

§