Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

6. Hukuk Dairesi

Dosya2025/1792 E. 2026/1174 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/62 E., 2025/416 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Seydişehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2022/74 E., 2023/181 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... tarafından temyiz, davacılar vekili tarafından katılma yoluyla temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı ... vekili dava dilekçesinde; arsa sahipleri ... ve ... ile davalı yüklenici ... arasında Konya ili, ... ilçesi, .... mahalle, 28 ada, 11 parsel sayılı taşınmaz ile ilgili olarak düzenleme şeklinde kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeye göre zemin katta 2 dükkan ve ikinci kattan 1 dairenin arsa sahiplerine verilerek davacı ... adına tescil edileceğini, dairenin teslim ve devir edildiğini, 9 ve 10 no'lu bağımsız bölümdeki dükkanların teslim edildiğini, ancak tapu devrinin yapılmadığını, yüklenicinin edimini yerine getirmediğini, teslim edilen dükkanların yüklenici tarafından davalı ...'e ve sonrasında davalı ...'e muvazaalı olarak satışının yapıldığını, iyiniyetli olmadıklarını belirterek Konya ili, ... ilçesi, .... mahalle, 28 ada, 11 parsel, 9 ve 10 nolu bağımsız bölümlerin tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline, aksi takdirde rayiç bedellerinin davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacı ile davalı arasında sözleşme ilişkisinin bulunmadığını, dava dışı arsa sahipleri ile sözleşme ilişkisinin bulunduğunu, arsa sahipleri ile imzalanan sözleşmenin fesih ile sonlandırıldığını, zemin katta bulunan dükkanların arsa sahiplerinin muvafakati ile satışının yapıldığını, sözleşmenin feshi nedeniyle dükkanların devrine ilişkin sorumluluğun sona erdiğini belirterek davanın öncelikle husumet nedeniyle, aksi halde ise esastan reddini istemiştir.

2. Davalı ... cevap dilekçesinde; araç alım satımı ile uğraştığını, davalı ...'ün dükkan satmak istediğini söylediğini, iki adet aracı davalı ...'e devrederek taşınmazları iyiniyetli olarak satın aldığını belirterek davanın reddini istemiştir.

3. Davalı ... cevap dilekçesinde; araç alım satımı ile uğraştığını, iki adet araç devrini ve bir miktar da nakit vermek suretiyle dava konusu taşınmazları satın aldığını, sonrasında ise araç devir almak suretiyle taşınmazları davalı ...'e sattığını belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa sahipleri ... ve ... ile davalı yüklenici ... arasında düzenleme şeklinde kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığı, arsa sahiplerine 2 dükkan ve 1 daire verilmesi ile verilecek dairelerin ... adına tescil edilmesinin kararlaştırıldığı, arsa sahiplerinin paylarını yükleniciye devrettikleri, inşaatın tamamlandığı, arsa sahiplerine verilmesi kararlaştırılan dairenin muvafakatleri ile dava dışı kişi adına devir ve teslim edildiği, 2 dükkanın davalı yüklenici ... adına tescil edildiği, önce davalı ...'e, sonra ise davalı ...'e satışının yapıldığı, davalı yüklenici tarafından sunulan belgelere göre dükkanlar ile ilgili olarak arsa sahipleri vekili ... ile dava dışı ... vekili ... arasında satışına ilişkin anlaşma yapıldığı, ödemelerin tamamlanması ile dava dışı ... adına tescilinin kararlaştırıldığı, anlaşma içeriklerinin ... tarafından doğrulandığı ancak bedelin ödenmediğinin belirtildiği, arsa sahipleri adına tüm iş ve işlemlerin gerek vekaleten gerekse talimat yoluyla ... tarafından yapıldığı, davacının bedele ilişkin taleplerinin ise yükleniciye veya taşınmazı devralanlara yöneltilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içerisinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa sahipleri ile davalı yüklenici ... arasında üçüncü kişi yararına olacak şekilde sözleşme imzalandığı, yararına sözleşme yapılan davacı ...'ın talep hakkının bulunduğu, sözleşme konusu dairenin rıza ile üçüncü kişiye devri ve fiilen teslimi suretiyle üçüncü kişi yararına olan sözleşmenin ifasına başlanıldığı, TBK'nın 129/2. maddesi uyarınca sözleşme kapsamında vaat alacaklısı olan davacının rızası olmaksızın arsa sahipleri ya da vekillerinin borçluyu ibra edemeyeceği, ...'ın dava konusu bağımsız bölümlerin dava dışı ...'a devrine muvafakat vermesinin ve vaat alacaklısı davacı dışında birisine taşınmaz devretmesinin yükleniciyi borçtan kurtarmayacağı, taşınmazı devralan üçüncü kişiler yönünden ise kötü niyetli oldukları hususunun ispat edilemediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına, tapu iptali ve tescil talebinin reddine, bedel istemine yönelik talebin kabulü ile dava tarihi itibarıyla tespit edilen 548.600,23 TL'nın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'den alınarak davacılara hisseleri oranında verilmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

1. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; ...'ın sözleşmede taraf olmadığını, sözleşme ilişkisi bulunmadığını, arsa sahipleri ile imzalanan sözleşmenin 20. maddesinde 2 dükkan ve 1 dairenin davacı adına tescil edilmesinin kararlaştırıldığını, taşınmazların üçüncü kişilere devredilmesinde ...'ın da muvafakatinin bulunduğunu, arsa sahipleri ile imzalanan sözleşmenin feshedildiğini, sözleşmenin feshi ile devir yükümlülüğünün sona erdiğini, ...'ın varsa zararını vekaleten işlemleri yapan ...'dan talep etmesinin gerektiğini, dava konusu dükkanların ...'ın muvafakati ve aracılığı ile üçüncü kişilere satışının yapıldığını, dükkanların fiilen teslim edildiğini, sözleşmenin feshi ile davacıya devir yükümlülüğünün de sona erdiğini, yolsuz tescil iddiasının yerinde olmadığını, sözleşmenin feshi ile davalının yükümlülüklerinden kurtulduğunu beyan etmektedir.

2. Davacılar vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazların ... için yaptırıldığını, sözleşmede tescilin ... adına yapılmasının kararlaştırıldığını, ...'ın beyanı olmaksızın yapılan devirlerin geçerliliğinin bulunmadığını; sözleşmenin TBK'nın 129. maddesi kapsamında tam üçüncü kişi yararına bir sözleşme olduğunu, inşaatın yapım süresince ...'ın kira bedellerinin yüklenici tarafından ödendiğini, bu durumun dahi ...'ın sözleşmenin ifasını eylemli olarak istediğini gösterdiğini, sözleşmenin ...'ın muvafakati olmaksızın feshedilemeyeceğini, tapu iptali ve tescil talebinin reddinin yerinde olmadığını; yüklenici edimini yerine getirmeden gerek yüklenicinin gerekse devralanların mülkiyeti kazanamayacağını, davalı yüklenici ...'in sözleşme kapsamındaki dükkanları ... adına kayıt ve tescilini yaptırmaması nedeniyle hukuki teslimin gerçekleşmediğini, fiilen teslimin edimin yerine getirilmesi sonucunu doğurmayacağını; yüklenicinin sözleşmeye aykırı davranması ve mülkiyeti kazanamaması nedeniyle üçüncü kişilerin TMK'nın 1023. maddesinden yararlanamayacaklarını; davalıların daha öncesinde birbirlerini tanıdıklarını, birlikte hareket ederek muvazaalı işlemler yaptıklarını ve kötü niyetli olduklarını, kötüniyetli oldukları hususunun tanık beyanları ile ispat edildiğini; iki gün içinde devir yapılmasının ve gerçek değerinin altında bir bedelle satış yapılmasının da muvazaaya karine olduğunu; davalılar arasında yapılan devir tarihinde ...'ın fiil ehliyetinin bulunmadığını beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinde arsa sahibine isabet eden bağımsız bölümlerin tapu kaydının iptali ile sözleşme vaat alacaklısı adına tescili, aksi takdirde taşınmazların rayiç bedelinin ödenmesi istemine ilişkindir.

Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı ... vekilince ve davacılar vekilince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz onama harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine,

Alınması gereken temyiz harcının mahsubu ile fazla yatırılan miktarın istek halinde davacılara iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§