"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1225 E., 2025/257 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Silivri 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2015/123 E., 2020/263 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacı arsa sahipleri ile yüklenici ... arasında 17.08.2007 tarihinde Düzenleme Şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi ve Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi imzalandığını, sözleşme konusu taşınmazın bir kısmının konut, bir kısmının ise eğitim alanında kaldığını belirterek taahhüt edilen ve devredilen daireler arasındaki fark ile eğitim alanında kalan taşınmaz bedelinin tespiti ile davacılara ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; arsa sahipleri ile davalı yüklenici arasında sözleşme imzalandığını, sözleşme konusu taşınmazın ifraz edilerek 1 15... parsel numaralarını aldığını, davacılara devredilen dairelerin taahhüt edilen dairelerden daha değerli olduğunu, sözleşme kapsamında davacıların 115 parselden herhangi bir hak talebinde bulunamayacaklarını, ticari alandaki hakların tamamının davalı yükleniciye ait olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı arsa sahipleri ile davalılar murisi ... arasında imzalanan sözleşme kapsamında davacı ...'a devredilen taşınmazın 210.000,00 TL, davacılar ... ve ...'ya devredilen taşınmazların ise ayrı ayrı 170.000,00 TL değerinde oldukları, sözleşme sonrasında yüklenici tarafından noterde yapılan taahhütname başlıklı belge ile verilmesi kararlaştırılan dairelerin değerinin 170.000,00 TL olduğu, bu hali ile davacılara devredilen taşınmazların aynı değerde ya da daha değerli olduğu, sözleşme ile arsa sahiplerine taşınmazın konut alanına inşa edilecek konutlardan hisselerinin %30'u karşılığında daire devredilmesinin kararlaştırıldığı, alınan bilirkişi raporuna göre hisselerine karşılık almaları gereken daire alanının 90,64 metrekare olmasına rağmen davacılara devredilen dairelerin alanının 104,20 metrekare olduğu, davacılara eksik devredilen dairenin bulunmadığı, taşınmazın konut alanı dışında kalan kısmının ne şekilde değerlendirileceğine ilişkin sözleşmede hüküm bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içerisinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; mahkemece alınan raporlar arasında çelişki bulunduğunu, çelişki giderilmeksizin karar verilmesinin hatalı olduğunu, çelişkili ve hatalı raporlara dayanılarak karar verildiğini, itirazlarına rağmen çelişkiyi giderir rapor alınmadığını, imar değişikliği ile ilgili olarak bilirkişiler tarafından yapılan bir değerlendirmenin olmadığını, sözleşmede imar değişikliği durumunda durumun nasıl düzenleneceğine ilişkin maddenin bulunmadığını, bu halde genel hukuk kurallarına göre olayın çözümlenmesinin gerektiğini, sözleşme tarihinde taşınmazın tek olduğunu, sonrasında yüklenici tarafından sözleşmeye aykırı olarak ifraz işleminin yapıldığını, tefrik edilen taşınmazın sözleşmeye aykırı olarak satışının yüklenici tarafından yapıldığını, davacıların satışının söz konusu olmadığını, vekaletname ile satışın yapıldığını, imar planı değişikliği hususunda davacılara herhangi bir bilgi verilmediğini, davacıların mülkiyet haklarının ihlal edildiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,01.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.