Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

6. Hukuk Dairesi

Dosya2025/1745 E. 2026/1150 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2021/1550 E., 2023/722 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 13. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2018/411 E., 2021/31 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... ve bir kısım davacılar vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların 1308 ada, 47 no.lu parseldeki taşınmaz üzerinde bulunan iki adet blokta daire sahipleri olduklarını, maliki oldukları bağımsız bölümlerin arsa paylarının hatalı paylaştırıldığını, davacılar tarafından kullanılan bağımsız bölümlerin arsa paylarının orantısız olarak düzenlendiğini, bahse konu arsa üzerinde iki adet apartman bulunduğunu, kentsel dönüşüm uygulanacak olsa ya da yıkılıp yeniden yapılacak olsa müvekkillerinin maliki oldukları bağımsız bölümlerden çok daha küçük bağımsız bölümlere sahip olacaklarını, bunun müvekkillerinin mağduriyetine neden olacağını, gerçek durumu belirten bir tespit yapılması gerektiğini, bu taşınmazda daha evvel tek malik olan ...’un arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi yaptığını, yüklenicinin işi yarım bırakıp kaçtığını, inşaatın kalanını yükleniciden satın alanlar olarak kendilerinin tamamladığını, arsa sahibinin de vefat etmeden önce noterde yapılan sözleşme ile gerekirse tapuda eşitleme yapılacağını kabul ettiğini belirterek davaya konu taşınmaz üzerine ihtiyati tedbir konulmasını, davacıların maliki oldukları daireleri ile arsa paylarının orantısız olduğunun tespitine ve bu arsa paylarının düzeltilmesine, tapu kaydında olması gereken hisseden fazla veya az olan daire sahiplerinin tapu kayıtlarının eşitlenerek iptali ile olması gereken miktar üzerinden blok, kat, bağımsız bölüm numarası verilmek üzere tapuda tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Bir kısım davalılar (arsa sahibi mirasçıları) ..., ... ve ... cevap dilekçelerinde; davaya konu taşınmazın maliki olan babaları ... ile dava dışı yüklenici arasında 1989 yılında %45-%55 oranında kat karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlendiğini, yüklenicinin üç kaçak kat yaparak ve inşaatı yarım bırakarak kaçması üzerine kat mülkiyeti kurulamadığını, kaçak katlara ilişkin belediyenin yıkım kararı bulunduğunu, davacıların taşınmazda ipotek, kaçak kat olduğunu ve kat mülkiyeti kurulamadığını bilerek hisse satın aldıklarını, kaçak katların yanı sıra binaların sığınak olarak gösterilen bölümlerinde bile daire bulunduğunu, karşı tarafın sözleşmeden ... edimlerini ifâ etmediğinden kendilerinin de ifâ borcu bulunmadığını, dava konusu taşınmazın 6306 sayılı Kentsel Dönüşüm Yasasına tabi ve üzerindeki yapıların riskli olduğunu, taşınmaz üzerindeki dairelerin hukuken yok hükmünde sayıldığını öne sürerek davanın reddini istemişlerdir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacılar ..., ..., , ... ve ... davalarından feragat ettiklerinden bu davacılar tarafından açılan davanın feragat nedeniyle reddine, dava konusu taşınmazda kat irtifakı veya kat mülkiyeti tesis edilmediği, taşınmazın arsa niteliğinde olduğu, üzerindeki binaların mimari projesi veya rölöve projesi olmadığı, tapudaki mevcut hisse tablosunun değiştirilmesi isteğinin yasal bir dayanağının bulunmadığı anlaşıldığından diğer davacılar yönünden de davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde bir kısım davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taşınmazda kat irtifakı ya da kat mülkiyeti tesis edilmemiş olduğundan müşterek mülkiyet hükümlerine tabi bulunduğu, dava konusu taşınmazdaki yapılara ilişkin olarak Kartal Belediyesi cevabi yazısına göre onaylı mimari projenin bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesince yapılan keşfe dayalı olarak hükme elverişli ve denetime açık yöntemine uygun olarak düzenlenen 21.02.2019 tarihli bilirkişi kurulu raporuna göre, davaya konu taşınmazda tarafların değişik tarihlerde pay iktisap ettikleri, mevcut binalara ait onaylı proje veya mevcut durumu gösterir rölöve projesi sunulmadığından binalarda kaçak kat ya da imalat yapılıp yapılmadığının, kimin hangi bağımsız bölümü kullandığının tespit edilemediği, yapıların projesi ve yapı kullanma izin belgesi bulunmadığının belirtildiğinin anlaşıldığı, o halde, davalılar adına dava konusu taşınmazda pay tesciline ilişkin işlemlerin dayanağının yolsuzluğu ileri sürülmediği gibi, davacıların adlarına tescilli payların davaya konu taşınmazdaki mimari projesi bulunmayan binada kullandıkları yerlerin alanları ile orantılı olarak düzeltilmesi taleplerinin yasal bir dayanağı bulunmadığından İlk Derece Mahkemesince, davadan feragat eden davacılar dışında kalan davacıların davasının yasal dayanağı bulunmadığından reddine karar verilmiş olmasında usul ve yasaya aykırı bir yön görülmediği belirtilerek, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

1. Bir kısım davacılar vekili temyiz dilekçesinde;

a. Bilirkişi raporuna itiraz ettiğini ancak mahkemece itirazının değerlendirilmediğini,

b. Tapuda arsa niteliğinde kayıtlı olmasına rağmen ileride kat irtifakı ve ya kat mülkiyeti kurulduğunda bir paya bağlanacak olan bağımsız bölümün ayrı bir taşınmaz niteliği kazanmadan önce arsa payının belirlenebileceğini, dava konusu yapılabileceğini, talep sahibi adına tescil işleminin gerçekleştirilebileceğini beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, tapu kaydının düzeltilmesi istemine ilişkindir.

Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, bir kısım davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı harcın temyiz eden davacılara yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,01.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§