Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

6. Hukuk Dairesi

Dosya2025/1637 E. 2026/1206 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2024/212 E., 2025/15 K.

BİRLEŞEN DOSYA OSMANİYE 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ 2019/296 ESAS

Asıl davada davacı ... vekili; müvekkilinin, davalılardan ...’in yüklenicisi olduğu Osmaniye İli, ... Mah., 175 ada, 29 parselde bulunan taşınmaz üzerine yapılacak yapının 1. kat, 1 no.lu dairesini 08.11.2012 tarihli taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile satın aldığını ve bedelini ödediğini ileri sürerek bu dairenin tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı yüklenici ..., asıl davada davacı ...’in aynı konuda Osmaniye 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2014/89 E. sayılı dava dosyası ile açtığı davadan feragat ettiğini, kesin hüküm nedeniyle davanın reddi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

Davalı arsa sahibi ... binanın eksiksiz olarak teslim edilmediğini, davalı yüklenicinin edimini yerine getirmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesince, asıl davada davacının açtığı davanın HMK’nın 114. maddesi uyarınca kesin hüküm nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.

Bu karara karşı süresinde asıl davada davacı ... vekilince temyiz yoluna başvurulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesi’nin 23.05.2018 tarihli, 2015/15518 E. ve 2018/4045 K. sayılı ilamı ile hükme gerekçe yapılan mahkeme kararının davanın feragat nedeniyle reddine yönelik olmayıp, davanın açılmamış sayılmasına ilişkin olduğu, bu nedenle kesin hükümden söz edilemeyeceği, mahkemece işin esasına girilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği belirtilerek kararın bozulmasına karar verilmiştir.

Bozma ilamından sonra asıl dava ile birleştirilen davada davacı ... vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin asıl davada dava konusu edilen daireyi 29.01.2013 tarihli taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile satın aldığını ve bedelini ödediğini, asıl davada davacı ...'in daha önce açtığı davasından feragat ettiğini ileri sürerek, bu dairenin tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak her iki sözleşme konusu taşınmazın aynı daire olduğu, bu halde iki ayrı kişiye temlik edilmiş tek bir şahsi hakkın var olduğu, her iki davacının da yarışan ve davalarına dayanak ettiği sözleşmelerinin bulunduğu, bu gibi durumlarda Yargıtay içtihatları ile de kabul edildiği üzere eski tarihli sözleşmeye itibar edileceği gerekçesi ile asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

Bu karara karşı süresinde birleşen dosyada davacı ... ve davalı arsa sahibi ... vekili ve müdahil ... tarafından temyiz yoluna başvurulması üzerine Dairemizin 10.09.2024 tarihli, 2023/355 E. ve 2024/2567 K. sayılı ilamı ile davacının daha önce aynı konuya ilişkin açmış olduğu tapu iptal ve tescil davasında verdiği feragat dilekçesinin kesin hüküm gibi sonuç doğuracağı, mahkemenin feragat dilekçesini değerlendirmeden davanın açılmamış sayılmasına karar vermesinin feragata bağlanan yasal sonuçları ortadan kaldırmayacağı, aynı uyuşmazlığa ilişkin yeni açılan bu davada da davacının feragat dilekçesinin dikkate alınarak karar verilmesi gerektiği, diğer yandan mahkemece dava konusu taşınmaza ilişkin olarak açılmış olan tüm dava ve taleplerin de birlikte değerlendirilerek karar verilmesi gerektiği belirtilerek kararın bozulmasına karar verilmiştir.

Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda ise asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne, ...’in asli müdahil sıfatı olmadığından hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiş; hüküm asıl davada davacı ... vekili, asıl ve birleşen davada davalı ... vekili ve müdahil ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Mahkemece verilen 16.04.2025 tarihli ek karar ile davalı ... vekilinin temyiz dilekçesi yönünden temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

6100 sayılı HMK’nın 373/6. maddesinde “Davanın esastan reddi veya kabulünü içeren bozmaya uyularak tesis olunan kararın önceki bozmayı ortadan kaldıracak şekilde yeniden bozulması üzerine alt mahkemece verilen kararın temyiz incelemesi her halde Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nca yapılır” düzenlemesi bulunmaktadır. Yukarda anlatılan dosya safahatı ve ilgili kanun maddesindeki düzenleme uyarınca temyiz incelemesinin Hukuk Genel Kurulu tarafından yapılması gerekmekte olup, dava dosyasının temyiz incelemesinin yapılması için Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'na GÖNDERİLMESİNE, 02.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§