Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

6. Hukuk Dairesi

Dosya2025/1559 E. 2026/1220 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/647 E., 2025/353 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 14. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2009/340 E., 2022/38 K.

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... dışındaki diğer davalılar ile müvekkili arasında imzalanan... Noterliği'nin 12.09.2001 tarih ve ... yevmiye numaralı arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca müvekkiline verilecek 15 numaralı dükkanın tadilat ruhsatı ile 13 numara olduğunu, inşaat %94 - %95 oranında tamamlanmışken, müvekkilinin dışında diğer davalılara Hazine tarafından yolsuz tescil iddiası ile dava açıldığını ve tüm bağımsız bölümler üzerine konulan ihtiyati tedbir nedeni ile müvekkilinin hiçbir iş yapamadığını, davalı ...'ın müvekkilinin vekili olup, 27.09.2007 tarihinde azledildiğini, azilnamenin aynı zamanda Çankaya 4. Bölge Tapu Sicil Müdürlüğü'ne bildirildiğini, davalı ...'in yargılama sırasında, dava konusu 13 no.lu dükkan üzerinden ihtiyati tedbir kaldırıldıktan sonra önce arsa sahipleri davalılardan kendi adına vekaletname aldığını, bu vekaletname ile kayınbiraderi ...'ı 31.01.2008 tarihli vekaletname ile alt vekil olarak tayin ettiğini ve bu vekaletnameyi kullanarak müvekkilinin alması gereken 13 numaralı dava konusu dükkanı 05.02.2008 tarihinde kendi adına aldığını, vekilin almış olduğu vekaletname ile kendi adına kazandırıcı işlem yapmasının mümkün olmadığını, arsa sahibi davalıların, davalı ...'in müvekkili şirket ile bir ilişkisi kalmadığını bilmelerine rağmen söz konusu gayrimenkulü müvekkili yerine 3. şahsa müvekkilinin bilgisi ve rızası dışında sattıklarını, davalıların sözleşmedeki yükümlülüklerine aykırı davrandıklarını ileri sürerek, davalı ... adına olan tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tescilini talep etmiş; yargılama sırasında dava konusu taşınmazın el değiştirmiş olması nedeniyle, davacı vekilince 21.11.2019 tarihli dilekçe ile HMK'nın 125. maddesi uyarınca seçimlik haklarını davaya tazminat davası olarak devam edilmesi yönünde kullandıklarını belirtilerek, bağımsız bölümün bedeli kadar dava tarihinden itibaren faizi ile birlikte tazminat talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; resmi kayıtlarda yüklenici olarak davacı firmanın görünmesine karşılık işi kendisinin yaptığını, tarafların sözlü güvenine dayalı olarak 12.09.2001 tarih ve ... yevmiye numaralı fesihnamesiyle arsa sahipleri ile ..... Turz. Ltd. Şti. arasındaki arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin feshedildiğini, hemen ardından arsa sahipleri ile davacı firmaya vekaleten müvekkili arasında .... Noterliği'nin 12.09.2001 tarih ve ... yevmiye numaralı arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin düzenlendiğini, sözleşme gereği yapılması gereken tüm işlerin müvekkili tarafından yapıldığını, yükleniciye düşen diğer bağımsız bölümlerin de arsa sahiplerinin müvekkiline verdikleri vekaletnameyle yine müvekkili tarafından satıldığını, davacının müvekkili ile yapılan inançlı işlem nedeniyle dava konusu taşınmazla ilgili hiçbir hak ve alacağının olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

2.Davalılar ..., ..., , ... vekili; iş bu davada müvekkillerine husumet yöneltilemeyeceğini, müvekkillerince davalı ...’a yapılmış bir satış olmadığını, ...’ın davacı şirketin yetkili vekili olduğunu, işin başından sonuna kadar olan dönemde arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereği davacı şirkete verilecek dairelerin satış yetkilerinin bu davalıya vekalet şeklinde verildiğini, satışların bu kişi tarafından gerçekleştirildiğini, vekaletten azle dair bir bildirim de yapılmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 15.02.2022 tarihli kararı ile davaya konu 263 40... parsel sayılı taşınmazın mülkiyetine ilişkin kesinleştirme şerhli karar sureti celp edilen Ankara 20. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2011/104 Esas, 2013/417 Karar sayılı kararı ile eldeki davada davalı arsa sahiplerinin tapu kayıtlarının iptali ile asıl malikler adına tescil kararı verildiği ve böylelikle eldeki davaya esas Ankara 15. Noterliğinin 12.09.20 01... yevmiye sayılı düzenleme şeklinde arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin arsa malikleri sözleşmede yer almadığından baştan itibaren geçersiz olduğu, davacı yüklenicinin haksız inşaat, sebepsiz zenginleşme veya haksız fiil nedeniyle tazminat hükümlerine göre her zaman dava ikame edebileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin 15.02.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 03.11.2022 tarihli kararı ile dava konusu bağımsız bölümün, davacı yüklenici ile davalı arsa sahibi paydaşlar arasında düzenlenen sözleşme kapsamında, davacı yükleniciye ait olacağının kararlaştırıldığı, yine bu sözleşme kapsamında davacı yüklenici şirket adına tüm işlemlerin, davacı şirket tarafından verilen vekaletname kapsamında davalılardan ... tarafından yapıldığı, davacı tarafça, davalı ...'ın azlinden, bu davalı dışındaki diğer davalıların haberdar edildiğine ilişkin dosyada delil bulunmadığından bu davalılara yönelik davanın reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu, bununla birlikte, dava konusu sözleşme, Ankara 20. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 18.06.2013 tarih ve 2011/104 Esas-2013/417 Karar sayılı kararı ve bu karardan önce verilen karara ilişkin Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin yukarıda açıklanan bozma kararları birlikte değerlendirildiğinde, davacı yüklenicinin davalılardan ...'a yönelik olarak tapu iptali (dava konusu bağımsız bölümün el değiştirmesi nedeniyle tazminat) talep edebileceği, davalı ...’ın sözleşme kapsamındaki tüm işlerin davalı ... tarafından davacıya vekaleten yapıldığı, taraflar arasında vekalet ilişkisi dışında başka bir akdi ilişki olduğunun ispatlanamadığı ve davaya konu bağımsız bölüm, dava dışı 3. kişiye satılmış olup, davacı tarafça bedele yönelik talepte bulunulmakla, davada talep edilen miktar dikkate alınarak davanın davalı ... yönünden kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davacı vekili istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın davalı ... yönünden kabulü ile, 20.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, diğer davalılar yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

Bölge Adliye Mahkemesinin 15.02.2022 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, davalı ... vekilinin tüm, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının yerinde görülmediği, davacı vekilince, tapu iptal ve tescil istemli dava açılmış ise de yargılama sırasında dava konusu taşınmazın dava dışı 3. kişiye devredilmesi nedeniyle HMK’nın 125. maddesi uyarınca taleplerini tazminat davasına dönüştürdüklerini bildirdikleri 25.11.2019 tarihli dilekçede bağımsız bölümün dava tarihindeki değerinin talep edildiği, bu durumda mahkemece, dava konusu bağımsız bölümün dava tarihindeki değeri tespit ettirilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru olmadığı gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı yüklenicinin davalılardan ...'a yönelik olarak tapu iptali (dava konusu bağımsız bölümün el değiştirmesi nedeniyle tazminat) talep edebileceği, davalı ...’ın sözleşme kapsamındaki tüm işlerinin davalı ... tarafından davacıya vekaleten yapıldığı, taraflar arasında vekalet ilişkisi dışında başka bir akdi ilişki olduğunun ispatlanamadığı, tapu iptal ve tescil istemli dava açılmış ise de yargılama sırasında dava konusu taşınmazın dava dışı 3. kişiye devredilmesi nedeniyle davacının HMK’nın 125. maddesi uyarınca taleplerini tazminat davasına dönüştürdüklerini bildirdikleri, 25.11.2019 tarihli dilekçede bağımsız bölümün dava tarihindeki değerinin talep edildiği, bozma ilamından sonra alınan ve denetime elverişli bilirkişi raporuna göre dava konusu bağımsız bölümün dava tarihindeki bedelinin 244.800,00 TL olarak tespit edildiği ve davalılar ..., ..., ..., ... ve ... mirasçıları dahili davalılar ..., ..., ..., ... ve ... yönünden davanın reddine dair verilen kararın Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 05.06.2024 tarih ve 2023/246 Esas, 2024/1967 Karar sayılı ilamı ile kesinleştiği gerekçesiyle davanın davalı ... yönünden kabulüne, diğer davalılar yönünden reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde;

a. Davacı ile müvekkili arasındaki inançlı işlem gereği davacının dava konusu taşınmazla ilgili hiçbir hak ve alacağı bulunmadığını, işi yapan kişinin müvekkili olduğunu,

b. Arsa sahipleri adına olan tapu kaydı mahkeme kararıyla iptal edildiğinden sözleşmenin başından itibaren geçersiz hale geldiğini,

c.Davacı, haklı kabul edilse bile arsa sahiplerinden inşaat maliyetini talep dışında bir hakkı bulunmadığını beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, vekalet görevinin kötüye kullanılmasına ilişkin tazminat istemine ilişkindir.

Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,02.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§