Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

6. Hukuk Dairesi

Dosya2025/1183 E. 2026/1182 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

SAYISI : 2024/1569 E., 2025/81 K.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı ... Gayrımenkul A.Ş. ve davalı ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili banka ile davalı şirket arasındaki 28.03.2008 tarihli Ekspertiz Hizmet Sözleşmesi kapsamında 19.06.2008 tarihinde ... Şubesi müşterisi ... Şirketi'ne kullandırılacak olan kredinin teminatı için ...'na ait Denizli İli, ... İlçesi, ... Köyü, 2223 parselde kayıtlı bir adet soğuk hava deposu, bir adet tek katlı kargir ev ve müştemilatı ile tarla için 23.06.2008 tarihli raporu ile taşınmazların rayiç değerinin 1.825.000,00 TL olarak belirlendiğini, davalının ekspertiz raporu esas alınarak taşınmaz üzerinde 2.727.000,00 TL bedelli ipotek tesis edilerek dava dışı şirkete toplam 588.000,00 TL kredi kullandırıldığını, geri ödemelerdeki düzensizlik nedeniyle kredi borçlusu şirket hakkında başlatılan ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takipte, 19.03.2009 tarihli kıymet takdir raporu ile taşınmazın içerisindeki makinalar ile beraber değerinin 488.750,00 TL olarak saptandığını ve davalı şirket tarafından düzenlenen ekspertiz raporunda taşınmazın değerinin çok fahiş saptandığının anlaşıldığını ve müvekkili bankanın hatalı bu rapor nedeniyle 04.01.2010 tarihi itibariyle zararının 967.104,00 TL'ye ulaştığını, davalıların güveni kötüye kullandıklarının sabit olduğunu, gerçek dışı rapor düzenlemek suretiyle teminat açığına neden olan davalıların cezalandırılmaları istemi ile Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunduklarını, davalıların eyleminin haksız fiil niteliğinde olup davalı firmanın kendi çalışanlarınca 3. kişilere verilen zararlardan sorumlu olduklarından fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100.000,00 TL tazminatın kredi kullandırım tarihi olan 30.07.2008 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP

1-Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; değerleme hizmetinin verildiği ve iddia edilen haksız fiilin vuku bulabileceği yerin Denizli olduğunu, davacı ile imzalanan ekspertiz hizmet sözleşmesinde İstanbul Merkez Mahkemelerinin ve icra dairelerinin yetkili kılındığını, HUMK'un 8,10, 21... . maddeleri göz önüne alındığında Antalya Mahkemelerinin yetkili olduğuna ilişkin hiçbir emare bulunmadığını, açılan davada yasa hükümleri uyarınca da, sözleşme hükümleri uyarınca da İstanbul Mahkemelerinin yetkili olduğunu ve dava dilekçesinin yetki yönünden reddi ile dosyanın yetkili İstanbul Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin ... Sigorta A.Ş. nezdinde Mesleki Sorumluluk Sigortası ile sigortalı olduğunu ve anılan şirketin davaya dahil edilmesi gerektiğini, davanın esası bakımından da yersiz olduğunu, davacının henüz muaccel bir zararının oluşmadığını, davacının haksız fiil iddiasının ispata muhtaç olduğunu, müvekkili şirketin davacının ihmalinden kaynaklanan zararlardan sorumlu tutulamayacağından davanın öncelikle yetki yönünden olmadığı taktirde esastan reddine karar verilmesini istemiştir.

2-Davalı ... cevap dilekçesinde; ikametgahının Denizli'de olduğunu, Antalya Mahkemelerinin yetkisiz olduğunu ve davanın yetki yönünden reddi ile dosyanın Denizli Mahkemelerine gönderilmesi gerektiğini, davanın esası yönünden de dayanaksız olduğunu, ekspertiz incelemesini mevzuata uygun olarak yaptığını, belirlediği değerin de günün şartlarına ve emsallerine göre uygun olduğundan davanın öncelikle yetki yönünden, olmadığı taktirde esastan reddine karar verilmesini istemiştir.

3-Davalı ..., usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 30.09.2010 tarihli kararı ile mahkemenin gerek davalıların ikametgahı gerekse haksız fiilin gerçekleştiği yer itibariyle yetkisiz olduğu, davalıların yetki itirazı süresi içinde yapıldığından ve haksız fiilin gerçekleştiği yer olan Denizli Mahkemelerinin tüm davalılar yönünden ortak yetkili mahkeme konumunda olduğundan dava dilekçesinin yetki yönünden reddine ve dosyanın Denizli Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.

IV. ONAMA VE ONAMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

İlk Derece Mahkemesinin 30.09.2010 tarihli kararının süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 05.07.2012 tarihli kararı ile dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillere gerektirici sebeplere göre, davacı ve davalı şirket vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmediğinden davacı ve davalı şirket vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün onanmasına karar verilmiştir.

Onama kararından sonra dosyanın yetkili Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesi sonrasında İlk Derece Mahkemesi 30.05.2023 tarihli kararında; davalı ...'nin, haksız fiil tarihi olan, söz konusu ekspertiz raporuna göre kredinin onaylandığı 30.07.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle, davalı ...Ş'nin de, 15.09.2009 tarihinde temerrüde düştüğünden bu tarihten itibaren işleyecek avans faiziyle davacının fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik talep ettiği 100.000,00 TL'den sorumlu oldukları, davalı ...'un ise, gerek kesinleşen ceza mahkemesi kararı gerekse, davalının davalı şirket ortağı olarak şirket adına davaya konu raporu imzalamış olması, raporu düzenleyenin diğer davalı ... olması, davacı banka ile davalı şirket arasında düzenlenen sözleşmeye göre, davalı şirketin bankanın doğacak zararlarını karşılamayı peşinen kabul ettiği, bu durumda davalının şirketin ortağı olması sebebiyle bile bile şirketi ve dolayısıyla kendisini borç altına sokacak kusurlu eylemde bulunmasının hayatın olağan akışına aykırı olması, haksız fiil hükümlerine göre davalıyı zarardan sorumlu tutmak için kusurun varlığı gerektiği, ancak davalının kusurunun ispatlanamamış olması nedeniyle davalı ... yönünden açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçeleriyle, davanın davalı ... yönünden reddine, davalılar ... Değerleme A.Ş. ve ... İnce yönünden ise davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili, davalı ... vekili ve davalı ... Gayrımenkul Değerleme A.Ş. Vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemiz 10.06.2024 tarihli, 2023/3698 Esas, 2024/2047 Karar sayılı kararı ile davalı şirket, davalı şirket yetkilisi ve SPK onaylı değerleme uzmanı tarafından yakın tarihli raporlara göre fahiş fark içeren rapor düzenlemiş olduğundan kusurlu bulundukları sabit olmakla, müteselsilen sorumlu tutulmaları gerekirken davalı ...'un sorumlu tutulmaması ve fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak açılan davada davanın kabulüne karar verilmiş olmasına rağmen farklı tespit ve hesaplamalar içeren bilirkişi raporlarından hangisine itibar edilerek karar verildiği açıklanmaksızın hüküm kurulmasının isabetli olmadığı, bu durumda mahkemece davacı bankanın alacağı esas alınarak bu kredi nedeniyle rehnedilen diğer taşınmazlardan yaptığı toplam tahsilat mahsup edilmek suretiyle bu davanın konusu taşınmazın icra dairesince yapılan kıymet takdiri ile davalı şirketin yaptığı 1.825.000,00 TL kıymet takdiri arasındaki farkın (davacı bankanın alacağını aşmayacak şekilde ) davalı şirket, şirket yetkilisi ve değerleme uzmanından müteselsilen tahsiline hükmetmesi gerektiği gerekçeleriyle kararın taraflar yararına bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi bozmaya uymak suretiyle yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... yönünden; kesinleşmiş ceza mahkemesi kararı ile davalının davacının zararından sorumlu olduğu, hükme esas alınan ... Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi'nden alınan 16.08.2021 tarihli Adli Tıp raporunda söz konusu imzanın ...'nin eli ürünü olduğunun tespit edildiği, dolayısıyla davalının, haksız fiil tarihi olan, söz konusu ekspertiz raporuna göre kredinin onaylandığı 30.07.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davacının fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik talep ettiği 100.000,00 TL'den sorumlu olduğu, davalı .... yönünden; davacı banka ile davalı şirket arasında imzalanan 28.03.2008 tarihli "Ekspertiz Hizmet Sözleşmesi"nin 5.5 maddesine göre; davalı şirketin, davacı bankanın doğacak her türlü zarar ve ziyanından sorumlu olduğu yönündeki düzenleme gereği, davacı bankanın zararından sorumlu olduğu, mahkemece, davacı bankanın, 19.03.2009 tarihinde icra dosyasında düzenlenen kıymet takdiri raporu ile zararı öğrendiği, bunun üzerine 03.09.2009 tarihli ihtarname ile davalı şirketten zararını talep ettiği, ihtarnamenin 07.09.2009 tarihinde davalı şirkete tebliğ edildiği ve ihtarnamede tanınan 7 günlük süreye göre 15.09.2009 tarihinde temerrüde düştüğünden bu tarihten itibaren işleyecek avans faiziyle, davacının fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik talep ettiği 100.000,00 TL'den sorumlu olduğu, davalı ... yönünden ise; hakkında ceza mahkemesince beraat kararı verilmiş ise de mahkemenin ceza mahkemesince verilen beraat kararı ile bağlı olmadığı, dosyadaki deliller ve yapılan yargılama ile Yüksek Yargıtay'ın bozma ilamı birlikte değerlendirildiğinde, davalı ...'un da fahiş fark içeren değerleme raporunda imzası bulunması nedeniyle meydana gelen olayda kusurlu ve davacının zararından sorumlu olduğu, davalının, haksız fiil tarihi olan, söz konusu ekspertiz raporuna göre kredinin onaylandığı 30.07.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle, davacının fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, şimdilik talep ettiği 100.000,00 TL'den sorumlu olduğu, Antalya 5. İcra Müdürlüğü'nün 2009/2481 Esas sayılı ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip dosyasında düzenlenen 07.12.2009 tarihli rehin açığı belgesine göre davacı bankanın geriye kalan alacağının 1.081.340,32 TL olduğunun bildirildiği, Yargıtay bozma ilamına göre davalı şirketin yaptığı 1.825.000,00 TL kıymet takdirinden, icra dairesince yapılan 488.750,00 TL kıymet takdiri düşüldüğünde aradaki farkın 1.336.250,00 TL olduğu, ancak bankanın karşılanamayan zararının rehin açığı belgesindeki 1.081.340,32 TL olduğu, davacının davalılardan 1.081.340,32 TL'nin müştereken ve müteselsilen tahsilini talep edebileceği kanaatine varıldığı, davacı banka fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik 100.000,00 TL talep ettiğinden, taleple bağlı kalınarak 100.000,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

1-Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; raporlarda müvekkiline atfen atılan imzaların müvekkiline ait olmayıp sahte olduğunu, ceza dosyasındaki rapor üzerindeki incelemelerin de imzaların sahte olarak üretildiğini farkettiklerini, imzanın kaşe ürünü olmasına rağmen düzenlenen raporlarda bu hususun gözardı edildiğini, raporun hatalı ve eksik inceleme ile düzenlendiğini ve yanılgılı karar verildiğini beyan etmektedir.

2-Davalı ... Gayrımenkul Değerleme A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde; dosyada alınan raporlarda davacının %50 kusurlu olduğu yönünde tespit yapıldığını, 5411 sayılı Kanun'un 51. maddesi gereği kredi açma onay yetki ve tedbir alma yükümlülüğünün davacıya ait olduğunu, yasa ile davacıya ait olduğu belirtilen yükümlülüğün sözleşme ile bertaraf edilmesinin mümkün olmadığını, kredinin tüm yükünün basit bir ekspertiz raporuna yüklenemeyeceğini, kredinin sözleşme ile sigorlatılmaya çalışıldığını, davacının müşterisinin risk analizini yapmadığını, kredinin tüm yükünün 3. kişiye ait taşınmaza yükletildiğini, değeri yüksek bir taşınmaz ipotek alınırken tek ekspertiz raporu ile yetinilerek başkaca rapor almamasının davacının kusurlu olduğunu gösterdiğini, davacının müterafik kusurunun dikkate alınması gerektiğini, dosyadaki raporlar arasındaki çelişki giderilmeden karar verilmesinin hatalı olduğunu, davacı zararının ekspertiz raporundaki değer ile satış dosyalarındaki raporlardaki değer arasındaki fark kadar olduğu tespitinin hatalı olduğunu, nitekim taşınmazın değerinin tamamının kredi olarak verilmediğini, kanun ve yönetmeliklere göre bu oranın %50 olup, bankanın riskini %25 daha artırabileceğini, teminat kadar kredi tesis edilmesinin bankanın yasaya aykırı davranışı olup kusurlu olduğunu, zarar hesaplama şeklinin yanlış olduğunu, davacının bankacılık prosedürlerine ve mevzuata aykırı işlemleri ile oluşturduğu fazladan zararın müvekkiline yüklenmesinin hukuka aykırı olduğunu beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, ekspertiz hizmet sözleşmesi nedeniyle uğranılan zararın tahsili istemine ilişkindir.

1. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı, anlaşılmakla davalı ... Gayrımenkul A.Ş. ve davalı ... vekillerinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak karar verilmiş olmakla birlikte, dairenin bozma ilamında davacı bankanın alacağı esas alınarak bu kredi nedeniyle rehnedilen diğer taşınmazlardan yaptığı toplam tahsilat mahsup edilmek suretiyle bankanın gerçek zararının tespitine karar verilmesi gerektiği belirtilmiş olup, İlk Derece Mahkemesi karar gerekçesinde davacının bu davaya konu kredi nedeniyle farklı taşınmazlar üzerindeki ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takipleri neticesinde Antalya 5. İcra Müdürlüğü'nün 2009/2479 Esas sayılı dosyasından, Antalya-...-... Köyü, 1137 ada, 1 parsel, A blok, 1 no.lu bağımsız bölümün 51.200,00 TL'ye ve Antalya-... Mahallesi, 6843 ada, 12 parsel, 1. kat, 6 no.lu bağımsız bölümün ise 2009/2480 Esas sayılı dosyasından 47.000,00 TL'ye satılarak tahsilat yapıldığı hususuna yer verilmediği, ancak dosyadaki 22.06.2018 tarihli bilirkişi raporunda davacının ipotekli taşınmazların satışlarından 200.000,00 TL, 51.200,00 TL ve 47.000,00 TL tahsilatların yapıldığı, rehin açığı belgesinin düzenlenme tarihi olan 07.12.2009 tarihi itibariyle tespit edilen 1.272.331,41 TL davacı banka alacağından, dava konusu kredi tutarı için ipotekli taşınmazların satışından elde edilen toplam satış tutarı olan 298.200,00 TL düşüldüğünde, davacının 974.131,41 TL zararını talep etmekte haklı olduğu tespit edilmiş olmakla, davacının davalılardan talep edebileceği zararının açıklanan şekilde hesaplanması gerekirken, mahkemenin isabetli görülmeyen gerekçesi ile rehin açığı belgesindeki 1.081.340,32 TL olarak hesaplanarak karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bozulması gerekmiştir.

Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na eklenen Geçici 3. maddesi atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438/9. maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR

1. Değerlendirme ve gerekçe bölümünün 1 no.lu bendinde açıklanan nedenlerle, davalı ... Gayrımenkul A.Ş. ve davalı ... vekillerinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Değerlendirme ve gerekçe bölümünün 2 no.lu bendinde açıklanan nedenlerle davalı ... Gayrımenkul A.Ş. ve davalı ... vekillerinin İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, gerekçesinin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

İstek halinde peşin alınan temyiz harcının ilgililere iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,01.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§