Logo
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

6. Hukuk Dairesi

Dosya2023/3 E. 2024/3 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve temyiz incelenmesinden geçen rücuen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket arasında hizmet alım sözleşmesi bulunduğunu, sözleşme kapsamında davalı tarafından çalıştırılan dava dışı işçilerin müvekkili aleyhine açtığı işçilik alacakları ile ilgili davanın işçi lehine sonuçlandığını ve bu kapsamda müvekkili tarafından dava dışı işçilere icra takibi sonucunda ödeme yapıldığını, yapılan bu ödemeden sözleşme hükümlerine göre davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek müvekkili tarafından ödenen bedelin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesi vermemiştir.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemenin 21.04.2016 tarih ve 2014/293 E., 2016/506 K. Sayılı kararı ile davalı ile davacı arasında imzalanan bir kısım hizmet sözleşmeleri ve eki olan şartnamelerde kıdem tazminatı vb. işçilik haklarından yüklenicinin sorumlu olacağına dair düzenlemelere yer verildiği, bu yönde hüküm bulunan hallerde ilgili davalı yüklenicinin ödenen tüm bedelden sorumlu olduğunun kabulü gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay 15. (Kapatılan) Hukuk Dairesi'nin 2021/486 Esas, 2021/598 Karar sayılı kararı ile davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğu, kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yüklenicilerin işverene karşı sorumlu oldukları, yıllık izin ücretinden ve ihbar tazminatından son yüklenicinin sorumlu olduğu, bunların dışında hafta tatil ücreti, ücret alacağı, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yükleniciler işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu olduğu, işçinin işe iade edilmemesi nedeniyle işçiye ödenen bedelden tarafların yarı yarıya sorumlu tutulmaları gerektiği, uyuşmazlığın bu ilkeler çerçevesinde çözüme kavuşturulması gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, bozma ilamı ve bilirkişi raporu doğrultusunda dava dışı işçi ... için davacının davalı şirketten ödeme nedeniyle rücu alacağının olmadığı, dava dışı işçi ...için 411,66 TL, dava dışı işçi ... için 408,35 TL, dava dışı işçi ...için 607,47 TL, dava dışı işçi ... için 800,58 TL rücu alacağının olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 2.228,06 TL alacağın 22.10.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan alınarak davacı kuruma ödenmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuran

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava dışı işçi ...'ye yapılan ödeme yönünden verilen ret kararının hatalı olduğunu, işçinin yüklenicinin işçisi olup işten çıkarılmasında davacının müdahalesi ve sorumluluğu bulunmadığını, ... mahkemesi dosyasına konu ödemenin tamamında davalının sorumlu olduğunu, rücu davasına konu 936,29 TL zaten dosya borcunun yarısı olduğunu, diğer işçiler yönünde yapılan ödemenin tamamından davalının sorumlu olduğunu, davanın tamamın kabul edilmesi gerekirken kısmen redde ilişkin kararın usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı şirketin müvekkili şirketten rücuen isteyebileceği alacak kalemi bulunmadığını, müvekkilinin bozma ilamına uygun olarak ödeme yaptığı için sorumluluğunun kalmadığını, müvekkili şirketin temerrüde düşürülmediğinden ödeme tarihinden itibaren faiz işletilmesi talebinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesi uyarınca dava dışı işçilere ödenen işçilik alacaklarının rücuen tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun geçici 3 ncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun (1086 sayılı Kanun) 427 nci ve devamı maddeleri.

3. Değerlendirme

1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun geçici 3 ncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanunun 428 nci maddesi ile 439 ncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen kararın tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına, kararda belirtilen gerekçelere ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına göre usul ve kanuna uygun olup ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle,

Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalı tarafa yükletilmesine

Temyiz eden davacı taraf harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

Karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,

08.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§