Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

6. Ceza Dairesi

Dosya2025/7350 E. 2026/289 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2024/335 E., 2024/731 K.

SUÇ : Tehdit

HÜKÜM : Mahkumiyet

İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Düşme

İTİRAZA KONU KARAR : Ret

İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

Yargıtay 6. Ceza Dairesinin, 01.12.2025 tarihli kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308/1. maddesinde belirtilen kanunî süresinde yapılan itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308/2. maddesi gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İTİRAZ SEBEPLERİ

A. İtiraz Sebepleri

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusu, temyiz süresinin hatalı yazılması suretiyle temyiz edenin yanıltıldığı ve temyiz dilekçesinin süresinde verildiğinin kabul edilmesi gerektiğinden bahisle süre yönünden ret ilamının kaldırılmasına ve sanık müdafiinin temyiz isteminin süresinde kabul edilerek zamanaşımı nedeniyle düşme karar verilmesi talebine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.12.2022 tarihli ve 2020/8-217 Esas, 2022/817 Karar sayılı kararı başta olmak üzere, 14.06.2022 tarihli ve 2022/1-282 Esas, 2022/4 36... .01.2018 tarihli ve 2015/9-188 Esas, 2018/9 Karar, 23.06.2015 tarihli ve 2014/16HD-325 Esas, 2015/242 Karar sayılı kararlarında da vurgulandığı üzere; mesleği bir kamu hizmeti niteliğindeki avukat olan, sanığın savunmasını üstlenen ve bu bağlamda savunma ve kanun yollarına başvurma açısından yeterli düzeyde hukuki bilgiye sahip olan müdafinin temyiz süresini bilmemesi düşünülemeyeceğinden, kanun yolu bildirimindeki bu durum müdafi açısından bir yanılgı ve bu kapsamda hakkın kullanılması yönünden bir engel oluşturmayacaktır. Kaldı ki sanık müdafii tarafından kanun yolu bildiriminde yer alan ifade nedeniyle temyiz süresinin ne kadar olduğu hususunda bir duraksama yaşandığına ilişkin eski hâle getirme talebinde de bulunulmamıştır. Bu bağlamda Karamürsel 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.05.2024 tarihli ve 2024/335 Esas, 2024/731 Karar sayılı kararındaki kanun yolu bildiriminin yasal ve yeterli olduğu anlaşıldığından, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.

II. KARAR

Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ oy çokluğuyla REDDİNE,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 308/3. maddesi uyarınca Yargıtay 6. Ceza Dairesinin, 01.12.2025 tarihli ve 2024/4471 Esas, 2025/10439 Karar sayılı ret kararı ile ilgili itirazı incelemek üzere dava dosyasının, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

12.01.2026 tarihinde karar verildi.

KARŞI OY:

Yukarıda esas numarası yazılı dosyamızda sanık müdafiinin süresinde yapılmadığı nedeniyle temyizin reddine dair Dairemizin 01.12.2025 tarihli kararına, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 26.12.2025 tarihli itirazda, Karamürsel 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.05.2024 tarih ve 2024/335 esas sayılı dosyasında karar eteğinde sanık müdafiinin onbeş gün içerisinde temyiz yoluna başvurabileceğinin açıklandığı, sanık müdafiinin ise dosyayı bir hafta geçtikten sonra 8. gün temyiz ettiği, dosyanın suç tarihinin 30.01.2013 tarihli olması nedeniyle bir haftalık temyiz süresine tabi olduğu sanık müdafii tarafından 10.05.2024 tarihinde süresinden sonra temyiz edildiğinden bahisle temyizin Dairemizce 01.12.2025 tarihinde ret edilmiş ise de, mahkeme tarafından karar eteğinde temyiz süresinin onbeş gün olduğu açık ve net bir şekilde belirtildiği sanık müdafiinin görevi nedeniyle temyiz süreni bildiğini kabul etmenin ise mümkün olmadığı çünkü Yargıtay tarafından bile CMUK dönemine ilişkin dosyalarda temyiz süresinin bir haftamı yoksa onbeş gün mü olduğuna dair çelişkilerin halende devam ettiği göz önünde bulundurulduğunda görevi gereği temyiz süresini açık ve net olarak bildirmek zorunda olan mahkemenin yanıldığı kabul edilirken görevi gereği sanık müdafiinin yanıldığının kabul edilmemesi açık bir eşitsizlik olacağından çoğunluk kararına itirazın kabul edilmesi gerektiği kanaatiyle muhalifim.

§