Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

6. Ceza Dairesi

Dosya2025/7349 E. 2026/741 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2024/197 E., 2024/391 K.

SUÇ : Nitelikli yağmaya teşebbüs

HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

Yargıtay 6. Ceza Dairesinin, 05.11.2025 tarihli ve 2025/641 Esas, 2025/9465 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.12.2025 tarihli ve 6-2025/13539 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde;

I. İTİRAZ

A. İtiraz Sebepleri

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusu,''Suç tarihinden önce Sanık ...'ın kardeşi ... ile birlikte ürettiği bahçede yetişen ürün alış verişinden dolayı katılanla aralarında ihtilaf bulunduğu, sanıkların bahçede olgunlaşan elmaları toplattırıp katılan tarafa teslim etmek için hazırladıkları sırada katılan tarafın ürün satışından vageçtiği, vermiş olduğu 30.000,00 TL kaporayı talep etmediği, satış dolayısıyla verilen kıymetli evrakın bedelini ödemediği, bilahare söz konusu kıymetli evrakın açılan menfi tespit davasında iptal edildiği, sanıkların bu sebeple zarara uğradıklarını katılana bildirip zararlarının giderilmesini talep ettikleri, ancak iş bu zararın giderilmemesinden ötürü aralarında husumet geliştiği, suç tarihinde sanık ...'ın katılanın aracının ön koltuğuna bindikten sonra "parayı ver lan anasını avradını sinkaf ettiğim" şeklinde söz söyledikten sonra katılanın "size borcum yok" demesi üzerine sanığın yumrukla katılanı darp etmeye başladığı, akabinde diğer sanık ...'nın da şoför kapısını açarak katılanı birlikte darp ettikleri, ardından sanık ...'ın taşıttan inip sanık ...'yla beraber iş yerine döndüğü, onları takiben katılanın da taşıttan indiği ve iş yerine girdiği, sanıkların iş yeri içerisinde katılana "Seni öldüreceğiz!" dedikleri ve ele geçmeyen demir çubuklarla onu darp etmeyi sürdürdükleri, ardından sanık ...'ın yine demir çubukla vurarak katılanı taşıtına kadar kovaladığı ve sanık ...'yla beraber iş yerine döndüğü, katılanın bu süreçte sanıklar tarafından ... Şehir Hastanesinin 29/07/2019 tarihli raporuna göre basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek ve 1. derece kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığı şeklinde gerçekleşen dava konusu olayda; sanıkların yağma suçunu bahçedeki ürünün satışının iptal edilmesinden, bekleme sebebiyle ürünlerde oluşan değer kaybı ve toplama masrafları dolayısıyla oluşan zararı tahsil için eylemi gerçekleştirdikleri bu nedenle yağma eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 150/2. Maddesi kapsamında daha az cezayı gerektiren halini oluşturduğu,'' gerekçesiyle hükümlerin bozulması gerektiğinden bahisle onama ilamının kaldırılması talebine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Sanık ...'ın, kendisinin taraf olmadığı, kardeşi olan dava dışı ... ve katılan ... arasında 2011 yılında gerçekleşen ticari bir alışverişten dolayı katılan ile ... aralarında bir alacak-borç anlaşmazlığı bulunduğu, bu anlaşmazlığın yargıya yansıdığı ve ilgili davaların da Yargıtayın ilgili hukuk dairelerinin incelemesinden geçerek 20 15... yıllarında katılan lehine sonuçlandığı halde ve uyuşmazlığın üzerinden geçen zamana rağmen sanık ...'ın hukuki dayanaktan yoksun şekilde katılan ...'ın kendisine 300.000 lira borçlu bulunduğu düşüncesinde olduğu,

19.06.2019 günü saat 12.30 sıralarında katılan ...'ın taşıtıyla ... il merkezi, Sanayi mahallesine gittiği, işlerini halletmek için taşıtını mezkur mahalledeki 3241. sokak, 30 numaralı adreste bulunan, sanık ...'ın, oğlu olan sanık ...'la beraber işlettiği, .... Oto isimli iş yeri önüne park ettiği, bilahare geri dönüp taşıta sol ön kapısından bindiği, katılanın oradan ayrılacağı sırada sanık ...'ın onu gördüğü ve koşarak sağ ön yolcu kapısından aynı taşıta bindiği, katılana taşıt içerisinde "Parayı ver lan anasını-avradını s***tiğim!" dediği ve katılanın kendisine borçlu olmadığını söylemesi üzerine onu yumruklamaya başladığı, onları gören sanık ...'nın da taşıta doğru gidip sol ön kapıyı açarak katılanı taşıttan dışarı doğru çekmeye çalıştığı ve ona yumruk attığı, ardından sanık ...'ın taşıttan inip sanık ...'yla beraber iş yerine döndüğü, onları takiben katılanın da taşıttan indiği ve muhtemelen tepki göstermek için iş yerine girdiği, sanıkların iş yeri içerisinde katılana "Seni öldüreceğiz!" dedikleri ve ele geçmeyen demir çubuklarla onu darp etmeyi sürdürdükleri, ardından sanık ...'ın yine demir çubukla vurarak katılanı taşıtına kadar kovaladığı ve sanık ...'yla beraber iş yerine döndüğü, katılanın da bu süreçte sanıklar tarafından vücudunda 1. derece hafif kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığı anlaşılmıştır. Bu şekilde gerçekleşen dava konusu olayda sanıkların sanık ...'ın katılan ...'a, onun kendisine borçlu olmadığı 300.000 lirayı ödemesini sağlamak amacıyla katılanı diğer sanık ile birlikte darp etmeleri şeklindeki eylemlerinin nitelikli yağmaya teşebbüs suçunu oluşturması nedeniyle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.

II. KARAR

1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ oy çokluğu ile REDDİNE,

2. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 308 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Yargıtay 6. Ceza Dairesinin, 05.11.2025 tarihli ve 2025/641 Esas, 2025/9465 Karar sayılı sayılı bozma kararı ile ilgili itirazı incelemek üzere dava dosyasının, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

21.01.2026 tarihinde karar verildi.

K A R Ş I O Y

Suç tarihinden önce Sanık ...'ın kardeşi ... ile birlikte ürettiği bahçede yetişen ürün alış verişinden dolayı katılanla aralarında ihtilaf bulunduğu, sanıkların bahçede olgunlaşan elmaları toplattırıp katılan tarafa teslim etmek için hazırladıkları sırada katılan tarafın ürün satışından vazgeçtiği, vermiş olduğu 30.000,00 TL kaporayı talep etmediği, satış dolayısıyla verilen kıymetli evrakın bedelini ödemediği, bilahare söz konusu kıymetli evrakın açılan menfi tespit davasında iptal edildiği, sanıkların bu sebeple zarara uğradıklarını katılana bildirip zararlarının giderilmesini talep ettikleri, ancak iş bu zararın giderilmemesinden ötürü aralarında husumet geliştiği, suç tarihinde sanık ...'ın katılanın aracının ön koltuğuna bindikten sonra "parayı ver lan anasını avradını sinkaf ettiğim" şeklinde söz söyledikten sonra katılanın "size borcum yok" demesi üzerine sanığın yumrukla katılanı darp etmeye başladığı, akabinde diğer sanık ...'nın da şoför kapısını açarak katılanı birlikte darp ettikleri, ardından sanık ...'ın taşıttan inip sanık ...'yla beraber iş yerine döndüğü, onları takiben katılanın da taşıttan indiği ve iş yerine girdiği, sanıkların iş yeri içerisinde katılana "Seni öldüreceğiz!" dedikleri ve ele geçmeyen demir çubuklarla onu darp etmeyi sürdürdükleri, ardından sanık ...'ın yine demir çubukla vurarak katılanı taşıtına kadar kovaladığı ve sanık ...'yla beraber iş yerine döndüğü, katılanın bu süreçte sanıklar tarafından ... Şehir Hastanesinin 29.07.2019 tarihli raporuna göre basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek ve 1. derece kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığı şeklinde gerçekleşen dava konusu olayda; sanıkların yağma suçunu bahçedeki ürünün satışının iptal edilmesinden, bekleme sebebiyle ürünlerde oluşan değer kaybı ve toplama masrafları dolayısıyla oluşan zararı tahsil için eylemi gerçekleştirdikleri bu nedenle yağma eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 150/2. maddesi kapsamında daha az cezayı gerektiren yağma suçunun nitelikli halini oluşturduğu anlaşılmakla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının kabulüne karar verilerek ilk derece mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşüncesinde olduğumdan sayın çoğunluğun görüşüne iştirak edilmemiştir.

§