"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2025/328 E., 2025/464 K.
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanık müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun'un 94. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Bozma
Batman 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.12.2021 tarihli mahkumiyet kararının istinaf edilmesi üzerine, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 12.04.2023 tarihli kararının, sanık müdafi tarafından temyizi sonrasında, Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 07.05.2025 tarihli kararı ile bozulmasına ve dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
B. Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
Bozma üzerine, Batman 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.10.2025 tarihli ve 2025/328 Esas, 2025/464 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-d, 53... . maddeleri uyarınca 11 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanık Müdafinin Temyiz İstemi
Sanık müdafinin temyiz istemi, sanık hakkında verilen mahkûmiyet kararının hukuka aykırı olduğuna, delillerin hatalı değerlendirildiğine, yağma suçunun yasal unsurlarının oluşmadığına, savunma hakkının kısıtlandığına, etkin pişmanlık şartlarının görmezden gelinerek, suçun vasıf ve mahiyetinde hatalı değerlendirmeler yapıldığına, tanığın beyanlarının olay tarihinde soruşturmada Türkçe bilmemesine rağmen tercümansız ve yeminsiz alındığına, mağdurun beyanlarının çelişkili ve şüpheli olduğuna, tanığın ve mağdurun beyanlarının dosyaya konu darp raporu ile uyuşmadığına ve mağdurda darp ve cebir izinin olmadığına, yalnızca alınan ilk beyanlar esas alınarak gerekçe kurulduğuna, dosyada mevcut somut delillerin göz ardı edilmesinin hukuka aykırı olduğuna, aksi kanaatte olunacak ise, suçu kabul mahiyetine gelmemek kaydıyla, suçun hukuki niteliğinde hataya düşüldüğüne, hırsızlık suçunun oluşabileceğine, bu yönde de aksi düşünülecekse, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği sanık hakkında lehe olan hükümlerin uygulanması gerektiği gözetilerek suçun vasıf mahiyetinin basit yağma suçunu oluşturduğuna, hukuka aykırı şekilde elde edilmiş deliller ile yargılama yapılamayacağına ve hükmün bu delillere dayandırılamayacağına, temyiz incelemesinin mürafaalı yapılmasına ve kararın bozularak, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdiri ile İlk Derece Mahkemesinin kararına göre; suçun, sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Dosya kapsamına göre, sanığın babası olan mağdurun vefat ettiği ve mağdurun eşi olan sanığın annesinin, bozma sonrası hüküm kurulmadan önce 08.10.2025 tarihinde, sanığın zararı giderdiğini içeren dilekçe verdiğinin anlaşılması karşısında, ........ huzurda beyanlarının alınarak, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 168. maddesinde tanımlanan etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması koşullarının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Batman 1. Ağır Ceza Mahkemesinin kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 302/2. maddesi gereği Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
21.01.2026 tarihinde karar verildi.