Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

6. Ceza Dairesi

Dosya2025/7225 E. 2026/351 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SUÇLAR : Nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma

HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama, bozma

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

A. İlk Derece

Bakırköy 18. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.02.2025 tarihli ve 2024/390 Esas, 2025/77 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-a-c-d-h, 62, 53. maddeleri uyarınca 10 yıl (iki kez); kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109/2, 109/3-a.b, 62, 53. maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay (4 kez); aynı Kanun'un 109/3, 109/3-a.b.f, 62 maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay (4 kez) hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

B. İstinaf

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 24.10.2025 tarihli ve 2025/3918 Esas, 2025/2394 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Sanık ve Müdafinin Temyiz Sebepleri

Şüpheden sanık yararlanır ilkesi uyarınca sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerekiğine, sanığın yurt dışını gitmek amacıyla olay yerinde bulunduğuna, bir kısım mağdurların sanığı görmediğine soyut ve gerçeğe aykırı beyanlara itibar edilerek sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurduğuna, somut delilin bulunmadığına, çelişkili tanık beyanlarına itibar edildiğine, gerçekleşme şekli aydınlatılmayan iddialar sanık aleyhine yorumlandığına, mahkumiyet için yeterli delilin bulunmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi uyarınca sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, zincirleme suç hükümleri ve tüm lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine usul ve yasaya aykırı kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

1. Nitelikli Yağma ve Mağdurlar ..., ..., ..., A......... ...'ye Yönelik Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılına Suçları Yönünden;

Sanık ve suç arkadaşlarının, yurt dışına götürme vaadiyle iki farklı aileyi olayın geçtiği konuta getirdikten sonra yukarıda adı geçen mağdurların ellerini ayrı ayrı bağlayıp konut içerisinde tutmaları şeklinde gerçekleştirdikleri eylemlerinde; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden mağdur sayısınca hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmamıştır.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, yeterli inceleme ve araştırmanın yapıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasıflarının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Mağdurlar ..., ... ve ...’ye Yönelik Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçları Yönünden;

Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

Tüm dosya kapsamına göre; sanık ve suç arkadaşlarının, çocuk olan mağdurlar ..., ... ve M.... .... sadece aynı konut içerisinde tutmak suretiyle tek bir eylemle birden fazla mağdur çocuğa karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlendiği kabul edilip Türk Ceza Kanunu'nun 43/2 maddesi uyarınca cezalandırılması yerine, her bir mağdura karşı ayrı eylem olarak değerlendirilmek suretiyle ayrı ayrı cezalandırılmasına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

III. KARAR

A.Nitelikli Yağma ve Mağdurlar ..., ..., ..., ..., ...’ye Yönelik Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçları Yönünden;

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, İstinaf Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararında, sanık ve müdafıisi tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun’un 2 88... . maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak nitelikli yağma suçu yönünden oy birliğiyle, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

B.Mağdurlar ..., ... ve ...'ye Yönelik Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçları Yönünden;

Gerekçe bölümünün (B-2) başlığında açıklanan nedenle, sanık ve müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye kısmen aykırı olarak farklı gerekçe ile oy çokluğuyla BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakırköy 18. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

12.01.2026 tarihinde karar verildi.

K A R Ş I O Y

Sanık ve suç arkadaşlarının yurt dışına götürme vaadiyle iki farklı aileyi farklı zaman diliminde olayın geçtiği konuta getirdikleri, iki farklı ailenin anne ve babaları ile yaşı büyük çocuğun ellerini bağladıkları

ve bu şekilde hürriyeti tahdit suçunun işlendiği olayda; sanık ve suç arkadaşlarının ayrı zaman diliminde getirdikleri iki farklı aileye, tek bir fiille aile bireylerinin hürriyetlerinden alıkoydukları dikkate alındığında; sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden iki farklı aileye yönelik zincirleme şekilde iki kez kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkûmiyet kararı verilmesi gerekirken, bir kısım mağdurlar yönünden mağdur sayısınca, bir kısım mağdurlar yönünden zincirleme suçu hükümlerinin uygulanmasını kabul eden sayın çoğunluğun bu yöndeki görüşüne iştirak etmiyorum.

§