"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2025/123 E., 2025/313 K.
SUÇ : Kamu malına zarar verme
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanığa yüklenen 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 152/1, 152/2-a maddesinde düzenlenen yakarak kamu malına zarar verme suçunun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre; 15 yıllık asli zamanaşımına tabi olduğu anlaşıldığından bozmaya konu 06.06.2016 tarihinden 17.04.2025 tarihine kadar 8 yıllık asli zamanaşımın geçtiği halde mahkumiyet kararı verilmesi kanuna aykırı olduğundan zamanaşımı nedeniyle kamu davasının düşürülmesine karar verilmesi yönündeki Tebliğname görüşüne iştirak edilmemiştir.
Dosyada bulunan 29.10.2015 tarihli tutanakta sanığın olay sonrasında görevlilerin sorularına cevap vermediği, kendini kastığı, sabit bir noktaya baktığı ve ileri geri gitmeye çalıştığı, akabinde hastaneye sevk edildiği, akineton iğne yapıldığı ve psikiyatri polikliniğine kontrolünün önerildiğinin belirtildiği, ayrıca sanığın babası tarafından sanığın daha önceden psikolojik tedavi gördüğü, akli melekelerinin yerinde olmadığı ve bu nedenle akıl sağlığına ilişkin rapor alınması gerektiği yönünde mahkemeye dilekçe sunulduğu anlaşılmakla sanığın Adli Tıp Kurumu İhtisas Kurulu'na veya tam teşekküllü Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi'ne ya da üniversite hastanelerinin ilgili bölümlerine sevki ile suç tarihi itibarıyla işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılamasını engelleyen veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğini önemli derecede azaltan 5237 sayılı Kanun'un 32. maddesi kapsamında herhangi bir akıl hastalığı bulunup bulunmadığına dair sağlık kurulu raporunun aldırılarak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
13.01.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.