"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2025/2700 E., 2025/2245 K.
SUÇLAR : Nitelikli tehdit, 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkındaki Kanun'a Muhalefet
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Bozma
Finike Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.10.2021 tarihli ve 2021/272 Esas, 2021/972 Karar sayılı kararının o yer Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi tarafından duruşma açarak verilen kararın Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi sonrasında, Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 07.05.2025 tarihli kararı ile bozulmasına ve dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
B. Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
Bozma üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 10.09.2025 tarihli ve 2025/2700 Esas, 2025/2245 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli tehdit suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106/2-a, 43/2-1, 62/1 53. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkındaki Kanun'a muhalefet suçundan, 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkındaki Kanun'un 13/1, 62/1 53. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ve 500,00 TL Adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Yeterli delil olmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin gözetilmediğine, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda, hukuka aykırılık görülmemiştir.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin kararında, sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/4. maddesi uyarınca Finike Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
14.01.2026 tarihinde karar verildi.
K A R Ş I O Y
Taraflar arasında husumet olduğu, sanığın atılı suçları kabul etmediği, olay günü aracı ...'un kullandığı, yan koltukta ...'nın oturduğu, ...'nın tam arkasında koltukta sanığın oturduğu, katılanların beyanları doğrultusunda ...'nın arkasında oturan kişinin elindeki silahı görmesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığı, katılanların soyut beyanları dışında sanığın isnat olunan suçları işlediğine dair mahkûmiyetine yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, olayda şüphenin söz konusu olduğu, şüpheden sanığın yararlanması gerekeceği şeklindeki genel ceza hukuku ilkesi de gözetilerek, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğinden sayın çoğunluğun görüşüne iştirak edilmemiştir.