Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

6. Ceza Dairesi

Dosya2025/6816 E. 2026/617 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2023/455 E. 2025/380 K.

SUÇ : Nitelikli yağmaya teşebbüs

HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. Sanık ... Hakkında Nitelikli Yağmaya Teşebbüs Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükmüne Yönelik Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden

Olay tarihinde, mağdur ...'ın temyizdışı sanıklar .......... ve......... ile gayri resmi ortaklık kurup birlikte yemek dağıtım işi yaptıkları, ancak ilerleyen süreçte anlaşmazlıkların yaşanması üzerine mağdurun çek vererek ortaklıktan ayrılma anlaşması yaptıkları, mağdurun anlaşma uyarınca verilen çeke konu parayı kendilerine ödemiş olduğu, bundan sonra ... ve .. mağduran haksız olarak 350.000-TL daha istedikleri ve mağdurun vermemesi üzerine de ... kardeşi olan sanık ...'in cezaevi arkadaşı ...ram'ı zorla 350.000,00 TL yi tahsil etmesi için istekte bulunması üzerine hep birlikte mağdurun bu parayı vermesi için tehdit ettikleri, bunun üzerine mağdurun tanık ... öneresi ile sanık ... ve dosya dışı sanıklar ....... ve ........ yardım istediği, ......... ve ... devreye girerek diğer şahısların 350.000,00 TL yi zorla mağdurdan almalarını engellemeye çalıştıkları ve bu bağlamda her iki gruptaki şahısların görüşmeler yaptıkları, daha sonra ..., .... ve sanık ...'ın kendisine yârdım etmiş olduklarından bahisle mağdurdan önce 150.000,00 TL ve veremeyecek olduğunda da hiç olmazsa 80.000,00 TL haksız yere para istedikleri ve müşteki vermediği takdirde kendisi için iyi olmayacağını söyleyerek tehdit ettiklerini, en son 20.02.2006 günü ........., sanık ... ve ... müştekiye ait işyerine giderek işyeri çalışanlarına "Ona söyleyin yarın öğleye kadar istediğimiz parayı getirmez ise bir daha aramayacağız, kendi düşünsün, son ihtarımız, olacaklardan sorumlu değiliz" şeklinde söylemde bulunduğu ve aynı gün daha sonra sanık ...'ın telefonla mağduru arayarak "Neredesin lan, bizi neden aramıyor, oyalıyorsun, biz senin işyerindeyiz, taahhüt ettiğin paralan ödeyeceksin, ... ve ... yanımda" şeklinde söylemde bulunduğu, mağdurun sanıkların eylemlerini kolluk görevlilerine ihbarı üzerine kolluktan aldığı talimat gereği kendisini ödeme konusunda tehdit ederek ısrarla telefonlar açan .... ile buluşma kararı vererek randevu verdiği, üzerine yerleştirilen dinleme cihazı ile konuşmaların kayda alındığı ve seri numaraları tesbit edilen 3.000,00 TL parayı randevu noktasında mağdurdan teslim alan .... suçüstü yakalandığı şeklinde gelişen olayda,

Diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.

Ancak;

Her ne kadar bozma üzerine yapılan yargılama sonucunda sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 58/9 maddesi delaletiyle 58/7 maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmiş ise de, örgüt mensubu olmayan sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58/9 maddesinin uygulanma imkanı bulunmadığı, aleyhe temyiz bulunmaması nedeniyle sanığın güncel adli sicil kaydında yer alan diğer ilamlarında tekerrüre esas alınamayacağından yazılı şekilde sanık hakkında örgüt mensubu olduğu gerekçesiyle 5237 sayılı Kanun'un 58/9 maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesi,

Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz isteği bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle Tebliğname'ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi gereği hüküm fıkrasından tekerrüre ilişkin kısım çıkarılıp hükmün diğer kısımları korunmak suretiyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle temyiz sebeplerinin reddi ile HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

II. Sanık ... Hakkında Nitelikli Yağmaya Teşebbüs Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükmüne Yönelik Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden

Yapılan ön inceleme neticesinde Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.06.2005 tarihli, 2023/455 Esas ve 2025/380 Karar sayılı kararının sanık ... müdafii tarafından temyizi üzerine gereği düşünüldü:

Yargıtay Ceza Genel Kurulu "...sanığın ölmediğine dair somut olgulara dayanan iddia ya da makul şüphenin bulunmaması, UYAP ortamından temin edilen nüfus kayıt örneğinin, duruşmada sanığa vicahen okunan nüfus kaydı ile aynı bilgileri taşıması ve olayın daha ziyade aydınlanmasını gerekli kılan müsadereye tabi eşya ve/veya maddi menfaatler hakkında da bir karar verilmesini gerektirmemesi hususları birlikte değerlendirildiğinde; ölümle ilgili ayrıca mahallinde araştırma yapılmasına gerek olmaksızın sanık hakkındaki kamu davasının ölüm nedeniyle düşürülmesine karar verilmelidir." şeklinde değerlendirmelerde bulunarak hüküm tarihinden sonra sanığın ölmesi durumunda düşme kararının Yargıtay tarafından verilmesi gerektiğine hükmetmiştir (YCGK.: T.:02.07.2025, 2024/7-369 E., 2025/308 K.).

Sanık ...'un Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 09.11.2025 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında nitelikli yağma suçundan açılan kamu davasının 5237 sayılı Kanun’un 64/1. maddesi ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/8. maddesi uyarınca ölüm nedeniyle düşürülmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunması;

Bozmayı gerektirmiş; sanık ... müdafinin temyiz istemi bu sebeple yerinde görüldüğünden, hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 09.11.2025 tarihinde öldüğü anlaşılan sanık ... hakkında nitelikli yağma suçundan açılan kamu davasının aynı Kanun’un 303/1-a. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak 5237 sayılı Kanun’un 64. maddesi ile 5271 sayılı Kanun’un 223. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

19.01.2026 tarihinde karar verildi.

§