"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/2507 E., 2022/2632 K.
ŞİKÂYETÇİ : Hazine ve Maliye Bakanlığı vekili
SUÇ : Nitelikli mala zarar verme
HÜKÜMLER : İlk derece mahkeme kararının kaldırılması suretiyle mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Şikâyetçi Hazine ve Maliye Bakanlığı Vekilinin, Sanık Hakkında Nitelikli Mala Zarar Verme Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İsteminin İncelenmesinde;
Atılı suç bakımından doğrudan ve/veya dolaylı olarak zarar görmeyen Hazine ve Maliye Bakanlığının davaya katılmasına karar verilmiş ise de; davaya müdahil olarak katılma kararının katılan vekilince kararın temyiz edilmesine olanak vermeyeceği anlaşıldığından; Bölge Adliye mahkemesince verilen temyiz isteminin reddine ilişkin 02.02.2023 tarihli ve 2021/2507 Esas, 2022/2632 Karar sayılı ek kararlarında bir isabetsizlik görülmediğinden, bu karara yönelik Hazine ve Maliye Bakanlığı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle, temyiz isteminin reddine dair ek kararın ONANMASINA,
II-Sanık Müdafiinin, Sanık Hakkında Nitelikli Mala Zarar Verme Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İsteminin İncelenmesine Gelince;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun'un 294. maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301. maddesinin ''Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafii
tarafından ileri sürülen temyiz sebeplerine yönelik yapılan incelemede;
Dosyada mevcut 16.12.20 19... .12.2019 tarihli bilirkişi raporlarında, sanığın talimatıyla kesildiği iddia olunan suça konu ağaçların bulunduğu yerin katılana ait 966 parsel dışında, ... deresi olarak adlandırılan yerin dere yatağı olduğunun belirtilmiş olması, tarafların taşınmazlarına ilişkin Orhaneli Asliye Hukuk Mahkemesinin 01.12.1993 tarihli ve 1992/241Esas, 1993/484 Karar sayılı suya men'i müdahale kararı, katılan ile tanıklar beyanları ve sanık savunması ile tüm dosya kapsamı içeriğinden sanığın kendi arazisine su borusu çekmesi için inceleme dışı diğer sanık ile anlaştığı ve yapılan çalışma sırasında dere yatağı alanı üzerindeki bahse konu ağaçlara zarar verildiği böylelikle sanık hakkında kuvvetli suç şüphesi oluştuğu anlaşılmış ise de sanığın bilerek ve isteyerek atılı eylemi kendisinin gerçekleştirdiğine veya anılan ağaçların kesilmesi yönünde talimatı bulunduğuna yönelik atfı cürüm dışında her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunamadığı gözetilmeksizin beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmiş olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Orhaneli Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
19.01.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.