Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

6. Ceza Dairesi

Dosya2025/3834 E. 2026/982 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2023/246 E., 2023/199 K.

MÜŞTEKİ : ...

SUÇLAR : Mala zarar verme, konut dokunulmazlığını ihlal

HÜKÜMLER : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Red, onama

Sanık hakkında konut dokunulmazlığını ihlal etme suçundan kurulan hükümlerin kesin nitelikte bulunduğu belirlenmiştir.

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ

A. İlk Derece

Beykoz 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.09.2020 tarihli ve 2018/526 Esas, 2020/361 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mala zarar verme suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-e maddesi gereğince beraatine ve konut dokunulmazlığını ihlal etme suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223/2-a maddesi gereğince beraatine, karar verilmiştir.

B. İstinaf

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin, 31.01.2023 tarihli ve 2023/246 Esas, 2023/199 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusunun " belirlenen aykırılığın Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 280/1. ve 303/1. maddeleri gereğince yeniden duruşma yapılmaksızın düzeltilebilir nitelikte olduğundan, sanığın Konut Dokunulmazlığını İhlal ve Mala Zarar Verme suçlarından beraatine ilişkin hüküm bentlerinde yer alan “Sanık hakkında Türk Ceza Kanunu'nun 116/1 maddesi kapsamında açılan kamu davası yönünden; suça konu evin sanığın ve müştekinin müşterek mülkiyetinde bulunduğu yine müştekinin söz konusu yeri konut olarak kullanmadığı, ikametgahının farklı bir adres olduğu, evin müşterek kullanımda olduğu dosya kapsamından anlaşılmakla atılı suçun unsurları oluşmamış olup sanığın Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/2-a. maddesi gereğince BERAATİNE,

Sanık hakkında Türk Ceza Kanununun 151/1 maddesi kapsamında açılan kamu davası yönünden; Sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair ve suçun unsurlarının oluştuğu yönünde her türlü şüpheden uzak, kesin, inandırıcı ve tam bir vicdani kanaat uyandırıcı delil elde edilemediğinden Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/2-a-e. maddesi gereğince BERAATİNE,

” ibarelerinin çıkartılarak, yerine “Sanığa yüklenen Konut Dokunulmazlığını İhlal ve Mala Zarar Verme suçları yönünden kovuşturma şartının gerçekleşmemesi nedeni ile Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/8 maddesi uyarınca kamu davalarının ayrı ayrı DÜŞÜRÜLMESİNE" ibaresinin eklenmesi suretiyle diğer yönleri usul ve kanuna uygun olan hükümlerin Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 280/1. ve 303/1. maddeleri uyarınca DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE," esastan reddine" dair karar verilmiştir.

II. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Katılan Vekilinin Temyiz İstemi

Sanığın evin kapısını kırıp eve girerek ve müvekkilinin eşyalarını evden atarak üzerine atılı suçları işlediğine ve sanık hakkında yeterli araştırma yapılmadan şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği beraat kararı verildiğine ancak müvekkilinin haklılığının tanık beyanlarıyla sabit olduğundan sanığın cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.

III. KARAR

A. Konut Dokunulmazlığını İhlal Etme Suçundan Verilen Karar Yönünden

5271 sayılı Kanun'un 286/2-a maddesinde yer verilen “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ve aynı Kanun'un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendinin ilgili bölümünde yer verilen; “… ilk derece mahkemelerinin görevine giren ve kanunda üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dâhil) hapis cezasını gerektiren suçlar ve bunlara bağlı adlî para cezalarına ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçların, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, katılan vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Mala Zarar Verme Suçundan Verilen Karar Yönünden

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin kararında, katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 2 88... . maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Beykoz 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

12.01.2026 tarihinde karar verildi.

§