"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2024/344 E. 2025/49 K.
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık ... hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Yerel mahkemece sanık hakkında nitelikli yağma suçundan sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun(5237 sayılı Kanun) 149/1-c ve 62. maddesi uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verildikten sonra sanığın kazanılmış hakkı korunarak 2 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmakla; infaz kişiden kişiye, mükerrerlik durumuna, infaz sırasında meydana gelen durumlara ve içtima hükümlerine göre farklı sonuçlar doğurabilir. Bu nedenle, sanık aleyhine sonuç doğurması teknik olarak her zaman mümkündür. Kanun koyucu bunu gözeterek, ceza miktarının kazanılmış hak teşkil edeceğini 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 307. maddesinde “Hüküm yalnız sanık tarafından veya onun lehine Cumhuriyet savcısı veya 262 nci maddede gösterilen kimselerce temyiz edilmişse, yeniden verilen hüküm, önceki hükümle belirlenmiş olan cezadan daha ağır olamaz.” şeklinde açıkça yazmak suretiyle bu durumu düzenlediğinden, yine 5271 sayılı Kanun'un 232/6 fıkrasıda sanığın aleyhe temyiz olmaması nedeniyle kazanmış olduğu ceza miktarının tereddüte mahal vermeyecek şekilde ve hüküm fıkrasında açık olarak gösterilmesi gerektiğinden, bu nedenle 5271 sayılı Kanun'un 232/6 ve 5271 sayılı Kanun'un 307 maddesindeki açık düzenlemeler nedeniyle aksi halin açık kanun hükmüne aykırılık oluşturacağı ve sanığın da aleyhine sonuçlar doğuracağı açık olduğundan sanık aleyhine yorumla bu duruma gidilemeyeceği, dolayısıyla kazanılmış hakkın ceza miktarı olarak hükümde gözetilmesi gerektiği belirlenmekle, sanığın kazanılmış hakkı korunurken "2 yıl hapis cezası üzerinden infaz edilmesine" şeklinde bir ifadeye yer verilmesinde isabet bulunmadığından, ayrıca sanığın kazanılmış hakkı korunurken uygulama maddesinin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 326/son maddesi yerine 5271 sayılı Kanun'un 309/4-b olarak gösterilmesi maddi hata olarak kabul edilerek mahallinde düzeltilmesi olanaklı görüldüğünden, bu hususların düzeltilmesine gerek görülmemiş ve Tebliğname'deki görüşe iştirak edilmemiştir.
Dosya içeriğine göre; olay günü sanığın inceleme dışı sanık ile birlikte hırsızlık amacıyla katılan ...'un ikametinin giriş kapısının kilidini kırarak ikametine girdikleri ve ziynet eşyalarını aldıkları, olay tarihinde apartman görevlisi olan mağdur ...'ın ekmek dağıtımı sırasında kapının kilidinin kırık ve kapının açık olduğunu fark etmesi üzerine zile bastığı, sanıkların panikleyerek hızlıca ikameti terk ettikleri sırada inceleme dışı sanık . mağdur ...'ı iteklediği, mağdur ...'ın sanıkların peşinden giderek onları yakalamaya çalıştığı, diğer sanıkların kaçtıkları ancak inceleme dışı sanık ..........kaçamadığı, kaçamayacağını anlayan sanık ......... üzerindeki bıçağı çekerek mağdur ...'a "Peşimi bırak yoksa seni vururum" diyerek tehdit ettiği olayda,
Oluş ve dosya içeriğine göre, nitelikli yağma suçunun yasal unsurlarının oluştuğu ve sanık hakkında kurulan hükümlerde, herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.
Ayrıca dosyada 5271 sayılı Kanun'un 289 uncu maddesinde sayılan hukuka kesin aykırılık hâllerinin herhangi birinin varlığı da tespit edilememiştir.
Açıklanan nedenle Mardin 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.02.2025 tarihli, 2024/344 Esas ve 2025/49 Karar sayılı kararında sanık ... ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ve müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
19.01.2026 tarihinde karar verildi.