Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

6. Ceza Dairesi

Dosya2025/2350 E. 2026/561 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2022/2233 E., 2022/3143 K.

SUÇ : Nitelikli yağma

HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

5271 sayılı Kanunu’nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun7un 294. maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301. maddesinin ''Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin, temyiz dilekçesinde, anılan sebeplerle yapılan incelemede;

Fail tarafından uygulanan cebir veya tehdidin etkisiyle, mağdurun direnci kırıldığı için tamamen pasif duruma geçmekte tepki veremez karşı koyamaz hale gelmektedir. Mağdur, failin eşyaları aldığını görmesine rağmen direnci kırıldığı için karşı koyamamakta malın alınmasını engelleyememektedir. Söz konusu durum bina veya eklentilerinin içinde olsa hatta mağdurun kendi evinin içinde olsa bile cebir veya tehdidin etkisiyle direnci kırılmış olduğundan faile müdahale etme gücü kalmadığından ve müdahalede de bulunamadığından mallar hakimiyet alanından çıkmış, üzerinde mağdurun tasarruf imkanı kalmamıştır. Bu nedenle cebir veya tehdidin etkisiyle direncin kırılma anı yağma suçunun tamamlanma anıdır demek daha doğru olacaktır. (..., Tüm yönleriyle yağma, Yetkin Ankara, Sayfa 570-571)

Yargıtay yerleşik uygulamalarında görüldüğü üzere;

CGK 2017/6-161 E, 2018/18 K;"... neticesi harekete bitişik bir suç olan yağmada, mağdurun zilyetliğine son verilmesi ve mal üzerindeki zilyetlikten doğan hakların kullanılmaz hâle getirilmesiyle söz konusu suçun tamamlanmış sayılacağı cihetle; elindeki telefonu vermek istemeyen mağdurun direncini kıran ve yere düşen telefonu alan sanığın tipe uygun bu hareketi ile yağma suçundaki malın alınması unsurunun gerçekleştiği ve mağdurun mal üzerindeki tasarruf olanağının ortadan kalktığı, diğer bir anlatımla sanığın suça konu telefonu herhangi bir dış engel ile karşılaşmadan alması ile suçun tamamlanmış olduğu, bu aşamadan sonra aldığı cep telefonu ile kaçmaya başlayan sanığın mağdur ve çevrede bulunan vatandaşlarca kesintisiz bir şekilde takip edildiği sırada elindeki telefonu yere atması ile yağma suçunun teşebbüs aşamasında kaldığından söz edilemeyeceği, zira hırsızlık suçundan farklı olarak yağma suçunda, failin mal üzerinde serbestçe kullanım imkânı sağlayacak şekilde fiili hakimiyet kurmasının aranmayacağından yağma suçunun tamamlandığı kabul edilmelidir ...." ( Yargıtay 6. Ceza Dairesi Üyesi ...: Çevik age s 573)

6. CD 2022/13777 E, 2024/6931 K;”...Sanığın hırsızlık olarak başlayan eyleminde eşyaları götürebilmek amacıyla bıçak çekmesi üzerine eylemin yağmaya dönüştüğü ancak; direnci kırılmayan mağdurun elindeki sopa ile sanığı darp ettiği, bunun kesintisiz devam ettiği, böylece malları götürmesine engel olduğu, sanığın eylemini tamamlayamadan suça konu eşyaları bırakarak olay yerinden kaçtığı ve suça konu eşyaları mağdurun hakimiyet alanından çıkaramadığının anlaşılması karşısında eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı gözetilmeden, hakkında tamamlanmış yağma suçundan mahkumiyet hükmü kurulması... Bozmayı gerektirmiş... BOZULMASINA...” (Çevik age s 1165)

6. CD 2022/4976 E, 2024/2283 K;”.... gündüz vakti katılan M.A.'in yalnız olarak kaldırımda oturduğu sırada sanıklar S.S. ve Ç.A.'ın ellerinde bira şişeleri ile katılanın yanına geldikleri, katılana ''Gel birader, sana bir şey söyleyeceğiz'' dedikleri, katılanın da "tamam" diyerek yerinden kalktığı, sanıkların katılanın koluna girdikleri ve sanık .... elini katılanın cebine atarak cep telefonunu almaya çalıştığı, katılanın engel olmaya çalışması üzerine diğer sanık ........ katılana ''Akıllı ol, şişeyi kafana yersin'' dediği ve sanık ....... katılanın telefonunu zorla aldığı, katılanın cep telefonunu geri almaya çalışması nedeniyle sanık ....... elindeki bira şişesinin katılanın kafasına doğru vurduğu, katılan kafasını eliyle korumak isterken şişenin katılanın elinde parçalandığı, sanık ........ da elindeki bira şişesini katılana fırlattığı ve şişenin katılanın omzuna denk geldiği, ardından sanıkların olay yerinden kaçmaya başladıkları, ancak alkollü oldukları için kaçamadıkları, katılanın sanıkları yakaladığı ve birbirlerine vurmaya başladıkları, bu sırada devriye görevini ifa eden kolluk görevlilerinin tesadüfen olayı görmeleri üzerine sanıkları yakaladıkları, yaptıkları kaba üst yoklamasında katılana ait cep telefonun sanık ..... cebinde ele geçirildiği, katılanın yaralanmasının basit tıbbı müdahale ile giderilebilecek nitelikte olduğu anlaşılmıştır.... sanıkların nitelikli yağma eylemlerinin teşebbüs aşamasında kaldığı, suça konu cep telefonunun katılanın direnci tam olarak kırılmadan ve hakimiyet alanından çıkmadan olaya müdahale eden kollukça sanıkların yakalanıp telefonun ele geçirildiği anlaşılmakla, sanıklara verilen cezadan teşebbüs nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 35 nci maddesi uyarınca indirim uygulanması gerektiğinin gözetilmemesinde, hukuka aykırılık bulunmuştur... ”(Çevik age s. 1166)

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdiri ile Bölge Adliye Mahkemesi'nin kararına göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.

Ancak;

Oluş ve dosya içeriğine göre; katılanın kendisinden zorla alınmak istenen telefonunu mücadele ederek geri aldığı, telefonun hakimiyetinin sanığa geçmediği anlaşılmakla sanığın eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığı gözetilmeden tamamlanmış suçtan hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

Açıklanan nedenle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 02.11.2022 tarihli ve 2022/2233 Esas, 2022/3143 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

15.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§