"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/2939 E., 2022/3059 K.
SUÇLAR : Nitelikli yağmaya teşebbüs, yağmaya teşebbüs, tefecilik
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, Onama, Bozma
Sanıklar hakkında tefecilik suçundan kurulan hükümlerin kesin nitelikte bulunduğu belirlenmiştir.
Sanıklar ... ve ... hakkında mağdura yönelik eylemleri sebebiyle nitelikli yağma suçundan İlk Derece Mahkemesi tarafından 04.02.2020 tarihli kararla verilen 8 yıl 4 ay hapis cezasına ilişkin kararının istinaf incelemesini yapan Bölge Adliye Mahkemesince kararda sübuta ilişkin gerekçenin bulunmadığından ve kabule göre de; suç vasfının belirlenmesinde hataya düşüldüğü ve eylemin teşebbüs aşamasında kaldığından bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 289/1-g maddesi uyarınca bozulmasından sonra anılan karara direnme yetkisi bulunmayan ve kanunen uyma zorunluluğu bulunan İlk Derece Mahkemesince verilen 3 yıl 9 ay hapis cezasına ilişkin mahkûmiyet hükmünün aslında Bölge Adliye Mahkemesince verilmiş bir karar olarak kabulünde zorunluluk bulunduğu, karar tarihi itibariyle 5271 sayılı Kanun'un 280/1. maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bu hususta bozma kararı verilemeyeceği sanıklar ... ve ... hakkında yağmaya teşebbüs suçundan verilen mahkûmiyet kararlarının da temyize tabii olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
25.12.2025 tarih ve 33118 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7571 sayılı Türk Ceza Kanunu İle Bazı Kanunlarda ve 631 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 25. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 280/1-e maddesinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, 5271 sayılı Kanun'un 289/1-g maddesi uyarınca "Hükmün 230 uncu madde gereğince gerekçeyi içermemesi'"nin de bozma nedeni olarak sayıldığı, Bölge Adliye Mahkemesinin sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen 04.02.2020 tarihli kararı hakkındaki bozma sebeplerinin gerekçeye yönelik olduğu anlaşıldığından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanıklar hakkında nitelikli yağma ve yağma suçları yönünden kurulan hükümlere yönelik yapılan ön inceleme neticesinde; kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle;
Sanıklar müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 299/1. maddesi gereği reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk derece
Siverek 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.09.2022 tarihli ve 2022/112 Esas, 2022/202 Karar sayılı kararı ile sanıklar ..., ...'in nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-a-c, 35, 62... . maddeleri uyarınca 6 yıl 10... gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına, sanıklar ... ve ...'in yağmaya teşebbüs suçundan aynı Kanun'un 148/1, 35, 62... . maddeleri uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. İstinaf
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 22.12.2022 tarihli ve 2022/2939 Esas, 2022/3059 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik o yer Cumhuriyet savcısı ve sanıklar müdafinin istinaf başvurularının, 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanıklar Müdafinin Temyiz İstemi
Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanıklara değişen suç vasfına yönelik ek savunma hakkı verilmediğine, müştekilerin bozma sonrası beyanlarının alınmadığına, şikâyetçi olmayan ...'in ise duruşmaya katılarak beyanda bulunmasının hukuka aykırı olduğuna ve bu sebeple savunma hakkının kısıtlandığına, yargılama giderlerine eşit olarak hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğuna, bozma sonrası beraat kararları yönünden yeniden hüküm kurulmamasının usule aykırı olduğuna, teşebbüs indirimi yapılırken alt sınırdan indirilmesinin hatalı olduğuna, suçun unsurlarının oluşmadığına, kararın gerekçesinin çelişkili olduğuna, mahkeme kararında hangi eylemler sebebiyle ceza verildiğinin gerekçeleriyle birlikte açıklanmadığına, mağdurun soyut ve çelişkili beyanlarından başka mahkûmiyete yeterli somut delil bulunmadığına beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1. Sanıklar ..., ... Hakkında Nitelikli Yağmaya Teşebbüs Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
1. Sanıkların nitelikli yağmaya teşebbüs suçunu 5237 sayılı Kanun'un 149/1-b bendine aykırı olarak yanındaki maskeli şahıslar ile birlikte gerçekleştirdikleri anlaşılmakla; anılan bendin uygulanması için faillerden birinin dahi kendisini tanınmayacak hale getirmesinin yeterli olması karşısında, sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 149/1 maddesinin (a) ve (c) bentlerinin yanında (b) bendi ile de uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımlarının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda eleştiri dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Sanıklar ... ve ... Hakkında Yağmaya Teşebbüs Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Kabul edilebilir bir temyiz başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde;
Oluş ve dosya içeriğine göre; sanıklar ... ve ...'in mağduru ayrı ayrı telefon ile arayarak tehdit ettiklerinin kabul edildiği somut olayda, sanıkların aşamalarda üzerlerine atılı suçlamayı kabul etmemesi ve mağdurun telefonla tehdit edildiği iddiasına yönelik herhangi bir HTS kaydı araştırması yapılmadığının anlaşılması karşısında; yargılamaya konu suçun tarih aralığı net bir şekilde belirlendikten sonra, mağdurun olay tarihinde kullanmış olduğu GSM hattının aranma kayıtlarının Bilgi Teknolojileri İletişim Kurumu'ndan getirtilerek, mağdurun sanıklar ... ve ... tarafından sıklıkla aranıp aranmadığı hususu tespit edildikten sonra dosya kapsamındaki deliller bir bütün halinde değerlendirilip sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının tespit ve tayini gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm tesisi hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
A. Sanıklar Hakkında Tefecilik Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
5271 sayılı Kanun'un 286/2-b maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinde verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını arttırmayan bölge adliye mahkemeleri kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanıklar müdafinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanıklar ... ve ... Hakkında Nitelikli Yağmaya Teşebbüs Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe (1) bölümünde açıklanan nedenle, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin kararında, sanıklar müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ile re'sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun 'un 2 88... . maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302. maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
C. Sanıklar ... ve ... Hakkında Yağmaya Teşebbüs Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe (2) bölümünde açıklanan nedenle sanıklar müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Siverek 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
19.01.2026 tarihinde karar verildi.