Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

6. Ceza Dairesi

Dosya2024/846 E. 2026/156 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2023/2215 E., 2023/2491 K.

SUÇ : Nitelikli yağma

HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ

A. İlk derece

Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin 21.09.2020 tarihli ve 2020/1272 Esas, 2020/1783 Karar sayılı bozma kararı üzerine, Çanakkale 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.03.2023 tarihli ve 2020/442 Esas, 2023/240 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 148/1, 35... . maddeleri uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

B. İstinaf

Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin 02.11.2023 tarihli ve 2023/2215 Esas, 2023/2491 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

1. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi

Sanığın eyleminin nitelikli yağma suçunu oluşturduğuna, olayın tanığı olan ...'un kolluk beyanlarında olayı doğruladığına, ancak sonradan beyanlarını değiştirdiğine, olayın sıcaklığı içinde soruşturma aşamasında ve bozma öncesi yapılan yargılamada alınan beyanların olayın oluş şekline uygun düştüğüne, mahkemece, mağdurların ve görgü tanığının ilk ifadelerine değil de bozma ilamı sonrası alınan beyanlarına neden üstünlük tanıdığının anlaşılamadığına, dosya bir bütün halinde ele alındığında, yağmaya teşebbüs eyleminin her iki sanık tarafından silahla işlendiği sabit olduğu halde sanığın 5237 sayılı Kanun'un 149/1-a,c maddesi yerine 148. maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna, usul ve esas yönünden kanuna aykırı kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.

2. Sanık Müdafinin Temyiz İstemi

Sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasının hukuka aykırı olduğuna, sanığın müştekileri hiç tanımadığını ısrarla savunduğuna, tanık ...'un mahkemede verdiği beyanında kendisine silah çeken ve tehdit eden kişinin huzurdaki sanık olmadığını kesin bir şekilde beyan ettiğine, diğer sanık ...' nin de beyanlarının sanığı doğruladığına, sanığın suçu işlemediğine, kesin ve açık bir ispata dayanmayan mahkumiyet hükmünün bozulması gerektiğine, beraat kararı yönünden ise vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine, usul ve esas yönünden kanuna aykırı kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Sanık müdafi tarafından sanık hakkında katılan ...'a yönelik nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan verilen beraat hükmü aleyhine vekalet ücreti yönünden temyiz yasa yoluna başvurulduğu anlaşılmış ise de; sanık hakkında verilen beraat hükmü aleyhine sanık müdafi tarafından vekalet ücreti yönünden istinaf yasa yoluna başvurulmasına karşın, Bölge Adliye Mahkemesince bu hususta herhangi bir karar verilmediği anlaşılmış olmakla, beraat hükmü temyiz incelemesi dışında bırakılmıştır.

Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından, sanık hakkında yağma suçundan verilen mahkumiyet hükmü aleyhine, atılı suçun, nitelikli yağma suçunu oluşturduğu gerekçesiyle temyiz yoluna başvurulmuş ise de; temyiz talebi içeriği ve gerekçesinin, katılan ...'a yönelik yağma eyleminin niteliğine ilişkin olduğu, ilk derece mahkemesince katılana yönelik nitelikli yağma suçundan beraat hükmü kurulduğu ve beraat hükmünün istinaf incelemesine konu edilmediğinin anlaşılması karşısında, temyize konu sanığın eyleminin, şikâyetlerin telefonla aranarak tehdit edilmek suretiyle, temyiz dışı sanık ...'e ait alacağın tahsil edilmeye çalışılması olduğu belirlenerek yapılan incelemede;

Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Ancak;

Mahkemece, sanıkların neden oldukları yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmaları yerine, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 326/2. maddesine aykırı biçimde 'yargılama giderinin sanıklardan eşit olarak alınarak Hazine'ye gelir kaydına' şeklinde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş ve bu aykırılığın düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

III. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı ve sanık müdafinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1. fıkrası gereği hüküm fıkrasından 'yargılama giderinin sanıklardan eşit olarak alınarak Hazine'ye gelir kaydına' ilişkin kısmın çıkarılarak yerine 'yargılama giderinin sanıklardan her bir sanığın sebep olduğu tutar kadar alınarak devlet hazinesine ödenmesine' kısmının eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Çanakkale 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

07.01.2026 tarihinde karar verildi.

§