Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

6. Ceza Dairesi

Dosya2024/801 E. 2026/68 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2023/4048/2593 E., 2023/3702 K.

SUÇ : Nitelikli yağma

HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ

A. İlk Derece

İzmir 15. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.10.2023 tarihli ve 2023/26 Esas, 2023/282 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-d, 168/3, 62, 53... . maddeleri uyarınca 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve mahsubuna karar verilmiştir.

B. İstinaf

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 01.12.2023 tarihli ve 2023/4048 Esas, 2023/3702 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii ve o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurularının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a-ilk cümlesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi

Suça ilişkin elde edilen bulguların somut şekilde suçun unsurlarının bulunmadığını gösterdiğine, iddia edilen suçlamaların soyut beyanlardan öte olmadığına, somut delil bulunmadığına, mağdurun öç alma duygusuyla hareket ederek sanık hakkında soyut ithamlarda bulunduğuna, mağdurun beyanlarının çelişkili olduğuna, sanığın cezalandırılması için soyut beyanların tek başına yeterli olmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gözetilmeden mahkumiyet kararı verildiğine, yağma suçunun unsurlarının oluşmadığına, verilen cezanın usul ve kanunu aykırı olduğuna, kararın bozulması ve sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

1. Mağdurun olay tarihinde ameliyat geçirmiş olduğu, ameliyat sonrası narkozun etkisi altında bulunmuş olabileceği ve engelli kimliğine sahip olduğu yönündeki beyanlar karşısında; sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 149/1-e maddesinin uygulanma ihtimali gözetilerek, mağdurun beden veya ruh bakımından kendisini savunabilecek durumda olup olmadığı hususunda rapor alınmadan hüküm kurulması hukuka aykırı ise de, bu husus aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

2. Mağdurun beyanına göre; çanta, çanta içerisinde bulunan cüzdan ile cüzdan içindeki kimlik ve banka kartları ve 1.000,00 TL nakit paranın sanık tarafından alındığı, mahkemece ise sanığın para, cüzdan ve içerisinde banka kartları bulunan çantayı evden alarak ayrıldığının kabul edildiği, buna karşın yargılama aşamasında yalnızca 1.000,00 TL’nin yatırılması için sanığa süre verildiği, bu suretle mağdurun zararının eksik ve hatalı şekilde belirlendiği, hangi zarar kalemlerinin gerçekten giderildiğinin somut olarak araştırılmadığı ve yalnızca mağdurun “Kızım Mihraç zararı gidermiştir” şeklindeki beyanına dayanılarak 5237 sayılı Kanun'un 168/3. maddesinin uygulandığı anlaşılmakla, sanık aleyhine temyiz bulunmadığından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.

3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda eleştiriler dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. Ayrıca dosyada 5271 sayılı Kanun'un 289. maddesinde sayılan hukuka kesin aykırılık hâllerinin herhangi birinin varlığı da tespit edilememiştir.

III. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin kararında, sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve re'sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288. ve 289. maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İzmir 15. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

06.01.2026 tarihinde karar verildi.

§