"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/3743 E., 2023/4456 K.
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı,
İlk derece Mahkemesinin mahkûmiyet hükmünün beraat
kararı verilmek suretiyle düzeltilerek esastan reddi kararı
... müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama, Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık ve suça sürüklenen çocuk haklarında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir oldukları, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Her ne kadar tebliğname'de ...'e mağdur sıfatıyla yer verilmiş ise de; ...'e yönelik İlk Derece Mahkemesince nitelikli yağma suçundan kurulan beraat hükümlerinin kesinleşmiş olduğu ve söz konusu hükümlere yönelik herhangi bir temyiz istemi bulunmadığı anlaşılmakla anılan şahıs kapsam dışı bırakılarak yapılan incelemede;
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece
Söke 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.05.2023 tarihli ve 2022/245 Esas, 2023/283 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nın (5237 sayılı Kanun) 149/1-c-d-h ve 53. maddeleri uyarınca 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, suça sürüklenen çocuk ... hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 149/1-c-d-h, 31/3, 62... . maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. İstinaf
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 02.10.2023 tarihli ve 2023/3743 Esas, 2023/4456 sayılı kararı ile sanık ve suça sürüklenen çocuk haklarında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık ... ve müdafii ile suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin istinaf başvurularının kabulü ile, suça sürüklenen çocuk ... hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a. ve 303/1-a. maddeleri uyarınca nitelikli yağma suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün kaldırılarak, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e. maddesi uyarınca beraat kararı verilmek suretiyle düzeltilerek esastan red kararı, sanık ... hakkında aynı Kanun'un 280/1-c. maddesi uyarınca düzeltilerek esastan red kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Sanık ... ve Müdafiinin Temyiz İstemleri
Sanığın atılı yağma suçunu işlemediğine, katılanın soyut iddiası dışında sanık hakkında mahkûmiyete yeterli delil bulunmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi uyarınca sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, teşdiden hüküm kurulmasının hatalı olduğuna, sanık hakkında takdiri indirim uygulanması gerektiğine ilişkindir.
2. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İstemli
Suça sürüklenen çocuğun nitelikli yağma suçundan beraat etmiş olması nedeniyle vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1. Suça Sürüklenen Çocuk ... Hakkında Kurulan Hüküm Bakımından
Suça sürüklenen çocuk zorunlu müdafiinin temyiz isteminin, müvekkilinin nitelikli yağma suçundan beraat etmiş olması nedeniyle vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine yönelik olduğu anlaşılmakla, temyiz sebebiyle sınırlı olarak yapılan incelemede gereği düşünüldü:
21.09.2023 tarihinde 32316 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 14. maddesinde düzenlendiği şekliyle 04.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Kanun'un gereğince görevlendirilen vekile bu tarife uyarınca vekalet ücreti ödenip ödenmeyeceğine yönelik istemle ilgili olarak Avukatlık Kanunu’nun ‘‘Avukatlık ücret tarifesinin hazırlanması’’ başlıklı 168. maddesi, 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un ‘‘müdafii ve vekil ücreti’’ başlıklı 13. maddesi ve ilgili mevzuat birlikte değerlendirildiğinde şu sonuca varılmaktadır.
Avukatlık Kanunu’nun 168. maddesinin verdiği yetkiye göre Avukatlık Ücret Tarifesi serbest avukatlık sırasında yargı yerlerindeki işlemlerle diğer işlemlerden alınacak asgari ücreti belirleyen tavsiye niteliğindeki idari bir işlemdir. Ceza ve güvenlik tedbirleri ile ceza usül kuralları anayasa ile teminat altına alınmış hak ve özgürlüklere müdahale teşkil ettiğinden ancak kanunlarla düzenlenebilirler. İdare bu hak ve özgürlüklere müdahale teşkil edecek hususlarda kanuna dayanmayan hiçbir düzenlemede bulunamaz. Baro tarafından görevlendirilmek suretiyle müdafilik ve vekillik ceza usül mevzuatımızda yer alan bir müessese olup Avukatlık Kanunu’nun 168. maddesinin düzenleme ya da müdahale yetkisi verdiği serbest avukatlığa ilişkin bir müessese değildir. 5271 sayılı Kanun’un 150/1, 3, 4 ve 333. maddeleri ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 13... . maddelerinin verdiği yetkiye göre Adalet Bakanlığının düzenleme yapabilmesine yönetmelik çıkarabilmesine müsaade edilmiştir.
Ceza Muhakemesi Kanun'u gereğince, soruşturma ve kovuşturma makamlarının istemi üzerine Baro tarafından görevlendirilen müdafi ve vekile, görevin ifasından doğan masraflar hariç avukatlık ücret tarifesinden ayrık olarak Türkiye Barolar Birliğinin görüşü alınarak Maliye ve Adalet bakanlığı tarafından birlikte tespit edilip Adalet bakanlığı bütçesinden ödenecektir.
Sonuç olarak baroca görevlendirilen müdafii ve vekillerin ücretlerini belirleme hak ve yetkisi Avukatlık Kanunu’nun 168. maddesinin idareye verdiği yetkiye dayanılarak düzenlenecek bir husus olmayıp 2023-2024 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesindeki baroca atanan müdafii ve vekillerin ücretlerine müdahale teşkil eden düzenlemenin yasal dayanağı bulunmamaktadır. Ayrıca yargılama giderleri kapsamında bulunan son tarifeye göre belirlenen bu vekalet ücreti sanığın beraati halinde hazineye, sanığın mahkumiyeti veya hükmün açıklamasının geri bırakılması kararı verilmesi halinde ise katılan lehine sanığa yasal dayanağı olmayan bir vekalet ücretinin yükletilmesine neden olacaktır. Bu hususun kanuni zemini bulunmadığından idarenin işlemi ile de yani Adalet Bakanlığı genelgesi ile de düzeltilmesi mümkün değildir.
Açıklanan nedenlerle 5271 sayılı Kanun gereğince, soruşturma ve kovuşturma aşamasında görevlendirilen müdafiilere 21.09.2023 tarihinde 32316 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 14. maddesinde düzenlendiği şekliyle vekalet ücreti takdir edilmesi mümkün bulunmadığından Mahkemece kurulan hükümde bir isabetsizlik görülmeyip suça sürüklenen çocuk müdafiinin bu husustaki temyiz istemi yerinde görülmemiş ve Tebliğname'de bu hususta düzeltilerek onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
2. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Bakımından
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alınarak belirlenen cezanın isabetli olduğu anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin kararında, sanık ... ve müdafii ile suça sürüklenen çocuk ... müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye kısmen uygun kısmen aykırı olarak TEMYİZ İSTEMLERİNİN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Söke 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
15.01.2026 tarihinde, oy birliğiyle karar verildi.