Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

6. Ceza Dairesi

Dosya2024/6130 E. 2026/3808 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2023/748 E., 2024/1485 K.

SUÇ : Nitelikli yağma

HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ

A. İlk derece

İstanbul Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 03.01.2023 tarihli ve 2020/4 Esas, 2023/2 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında "nitelikli yağma" suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 149/1c-d-h, 168/3 ve 53. maddeleri gereğince ayrı ayrı 9 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

B. İstinaf

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesi'nin 21.05.2024 tarihli ve 2023/748 Esas, 2024/1485 Karar sayılı kararı ile ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet hükümlerine ilişkin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Sanık ...'ın Temyiz İstemi

Atılı suçu işlemediğine, zararı giderdiğine, yeterli delil bulunmadığına, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmadığına ve hukuki alacağı tahsilin değerlendirilmediğine ilişkindir.

Sanık ... Müdafinin Temyiz İstemi

Katılanın kendi rızasıyla telefonu verdiğine, somut delil bulunmadığına, sanığın beraat etmesi gerektiğine, suçun unsurlarının oluşmadığına, 5237 sayılı Kanun'un 150 maddesinin uygulanması gerektiğine ve etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmadığına ilişkindir.

Sanık ... Müdafinin Temyiz İstemi

Katılanın kendi rızasıyla telefonu verdiğine, somut delil bulunmadığına, sanığın sadece kasten yaralamadan sorumlu tutulabileceğine, sanığın diğer sanıkla fikir ve eylem birliği içerisinde hareket etmediğine, suçun unsurlarının oluşmadığına, 5237 sayılı Kanun'un 150 maddesinin uygulanması gerektiğine ve takdiri indirim hükümlerinin uygulanmamasının hatalı olduğuna ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafileri ile sanık ...'ın temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.

III. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesi'nin kararında, sanıklar müdafileri ile sanık ... tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 2 88... . maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ayrı ayrı ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesi'ne, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

04.05.2026 tarihinde karar verildi.

§