Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

6. Ceza Dairesi

Dosya2024/546 E. 2026/265 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2023/2377 E., 2023/1702 K.

SUÇ : Nitelikli yağma

HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

sanık ... müdafii

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar haklarında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir oldukları, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, hükmolunan ceza miktarı yönünden 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği reddine karar verilmiştir.

I. HUKUKİ SÜREÇ

A. 1. İlk Derece

Batman 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.11.2021 tarihli ve 2020/70 Esas, 2021/741 Karar sayılı kararı ile sanıklar haklarında nitelikli yağma suçundan kamu davası açılmış ise de eylemlerin kasten yaralama suçuna sübut verdiği kabul edilerek 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 223/8. maddesi uyarınca şikayetten vazgeçme nedeniyle davaların düşmesine, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223/2-a. maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine, karar verilmiştir.

B. 1. İstinaf

Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi'nin, 01.02.2023 tarihli ve 2021/2382 Esas, 2023/222 Karar sayılı ilamı ile; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümler bakımından istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a. maddesi uyarınca esastan reddine, nitelikli yağma suçundan kurulan hükümler bakımından ise; sanıkların 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-c-h maddesinde düzenlenen birlikte gece vakti yağma suçunu işlediklerinin tüm dosya kapsamından sabit olmasına karşın mağdurun sonradan sanıkları suçtan kurtarmaya yönelik dosyadaki delillerle örtüşmeyen anlatımlarına üstünlük tanınarak yazılı şekilde hüküm kurulması gerekçesiyle bozma kararı vermiştir.

A. 2. İlk Derece

Batman 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 25.05.2023 tarihli ve 2023/254 Esas, 2023/340 Karar sayılı kararı ile sanıklar haklarında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 149/1-c-h, 62, 53... . maddeleri uyarınca 9 yıl 2 ay hapis cezası cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

B. 2. İstinaf

Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi'nin, 04.10.2023 tarihli ve 2023/2377 Esas, ve 2023/1702 (K) Karar sayılı kararı ile, sanıklar ..., ... ve ... haklarında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının, 5271 sayılı Kanun’nun 280/1-a. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

1. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi

Sanık hakkında atılı suçun unsurlarının oluşmadığına, mağdur ile taraflar arasında araç içerisinde küçük bir sürtüşmenin yaşandığına, mağdurun araçtan kaçtığını ve telefon ve cüzdanını araç içinde unuttuğuna, adli rapor içeriğine dayanılarak, yağma suçunun sübut bulmuş olduğunun kabulünün doğru olmadığına, eksik inceleme ile karar verildiğine ve sanığın beraat etmesi gerektiğine ilişkindir.

2. Sanık ... ve Müdafiinin Temyiz İstemleri

Sanığın yapmış olduğu savunmaların göz ardı edildiğine, somut bir delil olmadan mahkûmiyet hükmü kurulduğuna, sanığın tek eyleminin olay yerinde bulunması olduğuna, suçun işlenmesine yönelik özel bir kastının olmadığına, hükmün sanık lehine bozulması gerektiğine ilişkindir.

3. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi

Eksik inceleme ve araştırma sonucu karar verildiğine, verilen cezanın tayin ve tespitinde hataya düşüldüğüne, dosyadaki tüm deliller ve savunmalar tartışılmadan hüküm kurulduğuna, sanığın faydalanma kastının bulunmadığına, kabule göre lehe hükümlerin uygulanmadığına, hükmün sanık lehine bozulması gerektiğine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

5271 sayılı Kanun’un 280/1-e maddesinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, Batman 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.11.2021 tarihli ve 2020/70 Esas, 2021/741 Karar sayılı dosyasında verilen nitelikli yağma hükümlerine yönelik yapılan istinaf incelemesi neticesinde, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi'nin, 01.02.2023 tarihli ve 2021/2382 Esas, 2023/222 Karar sayılı kararında belirttiği gerekçe ile hükümlerin bozulmasına karar verildiği, ancak bu bozma kararının 5271 sayılı Kanunu’nun 280/1-e. maddesinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı vermesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı, Bölge Adliye Mahkemesince yapılan uygulama kanuna açıkça aykırılık teşkil ettiği gibi bazı hallerde sanığın temyiz hakkını ortadan kaldırılmasına yol açabildiği, her ne kadar temyize konu somut olayda, sanıklar haklarında nitelikli yağma suçundan verilen hükümler yönünden Bölge Adliye Mahkemesince verilen ve yasaya aykırı olan bozma kararı sanıkların temyiz haklarını etkilememiş ise de Bölge Adliye Mahkemesince yasal olmayan bir bozma ilamı sanıkların temyiz hakkının ortadan kaldırılmasına sebep olabilmektedir. Anayasa Mahkemesi bu konuda verdiği bir kararında "İstinaf Dairesinin 5271 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılı hâller dışında bir nedenle bozma kararı vermesi başvurucu yönünden önemli sonuçlar doğurmaktadır. Nitekim İstinaf Dairesi, 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşma açarak ve tarafları da çağırarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda bir karar vermesi gerekirken dosya üzerinden karar vermiş; başvurucuyu mahkemeye erişim hakkının yanında bölge adliye mahkemesi önünde sözlü yargılanmadan ve bununla bağlantılı diğer usul güvencelerinden yoksun bırakmıştır." değerlendirmeler bulunarak bölge adliye adliye mahkemesinin yasaya aykırı bozma kararının başvurucunun Anayasa'nın 36. Maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkını ihlal ettiğine hükmetmiştir(Ömer Oral [GK], B. No: 2023/33667, 9/1/2025, § …). Aynı konuda Yargıtay Ceza Genel Kurulu ise "Bölge adliye mahkemelerinin hükmün bozulmasına karar verebileceği hâller, 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde tahdidi olarak sayılmıştır. Bu düzenlemelere göre istinaf mahkemeleri şu hâllerde hükmün bozulması kararı verebilecektir:

1. İlk derece mahkemesinin kararında 5271 sayılı Kanun'un 289. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (g) ve (h) bentleri hariç diğer bentlerinde belirtilen bir mutlak hukuka aykırılık nedeninin bulunması,

2. Soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmediğinin veya ön ödeme ve uzlaştırma usulünün uygulanmadığının anlaşılması ya da davanın ilk derece mahkemesinde görülmekte olan bir dava ile birlikte yürütülmesinin zorunlu olması...

Açıkça görüldüğü gibi bölge adliye mahkemesinin bozma kararı verebileceği hâller, kati surette davanın esasına ilişkin değil ve fakat yargılamaya dair usul kurallarının ağır ve açık ihlalleri ile hükme müessir usul kurumlarının ihmali suretiyle hüküm kurulması durumlarına münhasırdır. Nitekim Yargıtay kararlarına karşı direnme yetkisi bulunan ilk derece mahkemesinin, bölge adliye mahkemelerinin bozma kararlarına direnememesinin temelinde yatan düşünce de buna dayanmaktadır. Direnme yasağına ilişkin normun, maddi ceza adaletiyle doğrudan bir ilgisinin bulunmadığı, esas itibariyle makul sürede yargılanma hakkı bakımından bir teminat alanı oluşturduğu söylenmelidir.

Hukuki düzenlemeler ve yapılan açıklamalar karşısında, mesele tartışmaya ihtiyaç bırakmayacak açıklıktadır. Buna rağmen uygulama, bölge adliye mahkemelerinin iş yoğunluğu gibi mülahazalarla kanunun kendisine tanımadığı bir yetkiyi kullanarak bozma kararları verilegeldiği bilinen bir gerçektir. Bu uygulamanın, yukarıda yer verilen tespitler yanında, görevli/teminatlı mahkemede yargılanma ve mahkemeye erişim/ kanun yoluna etkin başvuru hakları yönünden ciddi sorunlar taşıdığı da tartışmadan varestedir. CMK'nın 286. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin bozma dışında kalan kararları temyiz edilebileceğinden, bölge adliye mahkemesinin Kanun'un açık hükmüne aykırı şekilde verdiği bozma kararının temyiz edilebilmesi de mümkün değildir. Bu nedenle ilk derece mahkemesi hükmünün hukuka aykırılık taşıdığının tespit edilmesi durumunda bölge adliye mahkemesi ceza dairesince ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırarak yeniden hüküm kurulması gerektiği hâlde bozma kararı verilmesi nedeniyle sanığın temyiz hakkının kısıtlanması da söz konusu olabilmektedir." şeklinde değerlendirmelerde bulunarak bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle "hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları" gerektiğine hükmetmiştir (YCGK, T.:30.04.2025, E.: 2024/6-490, K.:2025/197).

Bu açıklamalar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi'nin, 01.02.2023 tarihli ve 2021/2382 Esas, 2023/222 Karar sayılı bozma kararı ile bozma kararı üzerine verilen Batman 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 25.05.2023 tarihli ve 2023/254 Esas, 2023/340 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu, 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hükümlerin bozulmasına karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

III. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ... müdafii, sanık ... ve müdafii ile sanık ... müdafii

nin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca, Tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

08.01.2026 tarihinde, oy birliğiyle karar verildi.

§