Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

6. Ceza Dairesi

Dosya2024/4066 E. 2026/634 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2023/2630 E., 2024/602 K.

SUÇLAR : Silahla tehdit, hakaret

HÜKÜMLER : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

Sanık hakkında hakaret suçundan ceza vermekten vazgeçilmesine dair hükmün kesin olması nedeniyle temyizi kabil olmadığı anlaşılmıştır.

I. HUKUKİ SÜREÇ

A. İlk Derece

Nazilli 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.09.2023 tarihli ve 2023/92 Esas, 2023/586 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılana yönelik silahla tehdit suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106/2-a, 62 53... . maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluklarının ve mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına, karar verilmiştir.

B. İstinaf

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesinin, 12.03.2024 tarihli ve 2023/2630 Esas, 2024/602 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılana yönelik İlk Derece Mahkemesince silahla tehdit suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerinin kaldırılmasına, sanığın katılana yönelik silahla tehdit suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-e maddesi gereğince beraatine, karar verilmiştir.

II. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Katılan Vekilinin Temyiz İstemi

Sanık ile arasında önceye dayalı husumet bulunduğu, sanığın oğlu tarafından katılanın ateşli silahla ateş edilerek yaralandığı, olay günü sanığın telefonda katılana hakaret edip yanına çağırdığı, katılanın davetini kabul etmemesi üzerine ikameti önünden geçerken silahla ateş ettiği, sanığın oğlunun yapamadığı, yarım kalan işi yaparak katılanı öldürmek istediğini, daha önce yaşanan olaylar nedeniyle sanığın cezalar aldığını, yola cam parçası ya da cisim atmadığını, hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Sanık müdafinin sanık hakkında tehdit suçundan verilen beraat kararını temyiz etmede hukuki menfaatinin olmadığından talebinin inceleme dışı bırakılarak yapılan değerlendirmede:

1. Olay tarihi itibariyle sanık ile katılan arasında husumet bulunduğu, sanığın olay günü katılanı cep telefonu üzerinden arayarak yola cam kırıkları attığı gerekçesiyle uyardığı, katılan tarafında sunulan telefon görüşme kayıtlarına göre sanığın katılana hakaret içeren sözler söylediği ve katılanı dışarıda tarif ettiği yerlerde buluşmaya davet ettiği, katılanın sanığın davetini kabul etmediği, bunun üzerine sanığın otomobil ile katılanın ikametinin yanından geçerken ateş ettiği iddiasıyla katılanın şikâyetçi olduğu, kamera inceleme tutanağına göre, sanığın kullandığı aracın şoför taraf ön camından bir cismin dışarı çıkartıldığının tespit edildiği, olay yeri inceleme raporuna göre sanığın araç camından bir cisim çıkardığı yer ile uyumlu şekilde 4 adet boş kovanın tespit edildiği, kriminal uzmanlık raporuna göre 4 adet kovanın tek bir silahtan atıldığı ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkındaki Kanun kapsamında değerlendirilen fişeklere ait birer parça olduklarının tespit edildiği olayda, sanığın olay günü cam parçalarını yola attığı şeklinde soyut bir gerekçeyle katılanı araması, katılanı ısrarla dışarıda görüşmeye davet etmesi, katılanın daveti kabul etmemesi üzerine otomobili ile katılanın ikameti önünden geçmesi ve katılanın ikameti önünden geçerken araç camından bir cisim uzattığının kamera görüntülerinin çözümüne dair kollukta düzenlenen tutanak ile sabit olması, her ne kadar kamera incelemesi sırasında aracın kameradan uzaklaşması nedeniyle camdan cisim uzatıldığı net olarak görülemese de kolluk tarafından yapılan yakınlaştırma ve karşılaştırma işlemleri sonucunda camdan cisim uzatıldığının sabit olması, sanığın cisim çıkarttığı yer ile boş 4 kovanın tespit edildiği yerin uyumlu olması birlikte değerlendirildiğinde, sanığın silahla tehdit suçundan mahkûmiyeti yerine yazılı şekilde beraatine karar verilmesinde, hukuka aykırılık bulunmuştur.

III. KARAR

A. Sanık Hakkında Hakaret Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Katılan ve Sanık Müdafiinin Temyiz İstemleri Yönünden

Hükmolunan cezanın miktarı ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Yasa'nın 286/2-d maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinin görevine giren ve kanunda üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dâhil) hapis cezasını gerektiren suçlar ve bunlara bağlı adli para cezalarına ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizleri mümkün olmadığından, İlk defa bölge adliye mahkemesince verilen hakaret suçundan kurulan ceza vermekten vazgeçilmesi kararına yönelik katılan ve sanık müdafiinin temyiz istemlerinin 5271 sayılı Yasa'nın 298. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak oy birliğiyle ayrı ayrı REDDİNE,

B. Sanık Hakkında Tehdit Suçundan Kurulan Beraat Hükmüne Yönelik Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak oy çokluğuyla BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

19.01.2026 tarihinde karar verildi.

KARŞI OY

Uyuşmazlık, sanığa isnat edilen silahla tehdit eyleminin sübuta erip ermediği noktasında toplanmaktadır.

Olay günü, sanığın cep telefonu üzerinden katılanı arayarak katılana hakaret içeren sözler söylediği ve katılanı dışarıda tarif ettiği yerlerde buluşmaya davet ettiği, katılanın sanığın davetini kabul etmediği, bunun üzerine sanığın otomobil ile katılanın ikametinin yanından geçerken ateş etmek suretiyle silahla tehdit suçunu işlediği iddiasıyla kamu davası açıldığı, ilk derece mahkemesince sanığın silahla tehdit suçundan mahkumiyetine karar verildiği, istinaf incelemesi sonucunda bölge adliye mahkemesince ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmü kaldırılarak sanığın beraatine karar verildiği anlaşılmakla; sanık ile katılan arasında önceye dayalı husumet bulunduğu, katılanın sanıkla yaptığı telefon görüşmesini kayıt altına aldığı, görüşme esnasında sanıkla katılanın evin önüne cam atılması iddiasıyla tartıştıkları, tartışma esnasında katılanın birçok defa sanığa "beni vurdurdun, beni öldüreceksin vb." türü beyanlarda bulunup sanıktan tehdit içeren sözler duymaya çalıştığı, sanığın da kendisine zarar vermeyeceğini belirtip, "Ne öldürmesi" diyerek sinkaflı küfürler ettiği, konuşmanın sonlandığı, aynı gün de kolluğa müracaat ederek sanık hakkında şikâyetçi olunduğu, şikâyet sırasında da sanığın ruhsatlı tabancasının olduğunu ve ruhsatının iptal edilmesini talep ettiği, kollukça yapılan olay yeri incelemesinde de sanığın konutuna 37.5 metre mesafede 4 adet boş kovan bulunmuşsa da sanık adına kayıtlı ruhsatlı bir silahın bulunmadığı, sanığın ikametinde yapılan aramada da silah, mermi ve benzeri suç aletine rastlanılmadığı, 4 adet boş kovanın bulunduğu yerin sanığın evine gitmek için zorunlu güzergah olması, kamera görüntülerinde de net olarak araç camından çıkartılan cismin silah olup olmadığının belirlenemediği, sanığın kolunun silahla ateş eder görüntüsü verecek şekilde araçtan çıkartıltıldığı hususunun net olmadığı, camdan kısa süreli çıkartıldığı iddia edilen cismin çıkartıldığı anda sanığın aracının katılana ait ikamet önünde bulunmadığı, daha ilerisinde olduğu, arada başka şahısların da ikametlerinin bulunduğu, olay yerinde ele geçen boş kovanların yeni ateş edilmiş vaziyette olup olmadığı hususunun tutanağa işlenmediği, bu haliyle daha önceki zamanlarda yapılmış bir atış boş kovanları veya başkaları tarafından olay yerine bırakılmış olabilme ihtimalinin her zaman bulunduğu, kamera görüntülerine göre sanığa ait aracın duraksamaması da düşünüldüğünde boş kovanların konumun da (üçünün yolun bir tarafında toplu halde, bir tanesinin yolun diğer tarafında) bu durumu teyit ettiği, olayın gündüz vakti olması da göz önüne alındığın da sanığa isnat edilen silahla tehdit eyleminin oluştuğu hususu şüpheli kalıp kuşkuya yer verilmeyecek kesin ve somut mahkumiyete elverişli delil bulunmadığından sanığın silahla tehdit eyleminden beraatine yönelik bölge adliye mahkemesi kararının onanması gerektiği düşüncesinde olduğumuzdan çoğunluğun bu husustaki mahkûmiyetine yönelik bozma görüşüne iştirak edilmemiştir. 19.01.2024

§