"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2011/347 E., 2012/226 K.
SUÇLAR : Tehdit, kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
Yapılan ön inceleme neticesinde Burhaniye Sulh Ceza Mahkemesinin, 19.03.2012 tarihli ve 2011/347 Esas, 2012/226 Karar sayılı kararının, sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;
Sanık tarafından eski hale getirme ve temyiz istemine ilişkin dilekçede temyiz hakkının geri verilmesini istediğinin belirtildiği, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 42/1. maddesine göre eski hale getirme hususunda karar verme yetkisinin hükmü temyizen incelemekle görevli Yargıtay'ın ilgili dairesine ait olduğu dikkate alındığında, 04.04.2024 tarihli ek kararının hukuki değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanığın yokluğunda verilen kararın sanığın en son bildirdiği adresine tebligat çıkartılmaksızın doğrudan Mernis adresine 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10. maddesine aykırı şekilde 17.04.2012 tarihinde usulsüz tebliğ edildiğinden eski hale getirme talebi ve temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
I. GEREKÇE
1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 106/1, 86/2-3.a maddeleri uyarınca belirlenecek cezaların türü ve üst haddine göre, aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 8 yıllık olağan ve 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı sürelerinin öngörüldüğü, anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 19.03.2012 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu ve bu tarihten inceleme tarihine kadar, 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
II. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Burhaniye (Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesinin, 19.03.2012 tarihli ve 2011/347 Esas, 2012/226 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı sayılı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
08.01.2026 tarihinde karar verildi.