"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/789 E., 2016/525 K.
SUÇLAR : Hakaret, tehdit, kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama, bozma
Sanık ... hakkında kasten yaralama, sanık ... hakkında kasten yaralama ve hakaret suçlarından kurulan hükümlerin kesin nitelikte olduğu belirlenmiştir.
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık ... hakkında hakaret ve tehdit, sanık ... hakkında tehdit suçlarından kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Mahkemenin kısa kararı ile gerekçeli kararı arasında çelişkiye neden olunduğu anlaşılmış ise de, beraat kararlarına ilişkin suçlar için öngörülen zamanaşımı süresinin dolduğu belirlenerek yapılan incelemede;
I. Sanık ... Hakkında Kasten Yaralama, Sanık ... Hakkında Kasten Yaralama ve Hakaret Suçlarından Kurulan Mahkumiyet Hükümlerinin İncelemesinde,
Sanıklar hakkında hükmolunan doğrudan adli para cezalarının miktarı bakımından, 14.04.2011 tarihli ve 27905 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanunun 26. maddesi ile eklenen 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun geçici 2. maddesinin 1. fıkrası uyarınca üç bin liraya kadar olan mahkûmiyet hükümlerinin kesin nitelikte olması ve temyiz kabiliyetinin de bulunmaması nedeniyle, o yer Cumhuriyet savcısı ile katılanlar ..., ... vekilinin temyiz isteklerinin Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 317. maddesi gereğince Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
II. Sanık ... Hakkında Tehdit ve Hakaret, Sanık ... Hakkında Tehdit Suçlarından Kurulan Beraat Hükümlerinin İncelemesinde
Haklarında beraat kararı verilen sanıklar Mehmet ve ...'e yüklenen, Türk Ceza Kanunu'nun 106/1-1. cümlesine uyan tehdit; sanık ...'e yüklenen ve Türk Ceza Kanunu'nun 125/1-4. maddesine uyan hakaret suçlarının gerektirdiği cezaların türü ve üst sınırına göre; aynı yasanın 66/1-e ve 67/2. maddelerinde öngörülen 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresinin, zamanaşımı süresini kesen son işlem olan, sanıkların talimat mahkemesince sorgularının yapıldığı 10.02.2016 tarihinden incelemenin yapıldığı tarihe dek geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısı ile katılanlar ..., ... vekilinin temyiz istekleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi uyarınca sanıklar hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
19.01.2026 tarihinde karar verildi.