"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2023/325 E., 2024/169 K.
SUÇLAR : Silahla tehdit, kamu malına zarar verme, görevi yaptırmamak için
direnme
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I- Sanık Hakkında Silahla Tehdit ve Kamu Malına Zarar Verme Suçlarından Kurulan Hükümlerin İncelenmesinde;
Sanığın eylemlerine uyan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 106/2-a maddesinde tanımlanan silahla tehdit ve 152/1-a maddesinde tanımlanan kamu malına zarar verme suçlarının gerektirdiği cezaların türü ve üst sınırlarına göre, aynı Yasa'nın 66/1-e ve 66/2. maddelerinde öngörülen 8 yıllık asli dava zamanaşımının, sanık hakkında ilk mahkûmiyet kararı verildiği 17.11.2015 tarihinden ikinci mahkûmiyet kararı verildiği 18.03.2025 tarihine kadar geçmiş bulunduğu gözetilmeden yazılı şekilde mahkûmiyet karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz istemi bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
II- Sanık Hakkında Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Kurulan Hükmün İncelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hâkimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanığın cezasında, 5237 sayılı Kanun'un 265/1. gereğince 1 yıl hapis cezası olarak belirlenen temel cezadan 265/4 ve 43. maddesine göre artırım yapılırken hata yapılarak sonuç cezanın "1 yıl 10... gün hapis cezası" yerine "2 yıl 6 ay hapis cezası" olarak hesaplanarak ilk hükümde hükmedilen " 2 yıl hapis cezası" kazanılmış hak olarak gözetilse bile fazla tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sonuç cezanın "1 yıl 10... gün hapis cezası" olarak değiştirilmesi suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
13.01.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.