"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/352 E., 2020/3043 K.
SUÇ : Tehdit
HÜKÜM : İlk derece mahkemesinin kararı kaldırılarak mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret
Her ne kadar temyiz talebine konu mahkûmiyet hükmü miktar itibariyle temyize tabi değil ise de, sanığın suça konu eylem, sanığın avukatlık görevi sırasında gerçekleştiği, 17.07.2020 tarihli ve 7249 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesiyle değişik 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59/5. maddesinde düzenlenen "Avukatların, avukatlık veya Türkiye Barolar Birliği ya da baroların organlarındaki görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlar nedeniyle verilen Bölge Adliye Mahkemesi ceza dairelerinin kararları hakkında 4.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrası uygulanmaz." hükmü uyarınca avukatların avukatlık görevi sırasında işlediği suçlarla ilgili temyiz yoluna başvuru imkanın bulunduğu anlaşıldığından 02.02.2021 tarihli ek karar kaldırılarak yapılan temyiz incelemesinde:
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edeni hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece
Ankara Batı 2. Ağır Mahkemesinin, 07.12.2017 tarihli ve ve 2017/103 Esas, 2017/396 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan beraat kararı verilmiştir.
B. İstinaf
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16.Ceza Dairesinin, 07.12.2020 tarihli ve 2019/352 Esas, 2020/343 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılanın istinaf başvurusu kabul edilerek sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 106/1-2, 62, 52. maddeleri uyarınca doğrudan 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Suçun unsurlarının oluşmadığına, mesaj çıktılarının tek başına delil olamayacağına, savunma hakkının kısıtladığına, şahsın iftira kastı ile hareket ettiğine, bir takım ekran görüntülerine dayanılarak mahkumiyet hükmü kurulduğuna, karşı tarafın kendisine ağır hakaretlerde bulunduğuna, katılan için açılan tüm davalarının masraflarının kendisi tarafından karşılandığına, katılanın sürekli olarak kendisini rahatsız ettiğine, masrafları ve vekalet ücreti ödememek için asılsız suçlamalarda bulunduğuna, karşı tarafın kendisine hakaret ve tehdit içerikli sözlerde bulunduğuna, hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, usul ve yasaya aykırı olan kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, yeterli inceleme ve araştırmanın yapıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre, ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin kararında, sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve re'sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288. ve 289. maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara Batı 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
19.01.2026 tarihinde karar verildi.