"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/309 E., 2023/3313 K.
SUÇLAR : Nitelikli yağma, kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması
Yapılan ön inceleme neticesinde sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk derece
Ankara 35. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.12.2022 tarihli ve 2022/51 Esas, 2022/523 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 150/1 delaletiyle 86/1-3-e, 87/3, 62, 53... . maddeleri uyarınca 1 yıl 11... gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve sanık ... hakkındaki cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
B. İstinaf
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 18.12.2023 tarihli ve 2023/309 Esas, 2023/3313 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik o yer Cumhuriyet savcısının ve sanıklar müdafilerinin istinaf başvuruları neticesinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/2. maddesi uyarınca hükmün kaldırılmasına, sanıklar hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 149/2 delaletiyle 86/1-3-e, 87/3, 62, 53... . maddeleri uyarınca 1 yıl 11... gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına; nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 149/1-a-c-h, 62, 53... . maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve sanık ... hakkındaki cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanık ... ve Müdafinin Temyiz İstemleri
Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, herhangi bir somut gerekçeye dayanmadığına, yağma suçunun unsurlarının oluşmadığına, sanığın yağma suçunu işlediğine dair somut bir delil bulunmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin uygulanarak, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, somut bir delil olmaksızın müştekiye ait hayatın akışına aykırı ve çelişkili beyanlarının sanıkların istikrarlı beyanları karşısında kabul görmesi ve karara gerekçe oluşturmasının hukuka açıkça aykırılık teşkil ettiğine, sanığın darp eylemini kabul ettiğine, yağma suçunu kabul anlamına gelmemekle birlikte suça konu paranın sanığa ait olup, müştekiden kendi parasını iade aldığına, kasten yaralama suçu bakımından haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine, dosya kapsamında sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair soyut iddia ve beyanlar dışında yeterli, kesin inandırıcı, her türlü şüpheden uzak hiçbir somut delil bulunmadığından, resen gözetilecek sebeplerle birlikte usul ve yasaya aykırı kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
Sanık ... ve Müdafinin Temyiz İstemleri
Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, beraat kararı verilmesi gerektiğine, sanık hakkında yerel mahkeme tarafından verilen hükmün aleyhe olarak kaldırılması nedeniyle, aleyhe bozma yasağına aykırı davranıldığına, sanığın istikrarlı beyanları, kastının olmayışı diğer sanığın kardeşi olması birlikte değerlendirildiğinde beraati gerekmekle birlikte, kabul anlamına gelmemekle kaydıyla, üst sınırdan ağırlaştırılarak lehe hükümler uygulanmadan ceza verilmesinin hatalı olduğuna, resen gözetilecek sebeplerle birlikte, usul ve yasaya aykırı kararın sanık lehine bozularak, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5237 sayılı Kanun’un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin isabetli olduğu anlaşıldığından, sanıklar ve müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Ancak;
Sanıkların neden oldukları yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmaları yerine, 5271 sayılı Kanun'un 326/2. maddesine aykırı biçimde 'yargılama giderinin sanıklardan eşit oranda tahsili ile hazineye gelir kaydına,' şeklinde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş ve bu aykırılığın düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanıklar ve sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Kanun’un 303/1. fıkrası gereği hüküm fıkrasının yargılama giderine ilişkin kısmının 'yargılama giderinin sanıklardan her bir sanığın sebep olduğu tutar kadar alınarak devlet hazinesine ödenmesine' şeklinde düzeltilmesi suretiyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Ankara 35. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
21.01.2026 tarihinde karar verildi.