Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

6. Ceza Dairesi

Dosya2024/143 E. 2026/436 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2022/2416 E., 2023/1816 K.

SUÇ : Nitelikli yağma

HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmi red kısmi onama

Sanıklar hakkında mağdura yönelik 15.10.20 19... .10.2019 tarihlerinde işlenen nitelikli yağma suçundan kurulan hükümlerin kesin nitelikte bulunduğu belirlenmiştir.

Yapılan ön inceleme neticesinde sanıklar hakkında mağdura yönelik 29.10.2019 tarihlerinde işlenen nitelikli yağma suçundan kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

Sanıklar müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun'un 94. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ

A. İlk derece

Turgutlu Ağır Ceza Mahkemesinin 10.03.2022 tarihli ve 2021/244 Esas, 2022/65 Karar sayılı kararı ile 15.10.2019 tarihinde işlenen nitelikli yağma suçundan; sanık ... hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-c-h, 150/2, 168/3, 62... . maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına; sanıklar ........ ve .......... hakkında 5237 sayılı Kanununun 149/1-c-h, 150/2, 1 68... . maddeleri uyarınca 4 yıl hapis cezası ile ayrı ayrı cezalandırılmalarına; 21.10.2019 tarihinde işlenen nitelikli yağma suçundan; sanık ... hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-a-c, 150/2, 168/3, 62... . maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına; sanıklar .. ve ........... hakkında 5237 sayılı Kanununun 149/1-a-c, 150/2, 1 68... . maddeleri uyarınca 4 yıl hapis cezası ile ayrı ayrı cezalandırılmalarına; 29.10.2019 tarihinde işlenen nitelikli yağma suçundan; sanık ... hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-c-h, 168/3, 62... . maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına; sanıklar Samet ve Serhat hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-c-h, 168/3 ve 53. maddeleri uyarınca 8 yıl hapis cezası ile ayrı ayrı cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

B. İstinaf

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 10.04.2023 tarihli ve 2022/2416 Esas, 2023/1816 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının, 5271 sayılı Kanunun 280/1-a. maddesi uyarınca ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Sanık ... Müdafinin Temyiz İstemi

Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, mağdurun mahkeme beyanında diğer sanık ... ile aralarında yaşanan husumetten dolayı sanıklara iftira attığını ve dava konusu olayların yaşanmadığını beyan ettiğine, şikayetçi olmadığına, sanıkların ısrarla suçu kabul etmediklerini beyan ettiklerine, mağdur ve tanıkların soyut ve çelişkili beyanları dışında bir delil bulunmaması ve sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmaması sebebiyle, "şüpheden sanık yararlanır" ilkesi gereğince sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, 29.10.2019 tarihli yağma suçunu kabul etmemekle birlikte değer azlığı indiriminin uygulanmaması, alt sınırdan ceza verilmemesi ve takdiri indirimin uygulanmamasının usul ve yasaya aykırı olduğuna, eksik inceleme yapıldığına, resen dikkate alınacak sebeplerle birlikte, usul ve yasaya aykırı kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.

Sanık ... Müdafinin Temyiz İstemi

Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, mağdurun mahkeme beyanında, sanık ile aralarında yaşanan husumetten dolayı sanığa kin duyup yalan ifade verdiğini, iftira attığını ve dava konusu olayların yaşanmadığını beyan ettiğine, tanığın mahkemede, dava konusu olayların yaşanıp yaşanmadığını bilmediğini beyan ettiğine, sanıkların ısrarla suçu kabul etmediklerini beyan ettiklerine, mağdur ve tanıkların soyut ve çelişkili beyanları dışında iddia edilen eylem ile ilişkilendirilen hiçbir delil bulunmadığına, sanığın suçsuz olduğuna, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına, sanık hakkında "şüpheden sanık yararlanır" ilkesi gereğince beraat kararı verilmesi gerektiğine, sanığın suçu işlemediğinin sabit olduğuna, masumiyet karinesinin uygulanması gerektiğine, suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, 21.10.2019 tarihli eyleme konu para miktarının düşüklüğüne göre sanığın yağma eyleminde bulunmadığının açık olduğuna, kabul anlamına gelmemekle birlikte, suçun silahla işlendiğinin dayanağı ve gerekçesinin bulunmadığına, mağdurun 29.10.2019 tarihli eyleme konu tesbihi rızayla verdiğini beyan ettiğine, mağdurun yaşandığı iddia edilen olaylar nedeni ile herhangi bir zararı bulunmadığına, şikayetçi olmadığına, sanığın suç işleme kastının bulunmadığına, resen dikkate alınacak sebeplerle birlikte temyiz incelemesinin duruşmalı yapılarak, usul ve yasaya aykırı kararın bozulmasına karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.

Sanık ... Müdafinin Temyiz İstemi

Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın bir suçtan cezalandırılmasına karar verilebilmesinin temel şartının, suçun hiç bir şüpheye mahal bırakmayacak kesinlikle ispat edilebilmesi olduğuna, gerçekleşme şekli şüpheli veya tam olarak aydınlatılmamış olaylar ve iddiaların sanığın aleyhine yorumlanarak mahkumiyet hükmü kurulamayacağına, ceza mahkumiyetinin, kesin ve açık bir ispata dayanması gerektiğine, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin uygulanması gerektiğine, resen dikkate alınacak sebeplerle birlikte, temyiz incelemesinin duruşmalı yapılarak, usul ve yasaya aykırı kararın bozulmasına karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Ancak;

Sanıkların sebep oldukları yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmaları yerine, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 326/2. maddesine aykırı biçimde 'yargılama giderinin sanıklardan eşit oranda tahsili ile hazineye irat kaydına,' şeklinde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş ve bu aykırılığın düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

III. KARAR

A. Sanıklar Hakkında mağdura Yönelik 15.10.20 19... .10.2019 Tarihlerinde İşlenen Nitelikli Yağma Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden

Hükmolunan cezaların miktarı itibarıyla 5271 sayılı Kanunun 286/2 maddesi uyarınca temyiz edilemez olduğu anlaşıldığından, sanıklar müdafilerinin temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanunun 298. maddesi gereğince REDDİNE,

B. Sanıklar Hakkında Mağdura Yönelik 29.10.2019 Tarihinde İşlenen Nİtelikli Yağma Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. fıkrası gereği BOZULMASINA,

Bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1. fıkrası gereği hüküm fıkrasının yargılama giderine ilişkin kısmının 'yargılama giderinin sanıklardan her bir sanığın sebep olduğu tutar kadar alınarak devlet hazinesine ödenmesine' şeklinde düzeltilmesi suretiyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Turgutlu Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

14.01.2026 tarihinde karar verildi.

§