"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/2690 E., 2023/3409 K.
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde, sanık hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece
Aksaray 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 23.05.2023 tarihli ve 2022/330 Esas, 2023/214 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında; nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-a,53. maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, hükmolunmuş, kazanılmış hakkı gözetilerek sanığın 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
B. İstinaf
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 23.11.2023 tarihli ve 2023/2690 Esas, 2023/3409 Karar sayılı kararı ile ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun, ''....1-Hükmün yargılama giderlerine ilişkin "2-" nolu fıkrasının hükümden çıkarılarak yerine; "Bozma öncesi yapılan ve sanık ...'un payına düşen yargılama gideri olan 79.50 TL yargılama giderinin sanıktan tahsili ile hazineye gelir kaydına, bozma kararı sonrası yapılan yargılama giderlerinin ise lehe bozma olması sebebiyle Devlet Hazinesi üzerinde bırakılmasına" paragrafının eklenmesi,
2-Hükmün "1-" nolu fıkrasının 3. Bendinin hükümden çıkarılarak yerine; "CMK'nun 283. maddesi uyarınca kazanılmış hak nedeniyle, cezanın infazının daha önceki ceza miktarı olan 6 YIL 3 AY HAPİS CEZASI ve 3.000 TL ADLİ PARA CEZASI ÜZERİNDEN İNFAZINA" ibaresinin eklenmesi ve hükmün diğer bölümlerinin aynen muhafaza edilmesi suretiyle....'', 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a ve 303 üncü maddeler uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Şüpheden sanık yararlanır ilkesi uyarınca sanığın yağma suçundan ceza almaması gerektiğine, tanık beyanları dikkate alınarak sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, sanık hakkında lehe hükümlerin uygulanması talebine, ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Malı almaya yönelik tehdit ve cebir, eylemi yağmaya dönüştürür.
Yağma suçunu düzenleyen 5237 sayılı Kanun'un 148 - “(1) Bir başkasını, kendisinin veya yakınının .... tehdit ederek veya cebir kullanarak, bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişi,...cezalandırılır...” şeklindedir. 148. madde gerekçesinde "... Hırsızlık suçunda olduğu gibi, yağma suçunda da, taşınır malın alınmasıyla ilgili olarak zilyedinin rızasının bulunmaması gerekir. Ancak, hırsızlık suçundan farklı olarak, bu suçun oluşabilmesi için, mağdurun rızasının, cebir veya tehdit kullanılarak ortadan kaldırılması gerekir. Yağma suçu açısından tehdidin, kişiyi, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden ya da malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından bahisle yapılması gerekir. Yağma suçu, cebir kullanılarak da işlenebilir. Ancak bu cebrin, neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama boyutuna ulaşmaması gerekir.
Yağma suçunun tamamlanabilmesi için kullanılan cebir veya tehdidin etkisiyle mağdur malı teslim etmeli veya malın alınmasına karşı koymamalıdır. Bu bakımdan, kullanılan cebir veya tehdidin, kişiyi malı teslim etmeye veya alınmasına ses çıkarmamaya yöneltmeye elverişli olması gerekir. Bu nitelikte olmayan bir cebir veya tehdit sırf mağdurun normalden fazla ürkek olması nedeniyle, malı teslim etmeye veya alınmasına yöneltmişse yağma suçundan söz edilemez ve fiilin hırsızlık olarak nitelendirilmesi gerekir..." şeklinde açıklaması yapılmıştır.
Hırsızlık suçunun başlangıcından tamamlanıncaya kadar, zilyedin tasarruf olanağının kalkmasına kadar ki aşamada kullanılan cebir veya tehdit hırsızlığı yağmaya dönüştürür.
Tehdit ve cebrin malı şikâyetçinin hakimiyet alanından çıkarmaya yönelik olması gerekir, sonra gerçekleşen cebir ve tehdit eylemi yağmaya dönüştürmez.
Cebir ve tehdit malın kendisine teslimine yada geri alınmasını engellemeye yönelik ise eylem yağmaya dönüşecek, tamamlandıktan sonra kendini kurtarmaya, olay yerinden kaçmaya yönelik ise tamamlanan hırsızlık ayrıca tehdit veya müessir fiil suçlarından ceza verilecektir.
Yağma suçunun oluşabilmesi için, suça konu malın, elinde bulunduran kişiden cebir veya tehdit kullanılmak suretiyle alınması veya mağdurun malı teslime ya da malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılınması gerekir. Dolayısıyla yağma suçunda mağdur, cebir veya tehdit kullanılması ve bunun sonucunda malın alınması, teslimi ya da malın alınmasına karşı koymamaya mecbur bırakılmaktadır. Cebir veya tehdit bir kimseyi malını teslim etmeye veya alınmasına karşı koymamaya mecbur kılmak için yapılmalıdır. Malı almak için cebir veya tehdit kullanılmalı ve bunun etkisiyle mağdurun malı vermesi gerekir. Bunun doğal sonucu olarak mağdurun malın alındığını görmesi veya en azından sanığın mallarını almak istediğini anlaması veya bilmesi gerekir.
Bu bilgiler ışığında dava dosyası incelendiğinde;
a. Katılanın aşamalardaki olaya dair ayrıntılı anlatımı, tanık beyanları, sanık savunmaları ve tüm dosya kapsamında yer alan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde; Daha önceden aralarında husumet olan mağduru suç tarihinde yolda yürürken gören sanığın sevk ve idaresindeki aracı ile mağdura çarparak basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralanmasına sebebiyet verdiği, çarpmanın etkisi ile mağdurun yere düştüğü, bu sırada mağdurun elinde bulunan cep telefonunun yere düştüğü, aracından inen sanığın elinde bıçak olduğu halde mağduru kovalamaya başladığı ancak mağdurun olay yerinden uzaklaştığı, olay yerine dönen sanığın yerde bulunan mağdura ait cep telefonunu yerden alıp aracına binmek suretiyle olay yerinden ayrıldığı şeklinde gerçekleşen dava konusu olayda; sanığın suça konu cep telefonunu mal edinmek amacıyla hareket edip mağdura, aracı ile çarptığına ve yahut çarpmanın etkisiyle mağdurun yere düşen cep telefonunun düştüğünü görüp ele geçirmek için mağdurun almasını engellemek maksadıyla elindeki bıçakla kovaladığına dair dosya içerisinde herhangi bir beyan, iddia ve delilin bulunmadığının anlaşılması karşısında, sanığın iddianame ve görevsizlik kararına konu eylemlerinin kasten yaralama ve basit hırsızlık suçlarını oluşturduğu halde, suç vasfında yanılgıya düşülerek sanık hakkında nitelikli yağma suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
b. Kabul ve Uygulamaya Göre de;
- Aksaray 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/807 Esas, 2021/1300 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında kasten yaralama suçundan kesin nitelikte 3000 TL adli para cezasına; nitelikli hırsızlık suçundan ise 6 yıl 3 ay hapis cezasına hükmolunduğu, nitelikli hırsızlık suçuna yönelik aleyhe istinaf talebinde bulunulmadığı ve 5271 sayılı Kanun'un 283/1. maddesi gereğince sanığın ceza süresi yönünden kazanılmış hakkının, toplam ceza süresi bakımından dikkate alınması gerektiği gözetilerek; Konya Bölge Adliye Mahkemesinin 2021/3284 Esas, 2022/707 Karar sayılı bozma ilamı sonrası yapılan yargılamada; Aksaray 2. Ağır Ceza Mahkemesince (ilk derece Mahkemesi) kasten yaralama suçundan verilen ilama ilişkin kanun yararına bozma yoluna gidilebilmesi için ihbarda bulunulduktan sonra, bu hükmün Yargıtay ilgili Yüksek Dairesi tarafından bozulmasına karar verilmesi halinde, bozulan hükme ait dava dosyasının, asıl dava dosyası ile birleştirilerek kasten yaralama ve nitelikli hırsızlık suçlarından hükmedilen sonuç cezaların toplamının sanık hakkında kazanılmış hak teşkil edeceği gözetilmeden sadece hırsızlık suçundan kurulan hükümdeki sonuç ceza yönünden kazanılmış hak gözetilerek eksik ceza tayin edilmiş ise de söz konusu ilk derece mahkemesi kararına yönelik aleyhe istinaf talebinde bulunulmadığı halde Bölge Adliye Mahkemesince sanık hakkında 6 yıl 3 ay hapis cezası ve 3.000 TL adli para cezasına hükmedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
-Sanık hakkında kazanılmış hakkı nedeniyle sonuç ceza olarak 6 yıl 3 ay hapis cezası ve 3000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde "6 yıl 3 ay hapis cezası ve 3000 TL adli para cezası üzerinden infazına" şeklinde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Aksaray 2. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
21.01.2026 tarihinde karar verildi.