Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

6. Ceza Dairesi

Dosya2024/1127 E. 2026/725 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2021/1837 E., 2023/1862 K.

Müdürlüğü

SUÇ : Nitelikli yağma

HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

A. İlk Derece

Siverek 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.04.2021 tarihli ve 2020/110 Esas, 2021/69 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-a,d, 62, 53, maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

B. İstinaf

Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 11.10.2023 tarihli ve 2021/1837 Esas, 2023/1862 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii ve Katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

1- Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi

Suçu işlemediğine, mahkûmiyeti gerektirir delil bulunmadığına, etkin pişmanlık maddesinin uygulanması, beraat kararı verilmesi,

2- Katılan Kurum Vekilinin Temyiz İstemi

Üst sınırdan ceza verilmesi, lehe vekalet ücreti belirlenmesi, gerektiğine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

1. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulu'nun takdiri ile Bölge Adliye Mahkemesi'nin kararına göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından bozma nedeni dışında hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Ancak,

a.) Olay tarihinde evli olan sanık ve katılan arasında altınların ne şekilde değerlendirilmesi gerektiği hususunda tartışma meydana geldiği, sanığın katılanı darp ederek eşarp ile boğazını sıkmak suretiyle basit tıbbi müdahale ile giderilecek şekilde yaralayıp katılana ait cep telefonu ile evdeki altınları alarak evden ayrıldığı, olaydan kısa bir süre sonra da katılana ait cep telefonunu katılana gönderdiği somut olayda; sanığın söz konusu altınları banka kredisi kullanmak suretiyle satın aldığını savunarak buna ilişkin dekontu sunduğu, katılanın ise soruşturma aşamasında eşi olan sanığın düğün altınları bozdurmak istediğini buna karşı çıktığını kovuşturma aşamasında ise herhangi bir işte çalışmadığını, sanık eşinin kendisine harçlık vermediğini, söz konusu altınların ise eşin dostun getirdiği altınlar ile kendi ailesinin verdiği paralardan biriktirdiği birikimi ile aldığını beyan ettiği katılanın 26.01.2021 tarihli duruşmada, "cep telefonunun olaydan yarım saat sonra kendisine iade edildiğini" beyan ettiği dikkate alındığında; suça konu altınların evlilik birliği içerisinde edinilmiş mal olarak değerlendirilmesi gerektiği ve sanık ile katılan arasında alacak hakkı doğuran bir hukuksal ilişkinin bulunduğu, katılanın cep telefonun kısa bir süre sonra geri göndermesinin de sanığın telefonu yanlışlıkla aldığına dair savunmasını doğruladığı ve bu haliyle sanığın katılana yönelik eylemlerinde yağma kastının bulunmadığının anlaşılması karşısında, suça tarihinde katılanı basit tıbbi müdahale ile giderilecek şekilde darp eden sanığın 5237 sayılı Kanun'un 86/2, 86/3-a maddeleri uyarınca mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,

b.) 6284 sayılı Kanun'un 20/2. maddesi gereğince davaya katılma hakkı olan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama sırasında davaya katılarak kendisini vekil ile temsil ettirmesi nedeniyle lehine vekalet ücretine hükmedilmesi, gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde hukuka aykırılıklar bulunmuştur.

III. KARAR

Gerekçe bölümünde (2) nolu paragrafta açıklanan nedenlerle, sanık müdafii ve katılan kurum vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Siverek 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

21.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§