"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/2230 E. 2023/3270 K.
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜM : Esastan reddi ile onama
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanunun 294. maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanunun 301. maddesinin ''Yargıtay, yalnız bozulmasını istediği temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir." ve aynı Kanun'un 301. maddesinin "Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemine yönelik yapılan incelenmede;
Hükmedilen cezanın süresine göre suça sürüklenen çocuk müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin 5271 sayılı Kanun'un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereğince reddine karar verilmekle gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulu'nun takdiri ile Bölge Adliye Mahkemesi'nin kararına göre; suçun suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Mağdurun, olay tarihinde suça sürüklenen çocuğun annesi ile gayri resmi birlikteliği bulunduğu ve aynı konut içerisinde birlikte yaşadıkları, mağdur anlatımına göre suç tarihinde önce suça sürüklenen çocuğun annesinin mağdurdan para istediği, mağdurun para vermemesi üzerine bu kez suça sürüklenen çocuğun ilk kez bahsedilen konuta geldiği ve annesi ile birlikte gideceğini söyleyerek mağdurdan para istediği, mağdurun suça sürüklenen çocuğa da para vermeyi kabul etmemesi üzerine suça sürüklenen çocuğun mağduru bıçak ile darp etmek suretiyle cüzdanı içerisindeki yaklaşık 4800TL parayı zorla aldığı iddia olunmuş ise de; hakkında soruşturması tefrik edilen ve bu yargılamada tanık sıfatı ile beyanı alınan suça sürüklenen çocuğun annesi E.H.B. ile suça sürüklenen çocuğun aşamalarda alınan savunma ve beyanları içeriğinden taraflar arasında evvelce husumet bulunduğunun anlaşılması, mağdurun zorla alındığını iddia ettiği para miktarını soruşturma aşamasında yaklaşık 4.800TL, kovuşturma aşamasında ise yaklaşık 1500 TL şeklinde çelişkili belirtmiş olması ve nihayet mağdura ait adli muayene raporu da tüm dosya kapsamı ile hep birlikte değerlendirildiğinde suça sürüklenen çocuğun her türlü şüpheden uzak sabit görülebilecek eyleminin mağdura yönelik bıçak ile kasten yaralama eylemi olduğu gözetilmeksizin suç vasfından yanılgıya düşülerek nitelikli yağma suçundan yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmiş olması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun'un 304/2. maddesi uyarınca yeniden incelenmek ve hüküm verilmek üzere dosyanın Burdur Ağır Ceza Mahkemesi'ne, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 19.01.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.