"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/2911 E., 2023/3792 K.
SUÇLAR : Nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama
Sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların kesin nitelikte bulunduğu belirlenmiştir.
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında nitelikli yağma suçunda kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanıklar ... ve ... müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun'un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü;
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece
Sanıklar hakkında Ankara 33. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.10.2022 tarihli ve 2022/191 Esas, 2022/289 Karar sayılı kararı ile kişi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109/2, 109/3-b, 62 maddeleri uyarınca ayrı ayrı 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 149/1-c, 168/3, 62. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 5 yıl 6 ay 30 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına, sanık ... hakkında mükerirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmiştir.
B. İstinaf
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 15.11.2023 tarihli ve 2022/2911 Esas, 2023/3792 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf başvuruları üzerine kişi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümlerin esastan reddine, nitelikli yağma suçundan kurulan hükümlerin "Sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerinden etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına ilişkin "Sanıkların kovuşturma aşamasında müştekinin zararını gidermeleri nedeniyle Türk Ceza Kanunu'nun 168/3 maddesi uyarınca cezalarından 1/3 oranında indirim yapılarak takdiren AYRI AYRI 6 YIL 8 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMALARINA," şeklindeki paragraf tümüyle çıkartılarak yerine;
"Sanıkların mağdurun suçtan kaynaklanan zararının bir kısmını soruşturma aşamasında giderdikleri, mağdurun Türk Ceza Kanunu'nun 168/4. maddesi uyarınca sanıklar hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rıza gösterdiği anlaşıldığından sanıkların cezalarından Türk Ceza Kanunu'nun 168/3-1 maddesi uyarınca takdiren 1/2 oranında indirim yapılarak sanıkların AYRI AYRI 5 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMALARINA" paragrafı hükümlere eklenmek,
Bundan sonra gelen Türk Ceza Kanunu'nun 62/1. maddesinin uygulanmasına ilişkin paragrafta yer alan "5 YIL 6 AY 20 GÜN" ibaresi çıkartılıp yerine "4 YIL 2 AY" ibaresi yazılmak suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan HÜKÜMLERİN DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURULARININ ESASTAN REDDİNE,"
Hususunda hükümler düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanık ... müdafiinin temyiz istemi, kararın hukuka aykırı olduğuna, sanık hakkındaki lehe hususların değerlendirilmediğine, kararın bozulmasına ve beraat kararı verilmesine ilişkindir.
Sanık ... müdafiinin temyiz istemi, müvekkilinin atılı suçu işlemediğine, buna ilişkin hiçbir delil bulunmadığına, lehe hükümlerin uygulanmadığına ve kararın bozulmasına ilişkindir.
Sanık ... müdafiinin temyiz istemi, kararın hukuka aykırı olduğuna, müvekkilinin atılı suçu işlemediğine, kararın yeterli gerekçe içermediğine, sanık hakkındaki lehe hususların değerlendirilmediğine ve kararın bozulmasına ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR
A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Verilen Kararlar Yönünden;
5271 sayılı Kanun’un 286/2-a. maddesinde yer verilen “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanıklar müdafilerinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle REDDİNE,
B. Nitelikli Yağma Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden;
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin kararında, sanıklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve re'sen incelenmesi gereken hususlar yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288. ve 289/1. maddeleri uyarınca yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ayrı ayrı ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Ankara 33. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
13.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.