Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

6. Ceza Dairesi

Dosya2024/1001 E. 2026/130 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2023/272 E., 2023/3850 K.

SUÇ : Konutta birden fazla kişi ile birlikte yağma

HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama- Bozma

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle,

I. HUKUKİ SÜREÇ

A. İlk derece

Eskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.11.2022 tarihli ve 2021/555 Esas, 2022/652 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan, sanık ... hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-e maddesi uyarınca sanığın beraatine, sanıklar ... ve ... hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37/1 delaleti ile 5237 sayılı Kanun'un 149/1-c-d, 35/1-2, 53, 63, 58/6. maddeleri uyarınca 5 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hapis cezalarının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

B. İstinaf

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin 20.11.2023 tarihli ve 2023/272 Esas, 2023/3850 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık ve sanık müdafii ile katılanlar vekilinin istinaf başvurularının, 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Sanık ... Müdafinin Temyiz İstemi

Sanığın atılı yağma suçunu işlediğine dair mahkumiyete yeterli delil bulunmadığı, şüpheden sanık yararlanır ilkesi uyarınca beraat kararı verilmesi gerektiği, sanığın suç kastıyla hareket etmediğine, eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 150/1. madde kapsamında alacağın tahsili amacıyla tehdit suçunu oluşturduğuna ilişkindir.

Sanık ... ve Müdafiinin Temyiz İstemleri

Sanığına atılı suç işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve somut delil bulunmadığına, salt katılan beyanına itibar edilerek sanığın mahkûmiyetine karar verilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğuna, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

Katılanlar Vekilinin Temyiz İstemi

Sanık ..., olayda azmettirici olduğunun alınan ifadeler ve yapılan telefon konuşmalarıyla sabit olduğuna, diğer sanıkların daha önceden katılanları tanımadığına, işyerlerini dahi bilmediklerine, sanık ...'ın katılanların adres ve telefon numaralarını diğer sanıklara vererek onları yönlendirdiğine, 5237 sayılı Kanun'un 38. maddesi gereğince cezalandırılması gerektiğine, ayrıca sanığın katılanlardan alacağı olduğuna dair dosyaya sunulan bir bilgi ve belge bulunmadığına, sanık Muratla katılanlar arasında ticari bir ilişki bulunmadığına ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

I. Sanık ... Hakkındaki Beraat Hükmü Yönünden Yapılan İncelemede;

Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezaların alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin isabetli olduğu anlaşıldığından, katılanlar vekilinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.

II. Sanıklar ..., ... Hakkındaki Mahkûmiyet Hükümleri Yönünden Yapılan İncelemede;

Sanıklar ... ile A.....un katılanlardan .... ait güzellik merkezine katılan ...'in eşi ... ile kardeşi ... de işyerinde bulunduğu halde giderek, sanık ...'in katılan ...'e hitaben ''....Buraya boş gelmedik.... ...'in sizden 2,5 cihaz alacağı varmış bu cihaz 400.000 TL'ye tekabül ediyor, onun da bize borcu vardı, bu borcu bize devretti, sizin muhatabınız bundan sonra biziz, bu ödemeyi bize yapacaksınız, yarın saat 17:00'ye kadar yarısını alacağız, geri kalanını da vadelendireceğiz, bizim sözümüz senettir, sen ödeyeceğim diyeceksin bende gelip o gün alacağım... bundan sonra alacak bizim alacağımız bize ödeyeceksiniz ödemezseniz bak ne oluyor" diyerek borçlu olduklarından bahisle katılanlardan para almaya çalıştıkları, Sanık ... çıkarken " .... abi son sözü söylemiştir" diyerek sanığın eylemine iştirak ettiği anlaşılan olayda,

Ceza Kanunumuzda yağma suçları 5237 sayılı Kanun'un 148, 1 49... nci maddelerinde düzenlenmiştir.

"(1) Bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldın gerçekleştireceğinden ya da malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak, bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişi, altı yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(2) Cebir veya tehdit kullanılarak mağdurun, kendisini veya başkasını borç altına sokabilecek bir senedi veya var olan bir senedin hükümsüz kaldığını açıklayan bir vesikayı vermeye, böyle bir senedin alınmasına karşı koymamaya, ilerde böyle bir senet hâline getirilebilecek bir kağıdı imzalamaya veya var olan bir senedi imha etmeye veya imhasına karşı koymamaya mecbur edilmesi hâlinde de aynı ceza verilir.

(3) Mağdurun, herhangi bir vasıta ile kendisini bilmeyecek ve savunamayacak hâle getirilmesi de,

yağma suçunda cebir sayılır." denmektedir.

Sanık ...'nın söylediği sözler ile sanıkların eylemlerinin yağma suçunun oluşması için aranan tehdit veya cebir boyutuna ulaşmadığı anlaşılmış olup, sair tehdit suçu kapsamında kalan sözlerin yağma suçunu oluşturmayacağı, yağma suçunun oluşması için tehdidin suçtan zarar görenin, kendisinin veya yakınının, hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına, veya mal varlığına yönelik zarara yönelik bir saldırı boyutunda olması gerektiği değerlendirilmekle, sanıklar hakkında sair tehdit suçundan mahkûmiyet kararı verilmesi yerine yazılı şekilde yağma suçundan mahkûmiyet kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

III. KARAR

1. Sanık ... hakkında verilen beraat kararının temyiz incelemesinde:

Gerekçenin 1. bölümünde açıklanan nedenlerle, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin 20.11.2023 tarihli ve 2023/272 Esas, 2023/3850 Karar sayılı kararında, katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ile resen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun 'un 2 88... . maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302. maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

2. Sanıklar ... ve ... hakkında verilen mahkûmiyet kararlarının temyiz incelemesinde:

Gerekçenin 2. bölümünde açıklanan nedenlerle, sanıklar müdafileri ve sanık ...'un temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin 20.11.2023 tarihli ve 2023/272 Esas, 2023/3850 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Eskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay İlamının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

07.01.2026 tarihinde karar verildi.

§