Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

5. Hukuk Dairesi

Dosya2025/9787 E. 2026/1444 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2021/142 Esas, 2024/223 Karar

KARAR : Kısmen kabul

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ile ecrimisil istemine ilişkin asıl ve birleştirilen davalarda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucu, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda, asıl davanın tazminat yönünden kabulüne, ecrimisil yönünden feragat nedeniyle reddine, birleştirilen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili asıl ve birleştirilen dava dilekçelerinde özetle; Muş ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 67... parsel sayılı taşınmazlara davalı idarece yol yapılmak suretiyle fiilen el atıldığından bahisle kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedeli ile dava tarihinden geriye doğru 5 yılı kapsayacak şekilde ecrimisilin davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın usulüne uygun kamulaştırıldığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemenin 04.09.2012 tarihli ve 2011/28 Esas, 2012/147 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Birinci Bozma Kararı

1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda; taşınmazın arsa vasfında olması nedeniyle alınan rapor ve yapılan inceleme hüküm kurmaya elverişli olmadığını, dava konusu taşınmazın yolda kalması nedeniyle davacılar üzerindeki tapusunun iptali ile yol olarak terkinine karar verilmesi gerekirken idare adına tesciline karar verilmesi, davalı idarenin harçtan muaf olduğu ve harç ve vekâlet ücretinin maktu belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi doğru görülmediğinden Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkeme Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin 16.09.2015 tarihli ve 2013/317 Esas, 2015/245 Karar sayılı kararı ile davanın tazminat talebi yönünden kabulüne, ecrimisil talebi yönünden reddine karar verilmiştir.

C. İkinci Bozma Kararı

1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunulmuştur.

2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; hükme esas alınan bilirkişi raporunda, emsal olarak değerlendirilen taşınmazın satış tarihi 17.02.2014 olup, değerlendirme tarihinden sonra olduğu gözetilmeden değer biçildiğinden, bu rapora göre hüküm kurulamayacağından Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

D. Mahkeme İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin 08.02.2017 tarihli ve 2016/129 Esas, 2017/56 Karar sayılı kararı ile davanın tazminat talebi yönünden kabulüne, ecrimisil talebi yönünden reddine karar verilmiştir.

E. Üçüncü Bozma Kararı

Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; hükme esas alınan bilirkişi raporunda, emsal olarak değerlendirilen taşınmazın satış tarihi 16.07.2012 olup, değerlendirme tarihi olan 2011 yılından sonra olduğundan geriye endeksleme yapılması doğru olmadığı gibi, vergi değerleri getirtilip kıyaslanmadan, dava konusu taşınmaz kadastro parseli olup olmadığı tespit edilmeden, emsal taşınmazın ise imar parseli olduğu dikkate alındığında, denetime elverişli olmayan şekilde düzenlenen rapora göre hüküm kurulması ve bozmadan sonra ıslah yapılamayacağı gözetilmeden fazla bedele hükmedilmesi doğru görülmediğinden Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

F. Mahkeme Üçüncü Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin 17.06.2020 tarihli ve 2018/4 Esas, 2020/138 Karar sayılı kararı ile asıl davanın tazminat yönünden kabulüne, ecrimisil yönünden feragat nedeniyle reddine, birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.

G. Dördüncü Bozma Kararı

Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu taşınmaza soyut ifadelerle değer biçildiğinden ve bozma öncesi verilen 16.09.2015 tarihli kararda dava konusu taşınmaz için metrekare birim bedeli olarak belirlenen 243,16 TL bedel davacı tarafından temyiz edilmediğinden davalı idare lehine oluşan usuli kazanılmış hak ihlal edilerek bozma sonrası metrakere bedelinin 350 TL belirlenmek suretiyle fazla bedele hükmedilmesi doğru görülmediğinden davalı ... harçtan muaf olduğu halde, aleyhine ıslah harcına hükmedilmesi Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

H. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar

Mahkemenin yukarıda tarihi ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davanın tazminat yönünden kabulüne, ecrimisil yönünden feragat nedeniyle reddine, birleştirilen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın 2011 yılında açıldığını, 4 kere bozma gördüğünü, son bozma üzerine yapılan yargılama neticesinde tamamen mağdur olduklarını, hükmedilen yasal faizin taşınmazın yaklaşık değerine bile yaklaştırmadığını, mülkiyet haklarının ihlal edildiğini, taşınmazı yıllardır kullanamadıklarını, en yüksek faizin uygulanmasını ve dosyanın bozulması durumunda yerel mahkemece kurulacak hükümde derhal ödeme yönünde hüküm kurulmasını talep ettiklerini ileri sürerek kararı temyiz etmiştir.

2. Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; birleştirilen ek davanın kabulü yönünde hüküm kurulması hukuka aykırı olduğunu, emsal seçiminin ve incelemesinin hatalı yapıldığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Kanun'un 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmış olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,

04.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§