"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/188 Esas, 2019/616 Karar
KARAR : Kabul
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Gaziantep ili, ..., ... Mahallesi 1250 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili, yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı idarenin dava konusu taşınmaza teklif etmiş olduğu bedelin çok düşük olduğunu, rayiç piyasa değerinin çok altında olduğunu, bu nedenle verilen fiyatın kabul edilemeyeceğini, gerçek bedelinin tespit edilmesini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 14.07.2025 tarihli ve 2014/370 Esas, 2015/699 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A.Bozma Kararı
1. Mahkemenin 14.07.2015 tarihli ve 2014/370 Esas, 2015/899 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda; kamulaştırılan taşınmaz ile emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak, değer biçilmesinin yöntem olarak doğru olduğunu, ancak bilirkişi kurulunca emsal alınan taşınmazın, satışına ilişkin akit tablosu Tapu Müdürlüğünden istenilip, dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların 2014 yılında Arsa Metrekare Rayiç Bedeli Takdir Komisyonu tarafından resen belirlenen emlak vergisine esas olan metrekare değerleri ilgili Belediye Başkanlığı Emlak Müdürlüğünden getirtilip alınacak cevaplara göre bilirkişi kurulu raporu denetlenmediği gibi hükme esas alınan bilirkişi raporunda emsal alınan taşınmazların imar durumlarına ilişkin başka bir dosyaya gönderilen ve işbu dosya içine de alınan ... Belediye Başkanlığının 18.04.2014 tarihli yazısında emsallerin imar parseli oldukları belirtildiği hâlde, ilk alınan bilirkişi kurulu raporunda emsal taşınmazların kadstral parsel olarak değerlendirildiği, hükme esas alınan raporda ise imar parseli kabul edildikleri, üstelik emsallerden 706 parsel sayılı taşınmazın satış aktinde davalının (temsilci sıfatı ile) taraf olduğu, gözetildiğinde yeterli, inandırıcı, somut gerekçelere dayandırılmadan ve bilimsel olmayan yöntem ile değer biçen bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının doğru görülmediği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 12.12.2019 tarihli ve 2018/188 Esas, 2019/616 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; tespit edilen bedelin çok yüksek olduğunu, idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki nitelendirme
Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun Geçici 3 üncü maddesi gereği yürürlükte bulunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin ... numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan kararı da göz önüne alındığında, davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi doğrudur.
3. Mahkemece verilen 14.07.2015 tarihli ve 2015/370 Esas, 2015/899 Karar sayılı kararda kamulaştırma bedeli olarak 199.024,32 TL'ye hükmedildiği ve bu karara karşı davacı idare tarafından temyiz yoluna başvurulduğu, davalının kararı temyiz etmediği anlaşıldığından davacı idare yönünden kesinleşen bu bedel aşılmak suretiyle fazlaya hükmedilmesi bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
1.Davacı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Davacı idare vekilinin temyiz itirazının kısmen kabulü ile Mahkeme kararının hüküm fıkrasının (1, 2, 3 ve 4) numaralı bentlerinin hükümden çıkartılması, yerine " 1-Davacının davasının kabulü ile, Gaziantep ili, ..., ... köyü 1250 sayılı parselden ifraz olan ve 3215 sayılı parsel olarak tapuya kaydedilen tapuya kayıtlı taşınmazın fen bilirkişisinin raporunda (21.07.2014) ...'a ait 496.32 m²lik kısmın kamulaştırma bedelinin 199.024,32 TL olduğunun tespitine, bu miktara 21.07.2014 tarihinden Mahkemenin ilk karar tarihi olan 14.07.2015 tarihine karar yasal faiz işletilmesine ve işletilen yasal faizin de davacıdan tahsili ile davalı tarafa verilmesine, davacı tarafça depo edilen bedelin davalıya derhal ödenmesine, dava konusu Gaziantep ili, ..., ... Mahallesi 1250 sayılı parselden ifraz olunarak 3215 parsel sayısını alan ve fen bilirkişisi ...'ın raporunda 3215 sayılı parsel olarak 496.32 m²lik kısmın davalı adına olan tapu kaydının iptaline (takdidatlardan ari olarak) ve davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, yol olarak terkinine" yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
04.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.