"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/538 Esas, 2025/27 Karar
KARAR : Kısmen kabul
Taraflar arasındaki imar uygulaması sırasında bedele dönüştürülen davacı payına takdir edilen karşılığın artırılması istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 21 49... parsel (yeni 84 16... parsel) sayılı taşınmazdaki payının imar uygulaması ile bedele dönüştüğünü, her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile bedele dönüşen kısım için takdir edilen bedelinin artırılarak dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 08.10.2015 tarihli ve 2012/246 Esas, 2015/373 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin 08.10.2015 tarihli ve 2012/246 Esas, 2015/373 Karar sayılı ilâmı kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; 20.08.2016 tarihinde kabul edilerek 07.09.2016 tarihli ve 29824 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 6475 sayılı Kanun'un 35 nci maddesi ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'na (2942 sayılı Kanun) eklenen geçici 12 nci maddesine göre; ''24.02.1984 tarihli ve 2981 sayılı İmar ve Gecekondu Mevzuatına Aykırı Yapılarak Uygulanacak Bazı İşlemler ve 6785 sayılı İmar Kanununun Bir maddesinin Değiştirilmesi Hakkında Kanun hükümlerine göre yapılan imar uygulamalarından doğan idarelerin taraf olduğu her türlü alacak ve bedel artırım davalarında taşınmazın değeri; uygulamanın tapuda tescil edildiği tarih değerlendirme tarihi olarak esas alınmak ve o tarihteki nitelikleri gözetilmek suretiyle tespit edilir.Tespit edilen bu bedel, Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi tablosu esas alınmak suretiyle dava tarihi itibarıyla güncellenir ve ortaya çıkan gerçek bedel hak sahibine ödenir" hükmünün getirildiği, bu durumda yukarıda açıklanan hususta ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden verilen karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar
Mahkemenin 07.07.2020 tarihli ve 2018/416 Esas, 2020/122 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
1.Mahkemenin 07.07.2020 tarihli ve 2018/416 Esas, 2020/122 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda; hükme esas alınan bilirkişi raporunda değerlendirme tarihi olan imar uygulamasının tescil tarihi 07.02.1989 tarihinden önceki satışlar kullanılmak suretiyle taşınmaza değer belirlenmesi gerekirken, bu tarihten sonraki emsal satışlar ile dava konusu taşınmaz kıyaslanmak suretiyle taşınmaza değer biçildiğinden ve tespit edilen bedelin, Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi tablosuna göre dava tarihine güncellenmesi gerekirken, endeks oranlarında yanılgıya düşülerek, toptan eşya fiyat enkdes oranları kullanılmak suretiyle bedel biçilmesi ile bozma ilamı öncesi taşınmazın 30.05.2012 dava tarihi itibarıyla metrekaresine 1.700,00 TL değer takdir edildiği hususu da gözetildiğinde, taşınmazın metrekaresine 07.02.1989 tarihi itibarıyla 0.0224 TL bedel belirleyen rapor hüküm kurmaya elverişli ve inandırıcı görülmediğinden ve maktu harca hükmedilmesi gerektiğinden verilen karar bozulmuştur.
D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar
Mahkemenin yukarıda tarihi ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; aleyhlerine yargılama giderlerine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, reddedilen kısmın oluşmasının mevzuat değişikliğinden kaynaklandığını, davanın açılmasında haklı olan davacının yargılama gideri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulmaması gerektiğini, maktu vekâlet ücretinden daha az vekâlet ücretinin hüküm altına alınmasının da hatalı olduğunu, hüküm altına alınan bedelin de mülkiyet hakkına açıkça ihlal niteliği taşıyacak düzeyde düşük olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki taşınmaza 6745 sayılı Kanun'un 35 inci maddesi ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddesi uyarınca uygulamanın tapuda tescil edildiği tarih değerlendirme tarihi olarak esas alınıp, emsal karşılaştırması sonucu tespit edilen bedelin Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi tablosuna göre dava tarihine güncellenmesi suretiyle değer biçilmesi yerindedir.
3. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakta olup davacı vekilinin aşağıdaki hususlar dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
4. 6745 sayılı Kanun'un 35 inci maddesi ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddesi ile getirilen kanun değişikliği nedeniyle davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verildiğinden idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru olmadığı gibi yargılama giderlerinin tamamının davalı idare üzerinde bırakılması; aynı değişiklik nedeniyle maktu harca hükmedilmesi gerektiğinin düşünülmemesi bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden Mahkeme karınını düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Mahkeme kararının;
a) (3) numaralı bendinin tümüyle çıkartılması, yerine "Alınması gerekli 615,40 TL harcın dosyada alınan peşin ve ıslah harçları toplamı olan 4.258,76 TL'den mahsubu ile bakiye 3.643,36 TL harcın talep halinde davacı tarafa iadesine" cümlesinin yazılması,
b) (6) numaralı bendinin tümüyle çıkartılması, yerine "Davacı tarafından yapılan; 21,15 TL Başvuru Harcı, 59,40 TL Peşin Harcı, 556 TL Tamamlama Harcı olmak üzere toplam 636,55 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine," cümlesinin yazılmasına,
c) (5), (7) ve (8) numaralı bendinin tümüyle çıkartılmasına, yerine "Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına," cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Davacıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,
04.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.