Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

5. Hukuk Dairesi

Dosya2025/8952 E. 2026/1518 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2023/1 Esas, 2023/106 Karar

KARAR : Kabul

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Ardahan ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 21... ve 144 parsel sayılı taşınmazların kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazların gerçek değerinin tespit edilmesini talep etmiştir.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemenin 18.02.2015 tarihli ve 2014/84 Esas, 2015/86 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1. Mahkemenin 18.02.2015 tarihli ve 2014/84 Esas, 2015/86 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizce yapılan incelemede, dosyada mevcut ... Belediye Başkanlığının yazısına göre dava konusu taşınmazlar belediye imar planı içinde olup, belediye hizmetlerinden yararlandığı, taşınmazlar bu haliyle arsa vasfında olduğu, 2942 sayılı Kanun’un kıymet takdir esaslarını belirten 11 inci maddesinin birinci fıkrasının arsalara ilişkin (g) bendi uyarınca arsaların bedelinin değerlendirme gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre hesaplanmasının zorunlu olduğu, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda bu yönteme uyulmadan piyasa rayiçlerinden söz edilerek soyut ifadelerle değer biçildiğinden, bu rapora göre hüküm kurulması mümkün olmadığı, bu durumda taraflara dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi ve bu emsallere göre değer biçilmesi için yeniden oluşturulacak bilirkişi kuruluyla keşif yapılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin 06.12.2017 tarihli ve 2017/1 Esas, 2017/435 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

C. İkinci Bozma Kararı

1. Mahkemenin 06.12.2017 tarihli ve 2017/1 Esas, 2017/435 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı ... ve ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; bilirkişi raporunda yasadaki yönteme uyulmadan, değer biçmeye esas alınan ... Mahallesi 1 47... , 1 22... , 1 13... parsel sayılı taşınmazların tespit edilen metrekare değerlerinin aritmetik ortalaması alınarak değer biçildiğinden, bu rapora göre hüküm kurulması mümkün olmadığı, bu durumda dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu değerinin belirlenmesi bakımından, yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinden mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin 05.10.2021 tarihli ve 2019/14 Esas, 2021/94 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

E. Üçüncü Bozma Kararı

1. Mahkemenin 05.10.2021 tarihli ve 2019/14 Esas, 2021/94 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı ... ve ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dava konusu taşınmaza yakın ve benzer konumda bulunan ... Mahallesi 1 21... parsel sayılı taşınmaza ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/533 Esas, 2016/85 Karar sayılı dosyasında Kasım-2015 değerlendirme tarihi itibarıyla 52.37 TL/m² değer biçildiği ve bu bedelin Dairemizin 2016/20995 Esas, 2017/20752 Esas sayılı ilâmı ile onandığı anlaşılmış olup, dava konusu taşınmaz için tespit edilen bedel inandırıcı görülmediği, bu durumda dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu değerinin belirlenmesi bakımından, yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinden mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

F. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar vermiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; emsal kıyaslamasının hatalı olduğunu, emsal taşınmaz üzerinde yapı bulunduğu hâlde, yapı bedelinin düşülmediğini, müvekkil idare lehine kesinleşen usuli müktesep haklara riayet edilmediğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Temyiz olunan nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

3. Mahkemece verilen 18.02.2015 tarihli karar davalılar tarafından temyiz edilmediği hâlde, davacı idare yararına oluşan usuli kazanılmış hak ilkesi ihlâl edilerek bozma sonrası davalılar yararına fazla bedel tespiti doğru görülmemiştir.

Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi gereği yürürlükte bulunan 1086 sayılı Kanun’un 438 inci maddesi uyarınca Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1. Davacı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

2.Davacı idare vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Mahkeme kararının hüküm fıkrasının;

a) (1) ve (3) numaralı bentlerinde yer alan "36.419,14" sayısının çıkartılması, yerine "23.370,66" sayısının yazılması,

B) Mahkeme kararının hüküm fıkrasının ayrı bendi olarak “Davacı idare tarafından fazladan depo edilen 13.048,48 TL’nin davalılar tarafından çekilmiş ise davalılardan alınarak davacı idareye iadesine, çekilmemiş ise varsa nemaları ile birlikte davacı idareye iadesine” cümlesi yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,

04.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§