Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

5. Hukuk Dairesi

Dosya2025/8630 E. 2026/66 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/704 Esas, 2025/589 Karar

KARAR : Esastan ret/Yeniden esas hakkında verilen karar

İLK DERECE MAHKEMESİ : Karasu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2022/478 Esas, 2024/422 Karar

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazların davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Sakarya ili, ...,.... Mahallesi 1 57... (yeni 1 57... ) parsel sayılı taşınmazın 151,34 m²lik kısmının, 1 57... (yeni 1 57... ) parsel sayılı taşınmazın 683,12 m²lik kısmının kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan kısımların davacı idare adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazlar üzerinde çok uzun yıllardır fiili el atma söz konusu olduğunu, Karasu 1.Asliye Hukuk Mahkemesinde 2017/397 Esas, Sayılı dosyası ile kamulaştırmasız el atma davasının açıldığını, usulden kaynaklanan hukuki problemler oluşmaması için yeniden dava açmak üzere dosyanın takipsiz bırakıldığını, taşınmazların güncel değerlerinin belirlenmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazların tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedelinin yüksek belirlendiğini, kamulaştırma bedeline ilişkin itirazlar giderilmeksizin hüküm tesis edilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu, hüküm kurulurken davalıların hisselerine düşen bedel yerine hatalı olarak kamulaştırma yapılacak taşınmazların toplam değerleri üzerinden 1.049.797,97 TL fazla olarak kamulaştırma bedelinin belirlendiğini, emsal alınan taşınmazın uygun emsal olmadığını, emsal taşınmazın çok hissedarlı olduğundan hisse satışlarının bazen özel amaçlı olarak yapıldığını, muvazaalı bir satış olabileceği ihtimali bulunduğundan dolayı emsal olarak alınmasının usul ve kanuna aykırı olduğunu, İlk Derece Mahkemesi tarafından kamulaştırma bedeline faiz uygulanmasının usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

2. Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedelinin düşük belirlendiğini, emsal alınan taşınmazın uygun emsal olmadığını, emsalin düşük yüz ölçümüne sahip olduğunu, yüzölçümü, düzenleme ortaklık payı kesintisi ve konumu itibari dava konusu taşınmazın, emsal taşınmaza oranla çok daha değerli olduğunu, karşılaştırma tablosunun objektif olmadığını, taşınmazın metrekare değerinin gerçek piyasa koşullarını yansıtmadığını, dava konusu taşınmazların kamulaştırmasız el atmadan kaynaklı kalan kısımlarında da bir değer azalışının meydana geldiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu Sakarya ili, ..., ..... Mahallesi 1 57... ve 17 parselde kayıtlı taşınmazlarla ilgili belediye yazı cevabına göre; taşınmazların 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı kapsamında kaldığı, belediye hizmetlerinden faydalandığı, yerleşim alanında bulunduğu bildirilmekle arsa vasfında kabul edilerek kamulaştırma bedelinin tespit edilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, yapılan mukayese sonucunda dava tarihi itibarıyla belirlenen metrekare birim fiyatlarının taşınmazın özelliklerine uygun olduğu (Dairelerinin 2023/1531 Esas sayılı dosyasında incelenen aynı yer 11 78... parsel için Mart/2022 itibarıyla metrekare birim fiyatı 1.794,74 TL'nin uygun bulunduğu, Dairelerinin 2019/316 Esas, sayılı dosyasında dava konusu olan ..., Mahallesi, 6 68... parsel sayılı taşınmaz için 2018 yılı itibarıyla metrekare birim fiyatı 753,62 TL kabul edilerek Yargıtay 5.Hukuk Dairesi Başkanlığının 2019/7401 Esas, 2019/20806 Karar sayılı ilamıyla onandığı) dolayısıyla dava konusu taşınmaza yakın taşınmazların konumları dikkate alındığında metrekare birim fiyatının yerinde olduğu, ancak dava konusu taşınmazın 3/4'ünün dava dışı Maliye Hazinesi adına kayıtlı olmasına karşın tamamının davalılar adına kayıtlı olduğu değerlendirilerek kamulaştırma bedelinin 1.352.759,79 TL olarak belirlendikten sonra bu bedel üzerinden eksik bedelin depo ettirilmesi ve hüküm kurulması ve bilirkişi raporunda ..., ... ve ... hisseleri 112/4608'şar olmasına karşın sanki 72/4608'er imiş gibi hesaplama yapıldığı, bu kişilere her iki taşınmaz için toplam 32.879,57'şer TL ödenmesi gerektiği, tabloda ise 21.136,87'şer TL olarak belirtildiği doğru görülmediğinden İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesini tekrar etmiş Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, kamulaştırma bedeline faiz uygulanmasının usul ve kanuna aykırı olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından fazladan depo edilen 1.014.569,85 TL’nin davalılardan müteselsil mi yoksa tapu kayıtlarına göre payları oranında mı tahsil edileceğinin belirtilmediğini, fazla ödenen bedelinin faizsiz olarak davacıya iade edilmesi ilişkin kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

2. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesini tekrar etmiş taşınmazın metrekare değerinin gerçek piyasa koşullarını yansıtmadığını, Bölge Adliye Mahkemesinin fazladan bedelin iadesine ilişkin hükmünün hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme

Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazların kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.

2. Değerlendirme

1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmazlara 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

12.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§