Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

5. Hukuk Dairesi

Dosya2025/8530 E. 2026/1663 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2024/74 Esas, 2025/45 Karar

KARAR : Kısmen kabul

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 22 nci maddesine göre idarenin davacıya geri alım hakkını kullandırmaması nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonucu verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Antalya ili, ... ilçesi, ... köyü 141 parsel sayılı 19.040,00 m² miktarlı taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında müvekkillerinin murisi ... adına tapuya kaydedildiğini, adı geçen taşınmazın tamamının davalı idare tarafından 1974 yılında Antik Side ... köyünün nakledilmesi amacıyla kamulaştırıldığını, nakil amacının Antik Side'yi bir açık müze hali getirmek ve burada taşınmazı bulunan mülk sahiplerini kamulaştırılan yerlerden nakletmek ve yeni bir yerleşim yeri kurmak olduğunu, kamu yararı kararı ve eklerinde kamulaştırılması planlanan parsellerin çok miktarda olmasına rağmen kamulaştırılmasına karar verilen bu parsellerin ancak %2 kadarının kamulaştırıldığını, geri kalan parsellerin kamulaştırılmadığı gibi kamulaştırma planında bulunan diğer taşınmazlarda zaman içerisinde özel mülkiyete konu birçok turistik otel inşa edildiğini, daha sonraki yıllarda taşınmazın bulunduğu ... köyünün belde ve belediye olduğunu, bu kamulaştırılan taşınmazın 3194 sayılı İmar Kanunu'nun (3194 sayılı Kanun) 18 inci maddesi uygulaması ile bulunduğu parselden başka bir parsele, oradan da özel mülkiyette hisseli olarak gittiğini ve diğer maliklere davalı Hazine tarafından satıldığını belirterek davalı idarenin müvekkillerine ait iken kamulaştırdığı ... 141 parsel sayılı taşınmazdaki hisselerinden, satış bedeline satış tarihinden itibaren dava tarihine kadar Tefe/Tüfe uygulanarak elde edilecek bedelden, idarece ödenen kamulaştırma bedeli ve faizi düşüldükten sonraki bedelin müvekkillerine ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın 20 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, davanın hukukî dayanaktan yoksun olduğunu, dava dilekçesinde 2942 sayılı Kanun'un 22 nci maddesi gereğince 3 aylık süre içinde geri alım hakkının kullandırılması yönünde idarece bildirimde bulunulmadığı iddia edilse de söz konusu 3 aylık sürenin kamulaştırılan taşınmaza 5 yıl içinde hiçbir işlem yapılmaması halinde uygulama kabiliyeti kazandığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemenin 03.06.2022 tarihli ve 2021/59 Esas, 2022/259 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.

3. Dairemizin onama kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

4. Dairemizce yapılan karar düzeltme incelemesi sonucunda;. dosya içindeki 05.03.2012 tarihli fen bilirkişi raporu ile bozma kararı sonrası alınan 29.11.2021 tarihli fen bilirkişi raporlarına göre; davalı Hazine tarafından 3. kişilere satılan taşınmazların yüzölçümünün 6553,88 m² olarak hesaplamaya esas alınması gerektiğinin belirtildiği yine dosya içeriğinde dava konusu taşınmazın imar uygulaması ile gittiği 6 88... , 2 ile 6 89... parsellere ilişkin satış işlemi bulunmadığı belirtildiği ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda bu kısımların 3. kişilere satışı yapılan taşınmaz yüzölçümüne dahil edilerek 10.674,21 m²lik kısım üzerinden hesaplama yapıldığı anlaşıldığından çelişki giderilmek suretiyle ve denetime imkan sağlayacak şekilde dava konusu taşınmazın kamuya özgüllenen bölümlerinin yüzölçümü düşülerek geriye kalan ve Hazine tarafından 3. kişilere satılan yerlerin yüzölçümünün kesin olarak tespit edilmesi yönünden fen bilirkişinden rapor alındıktan sonra hesaplama yapılması gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmeyerek mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar

Mahkemenin 30.01.2025 tarihli ve 2024/74 Esas, 2025/45 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle, fen bilirkişi raporunun üst kısmında kamuya özgülenen bölümler çıkartıldıktan sonra bakiye kısmın 10.674,21 m² olarak belirtilmesine rağmen sonuç kısmında belirtilen 5980,88 m² üzerinden hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, bu nedenle kararın bozulmasını, bozulmadığı taktirde belirtilen yönden düzeltilerek onanmasını ayrıca Hazine lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini ileri sürmüştür.

2.Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedelinin ödendiğini, açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, belirlenen bedelin yüksek olduğunu ileri sürerek mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme

Uyuşmazlık, kamulaştırılan dava konusu taşınmaza ilişkin olarak davacının geri alım hakkının kullandırılmaması nedeniyle uğranılan zararın tazminini isteme hakkı bulunup bulunmadığına ilişkindir.

2. Değerlendirme

1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre; bozma ilamına uyularak yapılan inceleme sonucunda davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

3. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmış olup taraf vekillerinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

4.. Buna karşın, 7421 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'na eklenen Ek Madde 4'ün üçüncü fıkrası; “Bu Kanun kapsamında açılan davalarda verilen bedel ve tazminat kararlarına ilişkin mahkeme ve icra harçları, vekalet ücreti davalı idare tarafından ödenmek üzere maktu olarak belirlenir.” şeklinde düzenlenmiştir. Eldeki dava 2942 sayılı Kanun'un 22 nci maddesi uyarınca açılan tazminat davası olup bu kapsamda ve Dairemiz yerleşik uygulamaları gereğince maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin düşünülmemesi bozmayı gerektirir.

Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1. Davacılar ... vd. ile davalı Hazine vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

2. Davacılar ... vd. ile davalı Hazine vekillerinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Mahkeme kararının hüküm fıkrasının;

a)Vekâlet ücretine ilişkin (Ç) bendinde yer alan "407.462,99 TL" ibaresinin çıkarılarak yerine "30.000,00 TL maktu" ibaresinin yazılması,

b) Vekâlet ücretine ilişkin ( D) bendinde yer alan " 348.676,51 TL" ibaresinin çıkarılarak yerine "30.000,00 TL maktu" ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Davacılardan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,

05.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§