"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/37 Esas, 2024/307 Karar
KARAR : Kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Çorum ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 4 07... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kamulaştırılacak yerin bedelinin davacı tarafından çok düşük tutulduğunu, söz konusu kamulaştırılacak yerin çok değerli olduğunu, etrafına kattığı değer düşünülmeden cüzi miktarın teklif edilmiş olmasının kabul edilebilir olmadığını, Mahkemece bedel tespiti yapılırken bu hususlara dikkat edilmesi gerektiğini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 15.10.2019 tarihli ve 2018/248 Esas, 2019/289 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma bedelinin tespiti ile dava konusu taşınmazın davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 07.07.2020 tarihli ve 2020/686 Esas, 2020/1327 Karar sayılı kararıyla taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; taşınmaz üzerindeki Kültür Bakanlığınca eski eser olduğu kabul edilen yapıların; restore edilmek üzere kamulaştırıldığı gözetilerek, Bayındırlık Birim Fiyatı listesinin 5/D grubunda belirtilen restore edilecek tarihi ve eski eser niteliğindeki yapılardan olduğu değerlendirilmeden, 2/B grubu kabul edilmek suretiyle az bedel belirlenmesi, doğru görülmeyerek Bölge Adliye Mahkemesinin esastan ret kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.
B.İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar
İlk Derece Mahkemesinin 15.01.2022 tarihli ve 2021/288 Esas, 2022/307 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin 15.01.2022 tarihli ve 2021/288 Esas, 2022/307 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; Dairemizin 11.11.2021 tarihli ve 2020/7261 Esas, 2021/13086 Karar sayılı kararında dava konusu taşınmazın eski eser olduğu kabul edilerek restore edilmek üzere kamulaştırıldığı anlaşıldığından Bayındırlık Birim fiyat listesinin 5/D grubunda kabul edilmesi gerekirken 2/B kabulü ile değer biçilmesi doğru görülmediğinden bozma yapıldığı ve bozmaya uyulduğu hâlde, alanında uzman bilirkişilerden rapor alınmaksızın ve bozmaya uyulmakla taraflar için usuli kazanılmış hakkın doğacağı gözetilmeksizin tarihi yapıların 2/B kabulü ile eksik değer biçilmesi ve kabule göre de, davacı tarafça bloke edilen bedelin alınamadığı iddia edildiğinden, ilgili bankadan hesap hareketlerini içerir belgelerin getirtilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
D.İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedelin davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; taşınmazın üzerindeki yapıların 5/D grubuna dahil olduğunun kabulünün hatalı olduğunu, restore edilecek yapıların birim fiyat tebliğinde 2014 yılından itibaren yer almadığını, araziye ilişkin bozma olmadığı hâlde yeniden değerlendirme yapıldığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedelinin düşük belirlendiğini, enflasyondan dolayı kanuni faizin üzerindeki zararın tahsil edilmesi gerektiğini, hükmün bedele ve ödemeye ilişkin bölümünün infazda tereddüt oluşturacak şekilde kurulduğunu, Anayasa Mahkemesine itiraz yolu ile başvurularak 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'nun 15 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinin iptalinin istenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, temel olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti ve idare adına tescili istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen mahkeme kararının kısmen bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı idare vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte değildir.
3.Dava konusu taşınmazın münavebe ürünleri uygulanarak tespit edilen metrekare birim bedeline uygulanan objektif değer artış oranı bozmaya konu edilmediği hâlde, objektif değer artış oranı değiştirilmek suretiyle fazla bedel tespiti bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı vekilinin tüm, davacı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Davacı idare vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinde yer alan (729.909,14) ve ( 471.027,33) sayılarının hükümden çıkartılması, yerlerine sırasıyla (701.364,84) ve (442.483,1) sayılarının yazılması, aynı bendin sonuna gelmek üzere "Davalı idare tarafından fazla bloke edilen 28.544,13 TL' nin davalı tarafından bankadan çekilmişse çekildiği tarihe kadar işlemiş nemaları ile davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, çekilmemişse varsa işlemiş nemaların ile davacı tarafa iadesine" cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, davacı idareden peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,
05.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.