Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

5. Hukuk Dairesi

Dosya2025/8195 E. 2026/1449 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/229 Esas, 2025/660 Karar

KARAR : Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 8. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2023/14 Esas, 2023/378 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Kocaeli ili, ..., ... Mahallesi 1 03... parsel sayılı taşınmazın üzerine davalı idare tarafından Kuzey Marmara Otoyolu Projesi kapsamında yol yapıldığını, müvekkilinin taşınmaz üzerisindeki mülkiyet hakkını ve tasarruf yetkisini kaybettiğini, dava konusu taşınmaza ilişkin Kocaeli 1. Asliye Hukuk mahkemesi'nce 2019/28 D.iş sayılı dosyası ile acele kamulaştırma yapıldığını, dava konusu taşınmaz için herhangi bir kamulaştırma bedeli ödenmediğini belirterek kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın tamamının kamulaştırıldığını, Kocaeli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/28 D.iş sayılı dosyası ile acele el koyma talebinin olduğunu, tüm bu nedenlerden dolayı davanın esastan reddine karar verilmesini, yargılama gideri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve el atma tazminatının tespiti ile davalı idareden tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; belirlenen bedelin yüksek belirlendiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporuna yapılan itirazların değerlendirilmediğini, dava konusu taşınmazın arsa olarak değerlendirilmesi doğru değil ise de emsal alınan taşınmazın satış tarihinin eski olduğunu, emsal alınan taşınmazın uygun emsal olmadığını, emsalin uzak ve küçük yüzölçümlü olduğunu, dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazın vergi beyan değerleri arasındaki oranlamanın yapılmadığını, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu ve Yargıtay kararları uyarınca, dava konusu taşınmazın özellikleri, bulunduğu konumu gibi özelliklerinin, emsal alınan taşınmazın üstün ve eksik yönleri kıyaslanarak değer tespitinin gerektiğini, kararın tescil/terkin bakımından kesin olduğunu ve bu hususun gerekçeli kararda belirtilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın arsa niteliğinde olması nedeniyle emsal karşılaştırma yöntemi ile değer belirlenmesinin doğru olduğu, hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda somut emsal olarak alınan Kocaeli ili, ..., ... 1854 parsel sayılı taşınmazın 24.03.2017 tarihli satışının gerçek kişiler arasında yapılan bir satış olup uygun olduğu, emsalin araştırılan imar durumuna ve tapu kaydına göre arsa niteliğinde olduğu, hem dava konusu taşınmazın, hem de emsal taşınmazın kadastral parsel olması nedeniyle bilirkişi raporunda düzenleme ortaklık payı oranı düşülmemesinin doğru olduğu, dava tarihi itibarıyla belirlenen emlak vergilerine esas rayiç değerlerinin mukayese oranı ile uyumlu olduğu, dolayısıyla bilirkişi raporunda emsal karşılaştırma yönteminin doğru uygulanarak bedel belirlendiği, bilirkişi kurulunun kanuna uygun olarak oluşturulduğu, dava konusu taşınmazla aynı mahallede bulunan ..., ... 9574 parsel sayılı taşınmazın 19.12.2020 tarihi itibarıyla belirlenen 254,00 TL/m² birim fiyatının Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2023/12739 Esas, 2024/4926 Karar sayılı kararıyla onandığı gözetildiğinde, dava tarihi olan 09.01.2023 tarihi itibarıyla belirlenen 670,00 TL/m² birim fiyatının -istinafa gelenin davalı idare olduğu gözetilerek- davalı idarenin iddia ettiği üzere yüksek olmadığı gerekçesiyle davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş ve müvekkili kurumun harçtan muaf olmasına rağmen İlk Derece Mahkemesince kurum aleyhine harca hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, ... olarak tapu maliki davacı ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili hususundadır.

2. Değerlendirme

1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arsa niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmamasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

04.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§